"Yurtta sulh" adı altında birlik ve bütünlüğümüzü yıkmak için teşebbüse geçen darbeciler yıllardır din kisvesi altında halkımızı soyup soğana çevirmişler, icat ettikleri hiziplerle milletimizi bölünmenin ve parçalamanın eşiğine getirmişlerdir. Bunların ve bunlarla işbirliği içinde olanların dindar olduklarına ve vatanperverlik duygusu taşıdıklarına kim inanılabilir? "Yalancının mumu yatsıya kadar yanar" atasözü gerçekleşmiş, "takke düşmüş kel görünmüştür". Milletimiz bu yalanlara asla itibar etmeyecektir. Çünkü bunlar yalan söylemenin bedelini hiç umursamamışlardır. Şehitlerimizin kanları bunları hiç incitmemiştir. Çünkü bunlar Şeytanın, fitne ve desisenin neşet ettiği yerde yıllardır çöreklenmişlerdir. Kimse bunlardan hesap sormamış üstelik iyiliğin, güvenin, vefanın mümessilleri olarak topluma enjekte edilmişler, her türlü maddi ve manevi desteğe de sahip olmuşlardır. Neticede durumları ortaya çıkmış, ihanetleri, ülkeyi talan ettikleri, her türlü suçu işleyecek gözü dönmüş caniler oldukları açığa çıkmıştır. O da şudur:
Bunlar, birliğimizi ve beraberliğimizi bozmak isteyen, etrafa korku, kaygı ve dehşet saçan, milletimizin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını, insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba çevrilmesini, ülkemizin kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların koparılmasını gerçekleştirmek isteyen şeytani güçlerdir. Bunlar, kör ve azgın iradelerini öfke, korku, kıskançlık, kin, hırs ve şiddet yüklü bedenlerinde taşıyanlardır.
Ülkemizi kan gölüne çeviren ve milletimizi korkunç emellerine boyun eğdirmeye çalışan bu gözü dönmüşlerin yaptıkları yanlarına kalacak mı? Hayır, asla kalmayacaktır. Çünkü bunlar telafisi mümkün olmayan
cinayetler işlemişlerdir. Bu zulmü bu isyanı milletimiz asla unutmayacak ve layık oldukları cezayı da bulacaklardır.