MEHMET IŞIK

Tarih: 19.09.2015 10:46

MAHŞER ve BU ŞEHİR

Facebook Twitter Linked-in

Sıcak mı sıcak bir yer mahşer! Gerçekten hava çok sıcak, Sami abinin çayı da öyle. Daha da önemlisi mahşerin muhabbeti sıcak. Neler yok ki sohbette. Din, devlet, siyaset, edebiyat, şiir ve aşkın her türlüsü. Arada bir türkü arada bir tarih. Tavla zarı şıkırtısının bozduğu sessizlik. Emekli insanların, yolunu yitirmişlerin, Suriyeli çocukların ve balıkçı kedilerinin uğrak yeri Mahşer! Bir bakarsın etrafta geleni gideni kesen, kulağını açmış pür dikkat ortam dinleyen acer siviller! Güya gizli görevde ya, zara uzanırken kendini açık eder kelepçeler. Çiftçi de orda, çöpçü de. Bilmeyen yok gibi yeri. Kimi balık yemeye gelir, kimi az ilerideki özel hastanenin müdavimidir, kimileri otel penceresinden seyreder Mahşeri. Bir köşesinde bir şehit anıtı var. Ermenilerin mezaliminin vurgulandığı bu anıt, sessiz sedasız tarihe tanıklık eder. Bu Mahşerin ne dört atlısı var ne de zebanisi. Dört bardak çaya yakılan fikirler, dökülen duygular var sadece. 
BU ŞEHİR 
Mesela şöyle olsa!
Sokak aralarında kurulan pazarlar için modern pazar yerleri yapılsa..
Kavşaklar trafiği yavaşlatma düşüncesi yerine akıcılığı arttırmak için planlansa...
Mimari değeri olmayan inşaatlara izin verilmese...
Sürücü kursları ehliyet kadar vicdan ve merhamet konusunda da eğitim verse...
Toplantı ve gösteri meydanları olsa da şehrin ana arterleri felç olmasa...
Sit alanı olan yerler bir an önce restore edilip turizme kazandırılsa...
Yaş kesen baş keser diyerek, ağaç kesip bağ evi yeri açılmasına göz yumanlar Fizan`a sürülse...
Trafik ışıklarının süreleri ile ilgili yeniden düzenlemeler yapılsa...
Şehrin takımlarına sahip çıkılıp sporla anılan bir kent olunsa...
Müftülük ile Ulucamii arası trafiğe kapantılsa... 
Kanlıdere iki yönlü küçük ahşap el sanatları dükkanlarıyla çarşıya çevrilse...
Bakırcılık, bıçakçılık, oymacılık, kakmacılık, sim işleme, semerci vb eski meslek gruplarının unutulmaması için Kültür Müdürlüğü`nün kadrolu ustaları olsa ve çıraklar yetiştirseler...
Akarsuların temizliğine önem verilse...
Çevre temizliğine dikkat edilse...
Kültürel faaliyetler, yerel yönetimler tarafından değil yerel yönetimlerin desteklediği STK`lar tarafından yapılsa...
Altgeçit ve üstgeçit projeleri günü birlik değil uzun yıllar hesaplanarak, geleceğe dönük planlanıp yapılsa... 
Şehre değer katan özel teşebbüsler desteklense ve yüreklendirilse...
Tarım arazileri ve ormanlar imara sonsuza dek kapatılsa...
Gün ışığı az gören Almanya`da bile kullanılan güneş enerjisi panelleri Âhir Dağı`na da kurulsa...
Adliye kapısında bile sıra kaydırılıp oluşturulan adaletsizlik ortadan kaldırılsa...
Adamına göre değil sisteme göre muamele yapılsa...
Bilboardlara reklam veren kurum ve kuruluşlar kiraladıkları alanlardan en az birine Hoşgörü ve Sevgiyi vurgulayan ayet, hadis ve özlü söz yayınlama zorunluluğu getirse...
Ankara`da temsil yetkisini kullanacak kişiler, halk tarafından ön seçimle belirlense... 
Otogarda her bankanın bankamatiği olsa...
Yerel basın çok çok çok güçlü olsa...
Bürokratlar donanımlı olsa ve yılda en az 3-5 ele avuca gelecek proje üretmeyen bürokrat görevini bıraksa...
Şehrin içinde yapayda olsa bir göl ve mesire alanı oluşturulsa...
Kentsel dönüşüm bir an önce yapılsa...
Üniversite şehirle ilgili planlar ve projeler üretse...
1-2 tane özel üniversite kurulsa...
Dondurma, tahrana ve biber gibi ürünlerin fuarları yapılsa...
Vs vs vs...
Bu şehir ne kaybeder? 
Mesela yani!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —