ŞERDEN HAYIR ÇIKTI ANCAK


Bir Milletvekilimizin yakını vefat etmişti, taziyesine gitmiştim, Milletvekilimizle zamanın İl Başkanı şimdi Milletvekili yan yana oturuyorlardı. Yarım saat kadar kaldıktan sonra kalktım. Taziye dileğimi belirterek izin isteyecekken; "Şu milletteki cesarete hayranım, geldiğimden beri geçen süre içerisinde,  hiç ara verilmeden, her gelen arkadaş eûzü besmele çekip Kur"an okudu, hayranlıkla dinledim ve kişilerdeki cesareti hayranlıkla takip ettim. Eğer bu millet geçmişte, baskıyla pusturulmamış olsaydı, neler yapmazdı ki, bu cesaretle dünyayı kuşatır, bütün insanların gönlüne girerdi!" demiştim. Onlar da "Çok doğru bir tespit." demişlerdi. Bu değerlendirme ve konuşmadan epeyce bir zaman sonra 15 Temmuz kalkışması oldu ve bu cesur millet yakın tarihin en büyük ve en anlamlı destanını yazdı.


50"li yıllardan öncesinde ben dünyada yoktum. Yaşım itibarıyla ellili yılların siyasi durumunu da pek bilmem, 60 ihtilalinde de çocuktum. Elli öncesinde neler yaşandı onu da hâliyle bilmem ama fısıldaşarak o günleri anlatanları gördüm ve dinledim. Annemin amcasının damadı vardı bir, adamcağızın okuma yazması bile yoktu, hatırımda olduğu kadarıyla bu insanların işyerleri yoktu, gariban kişilerdi, Arasa deresinde dabaklık yapar yani ham deri işler, deri üretirdi. Tek suçu, cesaretli bir Demokrat Partili olmakmış, aile büyükleri öyle söylemişlerdi. Bu adamcağızı ihtilal sonrası tutuklamışlardı. Adamın tutukluluk hâlinden kurtulması için sâbi çocuklar olarak bizi, her Cuma ezanından önce, Deliklitaş kanalının kenarına götürürlerdi. O bölge sebze bahçeleriydi, şimdiki Sütçü İmam okulunun olduğu yer de zeytinlikti, ezan okunana kadar, her bir zeytin yaprağına bir ihlas suresi yani kulhüvallahü okur, yaprağı akan suya bırakırdık. Ne kadar zaman geçmişti bilmiyorum ve hatırlamıyorum, bir gün; "Ökkeş Enişte serbest bırakılmış." denildi,  bütün aile gizli bir sevinç yaşamıştı, açıktan sevinememişlerdi bile!


12 Eylül öncesinde tırmanan anarşiden millet bîzar kalmıştı. İhtilal, bu buhranlı dönemde, yani terörün milleti yorduğu ve huzursuz ettiği bir zamanda yapılmıştı, ihtilal sonrası anarşi de bıçakla kesilir gibi kesilmişti. Toplum huzur bekliyordu, güven bekliyordu. Yıllar sonra, bazı çevrelerce yapılan; ihtilalciler şunu yaptı, bunu yaptı yorumları bir tarafa, o gün toplum sükûneti, terörsüz bir yaşamı gördü ve kabullendi, ihtilalin olumsuzlukları da bu arada kaynayıp gitti. Bir millet için terörün verdiği rahatsızlık, kabullenilecek ve hazmedilecek bir durum değildir. Herkes, terör haberi dinlemekten bıkmıştı, zaten egemen güçlerin istediği de bu idi.


Altmış ihtilali, muhtıralar, 12 Eylül, beyanatlar ve 28 Şubat hep baskı ve anarşinin gölgesinde ve uzantısında gerçekleşti. Egemen güçler ve yandaşları, 15 Temmuz kalkışmasında da toplumsal tutum ve değerlendirmede aynı durum olur zannettiler ama çok şükür öyle olmadı. Millet, içinde saklayıp biriktirdiği ve büyüttüğü cesaretini, var gücüyle toplayıp eyleme dönüştürünce darbeciler ve komplocular hezimete uğradı, ne yapacaklarını şaşırdılar, çok büyük ve çok önemli bir ders aldılar.


Bu aziz millet meydana indiği her zamanda zafer elde etmiş ve üstünlük kazanmıştır ve idareye de zafer kazandırtmıştır ancak milletin kazanımları, bazı tarihçilerin de dediği gibi çoğu kere masada kaybettirilmiştir!


Hemen herkesin ya da birçoklarının tekrar ettiği ilâhî beyana göre; bizim şer zannettiklerimizde hayır olabilir, biz bilemeyiz, elbet Allah bilir. Ancak bunun, tam anlamıyla korunduğunu söylemek öyle kolay da değil. Elbette ki Allah doğruyu söyler, Allah"ın beyanını tekrar edenler de elbette ki doğruyu söylemektedirler. Nitekim şerrin içerisinden büyük bir hayır çıkmıştı. Koca bir millet, tek yürek olmuş ve kenetlenmişti, bu bir hayırdı, büyük bir fırsattı.  Buna tam gönülden bağlanmak ve o doğrultuda devam etmek de gerekliydi. Hayırlı işlerde kenetlenme sağlanır da süreklilik sağlanamazsa o zaman hayırlı olan elden kaçırılmış olur. Böyle bir durumda bir kırılma ve kaybetme yaşanır. Elde edilmiş olan birlik gücü korunamadığı zaman büyük bir fırsat da kaçmış olur.


Şimdi şerrin içerisinden hayrın çıktığını, 15 Temmuz günü hep beraberce gördük. Anarşi taraftarı olanlar süklüm püklüm olurlarken, toplumun diğer siyasi kesimleri o gün için kenetlenmişti, birlik olmuştuk, şer güçlerini derinden ürküten, o büyük toplum olma görüntüsünü içtenlikle vermiştik. Ancak ilerleyen zaman içerisinde toplumda, birbirini anlamada ve birlikteliği korumada, küçük çaplarda kırılmalar yaşandı, belki de olağandı ama bunun tamir edilmesi gerekirdi.  


Kabahat şunda veya bunda demiyorum, ben işin o tarafından söz etmiyorum, hâlâ var olan büyük bir toplum imkânını koruyamamaktan o heyecanı kaybetmekten korktuğumu söylüyorum.


15 Temmuz gecesi yakalamış olduğumuz büyük millet olma duygumuzu, bu fırsatı değerlendirerek gerçeğe dönüştürebilme imkânına hâlâ sahibiz. Çıkar peşinde koşan veya birlik olmanın güzelliğini anlayamayan grup veya topluluklar, bu birliği sağlama imkânı olduğu halde kullanmaktan maalesef kaçınmaktadırlar. Üzülerek gözlemliyoruz ki; bazı kesimlerde, "Benim olsun, küçük olsun!" mantığı tercih edilmektedir. Şunu samimiyetle değerlendirmek gerekir ki; sadece bizim toplumumuz değil, tüm insanlık âlemi, hatta tüm canlılar; adalet, hak hukuk, dürüstlük ve insanca muamele yapıldığı günleri beklemektedir.


Yüreğimizi gerçeğe yani Allah"a bağladığımızda engelleri aşmak çok kolay olacaktır, Allah bize herkesten daha yakındır, bizi herkesten daha çok sevmektedir.


Yüreğini doğru yere bağlayanlar kaybetmezler. Allah, bizi birlik olmaya çağırmaktadır, çağırmak da ne demek emretmektedir.


Bunun için diyorum ki; kazanımlar masada yani uygulamada kaybedilmemelidir.



M. Nedim Tepebaşı

15.07.2018 20:57:56


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi