İnsan Yaşamı Neden İrdelenmez!

İnsan iki birleşimin sonunda; yani biri kadın biri erkek olmak üzere birlikteliğin sonucu Yüce ALLAHIN (C.C.) izni ile erkek veya kadın olarak dünyaya gelir. Doğan erkek veya kadın gözlerini açtığı an ağlayarak gelir.Ölürken de arkasında bıraktığı baba, anne, kardeş, eş ve çocukları, yakın akrabaları ve dostları tarafından kısada olsa ağlayarak ahirete göç etmek üzere mezara yani toprağa verilir. Topraktan yaratıldık toprağa da gömülüyoruz.

Biz insanlar Dünyaya neden geldiğimizi çocukken anlamaz iken, ileri yaşlarda akıllarımız iyiyi kötüyü anlıyor. Ancak yaşam tarzımızı o zaman kavrayabiliyoruz. Kimi insanlar çocukluğunu maddi açıdan yaşayamazken, kimi çocuklar ise varlıklarına rağmen yaşamasını bilmezler. İleri yaşlarda ise gördüğümüz varlıkları tanımak, iyi veya kötü günler geçirerek hayatlarımızı sürdürürüz. Gözümüzü açtığımız Dünyada sayılı günlerimizi tamamlamak için, hayat şartlarını zorlayarak topluma güzel işler yapmak ve insan olarak insanlara hizmet etmeye devam ederiz. Kimi insanlar isi zararlı işler yaparak topluma zarar verebiliyorlar. Zararlı hale neden gelebiliyorlar, bu konuları neden irdelemiyoruz?Bu iki kavram arasındaki yaşantıları görmek gerekiyor. Zengini de Fakiri de insanlara zarar verebiliyor.    Zenginlik ve fakirlikte anadan doğma değildir.Bu iki cümleyi psikologların acilen incelemesi daha yerinde olacaktır. Bu bizim anlayacağımız araştırma türü değildir!

Fakirlik ve zenginlik ALLAHIN (C.C.) lütfu olarak halk arasında kabul edilir. "Zenginliği dilediğimeveririm" diyor yüce Mevla"m. Yaratılanların en güzeli olan bazı insanlar, yaşamları boyunca mağrurlanırlar "benden büyüğü yok" derler; bazen de kendisini yaratanı unutuverirler. Bazıları ise ALLAHIN (C.C.) buyruklarını yerine getirmek için uğraş verirler, mağrurlanmaktan da hoşlanmazlar.En büyük ALLAHTIR (C.C.) başka büyük yoktur. O yaratandır, güzeller güzelidir rızkı veren, yaşamı veren, zenginliği ve fakirliği ve ölüm verendir.

Bazı insanlarda toplumun yüzkarası olarak insanlara eziyet etmek için büyük uğraş içinde olurlar. Kendilerini toplumun en üstünde görürler Hâlbuki topluma zarar verdiklerini anlamadan yaşamlarını sürdürürler. Kendisi gibi insanlara zulüm etmeye devam ederler. Bunu da başarı sayarlar. Baskı ve zulüm gören insanlar kendisini ve aile efradını korumak pahasına bu zulümlere boyun eğmek zorunda kalırlar, zulüm eden kişiler ise kendisinden korkulduğunu zannederler, ama yanılgı içinde olduklarını fark etmezler.Ailelere sesleniyorum, çocuklarınıza sahip çıkın, topluma güzel ahlaklı nesiller yetiştirin. Rehberimiz ise HZ. MUHAMMED EFENDİMİZ (S.A.V.) OLSUN.

Biz insanlar iyilikleri çok çabuk unutan varlıklarız.ALLAH(C.C.) Dünyaya bizleri imtihan etmek ve kulluk yapmamız için yaratmıştır. Emirlerine sadık kalarak kulluğumuzu yerine getirmemiz emredilmiştir. Zenginlik bir lütuf, fakirlik ise aynı keza, bunların bir birinden ayırt edilmesi mümkün değildir. ALLAHA (C.C.) karşı kulluğumuzu nasıl yerine getireceğimiz, Kuran kitabında ön görülmüştür.

Ey insanoğulları, zengin oldun diye sevinme! Fakir olduğun içinde üzülme!(Zenginliğine güvenme bir kıvılcım yeter) (Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter) ALLAH(C.C.) en iyisini bilir, ondan başka bilen de olmaz!Zengini bir anda yoksul, fakiri ise bir anda zenginleştirendir,Yaratandır. Ey yüce rabbim her şeye kadirsin, bilensin, her türlü yiyecekleri insanlara bahşedensin. ALLAHIM sana kulluk etmeyeceğiz de kime kulluk edeceğiz, kulluk edeceğimiz başka biri var mı?. Biz insanlarda bazennankörlük ederek haram kılınan şeylere elimizi uzatarak hata etmekten de hiç çekinmeyiz. Onun yolundan da gitmeyiz.Cennet ve cehennem yaratılmıştır. Herkes sevabını ve cezasını bu iki yerde kazanacak ve çekecektir. BUNU UNUTMAYALIM!

Var olmak, yaşamak, hayatı en iyi şekilde idame ettirmek ve anlamak içinyüce ALLAH"IN (C.C.)biz insanlara göndermiş olduğu güzelim Kuran"ı okuyarak, okutarak, anlatarak, yaşamak birinci vazifemiz olmalı.Maalesef bunları yapmakta zorlanıyoruz.

Müslümanlığa yakışmayan ve dinimizce günah kılınan her türlü işleri yapmaya gayret ediyoruz. Örneği; Televizyon kanallarında örf ve adetlerimize yakışmayan, evlenme programlarında, bir bayan örf ve adetlerimizde olmamasına rağmen sayısı belirsiz erkeklerle evlenme bahanesiyle bir birbirleri ile görüşme yaptıklarını yine de evlenmediklerini görüyoruz. Bu utanç tablosu ve insanlık adına yüz karasıdır. Yine erkekli kızlı birkaç odada birbirleri ile görüşerek veya birini atlayıp diğerine koşan ve yaklaşan, koklaşan bayan ve erkeklerin programları her gün yayınlanmakta ve gençlerimiz de bu vesile ile aşılanarak ucu açık kepazelikler yapmaya zorlanmaktadırlar. Bilakis yine görsel televizyonlarda aile bireylerini baştan çıkartacak entrikaların döndürüldüğü, aileler arasında insanları uçuruma sürükleyen ve insanların uyutulduğu, ahlak bozucu dizilerin oynatıldığı bir dönemeçten geçmekteyiz. Her türlü yalanın ve entrikaların yaşandığı dizilerin acilen kaldırılması gerekmektedir. Bu dizilerde Hırsızlığın, yalanın, aile bireylerinin aile saadetini etkileyecek bizlere yakışmayacak rollerin üstlenildiğine şahit olmaktayız. Bazı dizilerde ise mafya türü silahlı insanların bir biri ile çatışmaya girdiklerini, gençlerimiz ise bu dizilerden etkilenerek kabadayı rollerini üstlenerek mafyalaşıp işyerlerini bastıklarını ve adam öldürmeye teşebbüs ettiklerini, gerek görsel yayınlardan ve gerekse yazılı basından öğreniyoruz.Eğer iyi bir gençlik yetiştirmek istiyorsak, yukarıda bahsettiğim programlar ve diziler gözden geçirilmeli. Bu gibi programları ve dizileri hiç gözden geçirecek kurum yok mu? Varda es mi geçiliyor? Bir an önce bu programlara ve dizilere yayın yasağı getirilmeli. Yoksa durumuz çok kötü olacaktır. Gençlik elden gidiyor benden söylemesi..

Bu ahlak bozucu dizileri süzgeçten geçirme fırsatı bulmalıyız.Bulabildik mi?Koca bir hayır!Komşuluk ilkelerinin hiçe sayıldığı, komşunun komşuya eziyet ettiğini, Haklının haksız duruma düştüğünü, haksızın ise haklı duruma geldiğini gözlerimiz ile görmekteyiz. İnsanlıktan çıkmış bir toplum olmayı hak etmiyoruz. Sınırlarımız ötesinde insanlık dramları yaşanmakta, Siyonistlerin at koşturduğu ve Müslümanların öldürüldüğü, sınırların değiştirildiği bir coğrafyada yaşamaktayız. Etrafımız düşmanlarla çevrilmiş, iç savaşlar halen devam etmektedir. Gerek dış ve gerekse iç dünyamızda artık komşuluk ilkeleri kalmamıştır. Uyanık olmalıyız. Hangi Müslümanlıktan bahsedeceğiz onu da bilemiyorum! Yorum sizlerin.


VEDAT PAKÖZ

12.07.2016 16:22:51


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi