Sevgili Okurlar! Ülkemizin Başkentinde yaşanan canlı
bombanın patlaması sonucunda meydana gelen katliamı, öfke, kin ve nefret dolu
insanların düşmanlıklarını, millet olarak hep birlikte hayret ve dehşet içinde yaşıyoruz.
Bu teröristlerin ve bunların planlayıcılarının yüreğinde insanlık adına
hoşgörüye, merhamete, dine, imana, vicdana dair tek satıra rastlamak mümkün
değildir.
Değerli Okurlar! Ne acıdır ki ülkemizin bünyesinde iç ve dış
düşmanlar sürekli tahribat yapmaktadırlar. Ülkemizin birlik ve beraberliğini
bozmak isteyen bu vatan ve millet düşmanları azgın iradelerini öfke, korku,
kıskançlık, kin, hırs ve şiddet yüklü bedenleri ile ülkemizi kan gölüne
çevirmektedirler.
Bu hırsı, bu kavgayı, bu kini ve şiddeti sürekli olarak
gündemde tutanların amaçlarının birliğimizi, dirliğimizi dağıtarak,
insanlarımızı birbirine düşman yaparak ülke bütünlüğünü bozmaya çalışıyorlar. Millet
olarak biliyoruz ki bu düşmanlar toplum ve milletimizin çözülmesini, bölünüp
parçalanmasını, insanlar arasında var olan sevgi ve sevincin ıstıraba
çevrilmesini, ülkemizin kana bulanmasını, bireysel ve toplumsal bağların
koparılmasını gerçekleştirmek isteyen şeytani güçlerdir. Ne yazık ki bu şeytani
güçlere karşı toplumsal barışı desteklemek için bir araya gelmesi gereken siyasetçilerimiz
sürekli birbirleriyle çekişiyorlar, kavga ediyorlar, benlik sevdasından vaz
geçmiyorlar. Bu durum gittikçe halkımıza
yansıyor, insanlarımız arasına var olan sevgi, saygı, hoş görü gün geçtikçe zayıflıyor.
Milletimizin
oluşumundan itibaren, fikri olgunluktan, insanın erişebileceği manevi
mertebelerden geçerek yurt topraklarını, milletin bireylerini sevgi ve aşk
atmosferinde kaynaştıran vatanımız asırlardır iyinin, iyiliğin, sevginin
harmanlandığı yer olma örneğini göstermesine rağmen maalesef şiddetin, kinin,
kavganın, husumetin filizlendiği yer olarak zihinlere empoze edilmeye
çalışılıyor.
Toplum ve milletin çözülmesini, bölünüp parçalanmasını
isteyen zalim düşmana karşı bütünleşerek, kenetlenerek, bu illetten
kurtulacağımızdan kimse kuşku duymamalıdır.