Yazımın başlığı
Şeyh Sadi-i Şirazi"den bir alıntı. Milletvekilleri adaylarının saptanmalarına
denk geldiği için seçtim. Benim de bu konudaki kişisel görüşümü serdetmek bu
yazıyı yazmama neden oldu.
Hangi siyasi parti
o kişiyi sahiplenmeye çalışırsa, bunu da başarırsa, kar hanesine bir artı
eklemiş olur. 7 Haziran"da yapılacak seçimde aday olacaklar kelebekler gibi
savrulur oldu. Bu isimler arasında ismi telaffuz edilmeyen, bir isim var ki
profil olarak tıp diye yerine otura bilinen bir sima
Siyasi parti, soy, sop,
nesep hiç fark etmez, o hep gönüllerde taht kurmuştur. Bu mütenasip isim
falancadır dendiğinde her platformda alkış sesleri yükselir.
Seciye, soy, sop
olarak pırıl pırıl bir mazi
Toplumun en çok değer verdiği nesep yönünden değerlendirmede
tertemiz bir esatir. Toplumumuz genetikle ilgili detayları bilmez. Ama ; " Otu
çek, köküne bak. " diyerek kuşaktan kuşağa fiziksel olduğu gibi erdemler
yönünden de soy çekimine çok önem verir.
İşte bizim aklımızdaki insanın da bu donanımda olmasıdır.
Emek yoğunluklu
bir toplumuz. Toprakla uğraşan insanların alçak gönüllülüğünün yansıması bu isimde
tecessüm etmiş. Mevlevi bir tabirle; " Tevazu u mahviyette toprak gibi ol. "
onda şekillenmiş. İşçi ile işçi, aşçı ile aşçı, ameleyle amele olmuş, aynı
leğendeki çorbaya kaşık sallamış bir kişilik
İçten gelen, bu insiyaki davranış
süsten ve riyadan uzak kişilik özelliği
Bu üstün meziyeti, ait olduğu toplumun beğeniyle karşıladığının
tanığıyız.
Zeka ve kavrayış
enginliği sayesinde; toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek donanımlı da olmak
için eğitimli olmak gereğini ön planda tutan bir kişilik
Eğitimi süs ve özenti
için değil, hayatta kullanmak onun asıl ereği oldu. "Hiç bilenle bilmeyen bir
olur mu?" İlkesi hayat düsturu oldu.
Kabına sığmayan,
ufukları aşan önsezisi, onu emsallerinin üzerinde müteşebbis kıldı. Her
yeniliğe, ilerlemeye, her şeyin en iyisine talip oldu. Kolayı değil zoru tercih
etti. İnançla, başaracağım ülküsüyle yola çıktığı için tuttuğu işte hep zirvede
oldu
Bütün bu kazanımlarda ülkesi ve ülkesinin insanı oldu. Haset duygulardan uzak, bütün birikimlerini
emsalleriyle paylaşmayı bildi
Sosyal ilişkilerde
Yunus meşrebinde davrandı. Paçavralar altındaki yoksul onu yaraladı. Sünnet üzere,
bir talebi olanı ret etmedi. Eğitimde, sağlıkta toplumsal ihtiyaçlara yönelik
en üst düzeyde katkıda bulundu.
İnancıyla
bütünleşen bir yaşama çok özen gösterdi. Softa olmadı, dini bütün bir Müslüman
oldu. "Vatan sevgisi imandandır.""
Kutsi hadisindeki ideal onun en belirgin idealiydi. Devlet ricalini her zaman
önemsedi ve değer verdi. Mukabil olarak saygı ve hürmet görüp önemsendi.
Kimseyi aşağılayıp hor görmedi."" Yaratılanı, yaratandan ötürü hep sevdi.""
Toplumda
uyandırdığı saygı, hürmet celbi, önemsenme hep üst düzeydeydi. Yukarıdan beri nitelediğim
bu meziyetler manzumesi bu kentin bir çocuğunda var olan nitelikler. Hiçbir zaman
mevkie, makama talip olmayacak bu üstün meziyetli insanı gündemimize
taşısak, toplum olarak yararlansak fena mı olur? Bu kentin birçok
ombudsmanları var. Bir araya gelip, ortak karar alarak bu seçkin ismi Kahramanmaraş"ın
gündemine taşısalar diye düşünüyorum. 1985 ten bu yana Kahramanmaraş"ı bir
tekstil merkezi yapıp binlerce kişilik istihdam yaratan iş adamlarımızın bu
kentin kaderinde söz sahibi olmalarının neresinde yanlış var. Tombala
torbasından çıkan vekillerin kendilerinden başka kime ne hayırları oldu.