Sene 1989 Karboy boya fabrikasında yönetici konumundayım.Karboy"dan başka boya fabrikası yok. O günün koşularında en temiz yakıt olan,gene fosil yakıt, brolürlerde beş numara foiloil yakıyoruz.Bir ilk olarak okul mesabesindeki Karbay"dan bu yana onlarca boya fabrikası oldu.Emsal fabrikalar ve ısı endeksli fabrikalar hep asfaltit yakıyor.O yıl Bursa Ticaret ve Sanayi Odasından bir heyet,örnek ilk tesis olması adınaKarboy"a inceleme gezisine geldiler. Heyete ben mihmandarlık yaptım.Kahramanmaraş gibi taşradaki bir ilde böyle bir tesisi kurmaktan dolayı bizleri kutladılar.Gezinin sonunda atık suyumuzu nereye deşarz ettiğimizi sordular.Ben de safiyaneErkenez Çayı"na dedim.İlgili bana; "Şimdilik sizin çevre kirliliği diye bir sorununuz yok.Sizdede emsal fabrikaların çoğaldığı gün kirlilikten başınızı alamıyacaksınız. Aynı hatayı biz Bursa"da yaşadık.Tüm atıklarımızı Nülifer çayına boşalttık.Önce biz onun üstüne kustuk.Şimdi de o gerisin geriye bizim üstümüze kusuyor.Yol yakınken gerekli önlemlerinizi alın."" Diye uyarıda bulundu.Neolçüde önlemler aldığımızı kamu oyununun vicdanına sormak lazım.Ara sıra kale alınmayan yerel basında Aksu Çayıyla ilgili yazılar çıkıyor ama kimin umurunda.
Geleceğimiz için önem arz eden bu kirlilik ve duman rahmet isteyen Ecevit"i bize hatırlattı.Ona da Allah rahmetiyle muamele etsin.