Değerler Bütününü Hala Ortaya Koyamadık


Dünya köklü bir değişime uğruyor. Artan temposunun, yerleşik düzenin sınırlarını, gelenek ve görenekleri silip süpüren devrim ruhunun, dil, din, alışkanlık, yaşam ve düşünce biçimlerimizin her gün değiştiği bir dünyada yaşıyoruz. Buna karşılık hala din bilginlerinin, eğitim-öğretim uzmanlarının, sosyal bilimcilerin ve siyasetçilerin, sosyal hayat, medeniyet, aile,  vs. için bir eğitim- öğretim sistemini, felsefesini ortaya koydukları söylenemiyor. Maalesef gelecek kuşağa aktarılması gereken değerler bütününü de hala ortaya koyamadık. Mevcut durumu geçiştirmekten, öteye gidemiyoruz.


İranlı Düşünür Ali Şeriati "Kendisi Olmayan İnsan " adlı eserinde(s.281, Ank.2012) konuyu şöyle dile getiriyor:


"Bu gün her şeyin çıkmaza girdiğini görüyoruz; çağımız, her şeyin çıkmaz çağıdır. Bu umutsuzluk, felsefi umutsuzluk, itikadi umutsuzluk, sosyal umutsuzluk; yeni edebiyat, yeni sanat, yeni felsefe ve hatta yeni yaşam tarzına yansıyan şey,  bu çıkmazla ilgilidir. Geçmişte hiçbir zaman insanlık bu çıkmaza girmemiştir; setle karşılaşmış, engele takılmış, tehlikeli yere varmış, fakat kaçış yolunun ne olduğunu biliyor ve onun için çabalıyor, çalışıyordu; çünkü kendisinin kim olduğunu biliyordu. Ancak bu gün insanın kendisi için insan meçhul olunca - olumlu-olumsuz-her türlü iş ve adımı boş ve beyhude görüyor. Bu yüzden sanat boş ve anlamsız sanat haline geliyor, yaşam boş bir dünyada ve manadan yoksun bir insan için anlamsızlık olarak telakki ediliyor. Bu anlayış yani hiçbir şeyin manası yoktur düşüncesi hâkim olunca hiçbir şey niçin bu şekildedir, düşüncesi, düşüncede, sanatta, hayatta, medeniyette, bilimde sürüp gidiyor. Bu yüz yılın en büyük ıstırabı olan bu facia, insanlığın geleceği için en büyük ümit kaynağıdır da; zirainsandaki temiz ve derin bir öz bilincin göstergesidir. İnsandaki temiz ve derin bir öz –fıtrat- bilincinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla insan dış hayatın yalancı veya aldatıcı cazibesinden kurtulupinsani hakikatine yani kendine dönünce, en büyük değerin kendisi olduğunu anlıyor. Kendisinin kim olduğu belli olmadıkça da her türlü yaşam, çözüm yolu, her türlü hidayet yolu anlamsızdır. Bu nedenledir ki insanın kim olduğu belli olmadan her türlü öğretilerin ve inançların durumu da böyledir. Günümüzde alt yapısı olmayan değerler bütünü haline gelmiş olan ahlakın da böyle olduğunu görmekteyiz. Çünkü her ahlak, insanı hakikate dayalı değerler bütünüdür. İnsanın hakikati meçhul olunca, bütün ahlaki değerler de meçhul ve temelsiz olacaktır. Bundan dolayı bugünün büyük ahlaki krizi olan ve insanı kriz cephelerinden biri olan ahlaki düşüş krizi, yine insanın kendini tanımamasının sonucudur.



M. KEMAL ATİK

31.01.2019 10:35:42


Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer

Ampute Futbol Türkiye Kupası Finali Kahramanmaraş’ta!