HAKSIZLIKLAR HUKUKSUZLUKTAN BESLENİR

Almasam da olurdu aslında; marketten alışveriş yaparken, gerek olur mantığı(!) ile bir top da maydanoz aldım; top dediysem bilinen top şeklinde değil, bir parmak kalınlığında var yok, kasiyer bile güldü, hesabı alırken. Eve gelince "Herhalde on daldır!" dedim kendi kendime, sonra da üşenmedim saydım; evet, tam tamına on dal maydanoz, fiyatı da doksan kuruş. Siz de bir düşünün isterseniz, hafızanızı yoklayınız; Türkiye`nin bütün üretim alanlarını, seralarını hortum mu götürdü, seller mi bastı, don mu vurdu? Zaten maydanozda da böyle bir emare yok, yaprakları ve dalları oldukça gür, gür olması da ayrı bir sorun zaten! Yetkili veya vatandaş, herkes bir şeyler söylüyor, üreticisi mi değil mi bildiğimiz yok; birileri çıkıyor konuşuyor; yok şöyle oldu, yok böyle olur! Çözüm yok ortada. "Kardeşim sen de yemeyiver, bulduğunuzla yetinin, ucuzlayınca yiyin!" denilebilir. Kim söylerse söylesin, haklı da olabilir. Zaten imkânı olanlar için bir sorun yok, sıkıntıyı yaşayan diğerleri. Mesele bu değil yani yenilip yenilmemesi, kimin yediği, kimin yemediği meselesi değil. Asıl mesele yasaların gerçek hak ve hukuka dayalı olmayışındadır. Bizim ülkemizde yasalalar genelde ihtiyaca göre hazırlanır, gerçekte olması gerekene göre değil! Bu işin içerisinde eli olanlar kızacaklar ama haklı değiller. Dün birisi telefondan aradı; "Sen bilirsin, ne yapmamız gerekir, nasıl yapalım? Biz, mutfak ve salonun peteklerini kapatıyoruz, para fazla gelmesin diye üşümeyi göze alıyoruz, buna rağmen beş yüz altmış lira yakıt parası geldi. Doğalgaza geçerken ‘Kombi sisteminde yaptıralım" dedik, yönetici razı olmadı, kendi başına buyruk, toplantı bile yapmıyor. Bize bir yol göster." dedi. Bu ev, bürüt yüz altmış metre kare civarında, aile reisi de asgari ücretten emekli. Daha birkaç gün önce, bir ortamda bir dostumuz söyledi; "Bir akrabam yeni ev almıştı, onlara gittik, evde sıcaktan durulmuyor. ‘Ne kadar sıcak böyle!" dedim, akrabam; ‘Adam aidat bile ödemiyor, ‘Kardeşim, bu kadar yaktırma!" diyoruz, adam aldırmıyor, biz parayı ödüyoruz, adam yakıyor, gibisinden sözler etti." dedi. Bunların hepsi doğru, çünkü ben de aynısını yaşıyorum ikamet ettiğim apartmanda. Evde mevcut peteklerin üçte biri sürekli kapalı, bu hâliyle bile sıcak oluyor. Ben bunu söylediğimde "Üşüyenler var." deniliyor. Ben az para ödemiyorum, herkesle aynı parayı ödüyorum ama peteklerin üçte biri kapalı. Ben de "Kombi sistemine geçelim." diyorum, "O zaman ısınmayız." deniliyor. Peki, bu haksızlıklar nasıl önlenecek? Apartman yönetimi ile ilgili net bir şey yok yani yasa buna amir değil. Diyorum ya; bizim ülkemizde yasalar, olması gereken şekilde değil. Manavda alışveriş yaparken bir arkadaş yanıma geldi; "Geçenlerde yurtdışına gitmiştim. Bir akrabam evine götürdü. Asansöre girdik, asansörde düğmeler yok. Ben bakınıyorum. Akrabam, cebinden çıkardığı kartı okuttu, asansör hareket etti, bana da; "Burada böyle, herkes kullandığı kadar para öder, asansörü kaç kere kullanıyorsan o kadar para ödersin." dedi. Görüyor musunuz adaleti?" dedi. Şimdi bir düşünelim veya soralım, hak, hukuk nerede? Âdil olan Müslüman değil, haksızlık yapanlar Müslüman, nerede ki tamamına yakını hem de! Daha önce de yazdım; "Fırsatçılar yükselen fiyatları düşürmezler, uzun süreden beri bugünleri bekliyorlardı." diye. Ben, satıcıların, enflasyonla mücadele adına; "Yüzde on da bizden!" dediklerine ve yazdıklarına hiç inanmadım, zaten uygulandığını görmedim de. Güçlüler doğrudan himaye edilmiyorlar belki ama dolaylı olarak her zaman ayaktadırlar, himaye görenler onlar, sözün gerisini söylemeye gerek var mı? En basitinden herkesin gözünün önünde kaldırımları işgal edenlere bir bakılsın, bunlara ses çıkaran var mı? Daha doğrusu nasıl izin verildi, hangi kritere göre izin alındı, kimse bilmiyor; daha dün denilecek kadar yakın zamanda yapılan yeni binaların önlerindeki kaldırımların, hepsi otuz beş, kırk, elli derece eğimle yapılmış, kaldırımı çıkarken yokuş çıkıyorsunuz sanki, binalar yola ve kaldırıma değil, yollar ve kaldırımlar binalara uydurulmuş, yani müteahhide bir kat kazandırılmış! Daha hangisini sayalım ki? Bu mu adalet, bu mu hak ve hukuk? Her haksızlığın altında hukuksuzluk vardır, haksızlıklar hukuksuzluktan beslenir, hukuk müsaade etmese kişiler müsaade ediyor yani. Haksız kişi hukukun nefesini ensesinde hissetmelidir, yoksa hukuk olmaz!

M. Nedim Tepebaşı

4.02.2019 08:32:08


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi