M. Nedim Tepebaşı

Tarih: 04.04.2024 22:53

Köle Değil İradeli İnsan Yetiştirmek

Facebook Twitter Linked-in

Dinde, inanmaya zorlama yoktur, bunu bilmeyen kimse de nerede ki yoktur, işin tâ ilk başında ve en önemli yerinde hür irade vardır ve hür iradeye Allah önem vermektedir. Bir iş ve uygulamada Allah'ın önüne geçmek de din anlayışında yoktur. Belki de çok uzun bir zamandan beri, bu anlayışın dışına çıkılarak, kişilere bilgilendirme ve değerlendirebilme yeteneği kazandırma eğitimi verilmesi yerine, kontrol etme ve sıkı takip yöntemi uygulanmıştır. Etkin güçlerin, kişileri, özellikle de genç kuşağı, kendi görüşleri ekseninde tutma uygulamaları bugünkü insan profolini doğurmuştur, gözlemlerimize göre; bu yöntemle toplulukları belirli bir çizgide tutmaya çalışılanların kontrolünden veya mevcut uygulamanın getirdiği kapalı baskıdan kurtulanlar, istenilmeyen mecraya kaçmaktadırlar. Bilinmeli diri ki, arkadan böyle bir topluluk gelmektedir, bunu da adına ne denilirse denilsin mevcut topluluklar ve sistemin bizzat kendisi doğurmuş olacaktır. Görünen bu durum, sistemin ve bazı topluluk anlayışının ürünüdür. Görmeyenlerin görmesi gerekir ki, adına uyumlu topluluk mu denilir, itaatkâr topluluk mu denilir, yönetilebilen topluluk mu denilir, ne denilirse denilsin, düşünmeyen, istediğini yapma heveslisi, tıpkı çığ gibi yuvarlandıkça büyüyen bir topluluk koşar adım gelmektedir! 
 

Ben, camilerde görülen, kariyer edinen sayısı mahdut gençlere bakarak; "Çok iyi bir toplum yetişiyor" diyenlerden değilim!
 

Etkin şahıslar bunları görmek ve gerekli çalışmalar yapmak, yaptırmak zorundadırlar. İlim ve İrfan sahibi, basiretli, muhakeme gücüne sahip insanlar yetiştirmek yerine, biraz kibar ve efendice deyişle uyumlu bir nesil yetiştirmek için uğraş verenler aslında kendilerine bağlı, daha net bir ifadeyle gizliden köle yetiştirmek isteyenler, büyük bir hata işlemektedirler.
 

Benim ve benim gibilerin gücü ancak buraya yani yazarak durum tahlili yapmaya kadardır. Zaten etkin mevkiler boşaltılmamak üzere doldurulmuştur ve anlattıklarım da bunların ürünüdür.
 

Allah korusun, bir toplumu batırmaya uyuşturucu bağımlılığı ve fuhşiyat yeterlidir, arkamızda ve önümüzde böyle büyük bir tehlike çığ gibi büyümektedir.
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —