Sevgili Okuyucularım, Ramazan Bayramı tatilinin ilk dört gününde farklı illerde meydana gelen trafik kazalarında 77 kişi yaşamını yitirdi, 212 kişi yaralandı. 9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin ilk dört günü yollar yine kan gölüne döndü.
Hal bu ki Bayramlar acıların, kederlerin, hüzünlerin unutulup; sevginin, saygının ve kardeşliğin tesis edildiği günler olarak kutlanılır. Bayram günlerini mübarek kılan da budur zaten. Ne yazık ki ülkemizde her bayram uzun tatillerle geçer ve pek çok insanımız da trafik kazalarında can verir. Bayram mı, savaş mı yaşadıklarımıza aklımız ermez.
Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da mutlu olamıyoruz. Çünkü Trafik karada ve havada ölüm saçmaya devam ediyor. Yollarımız tabutlarla doluyor. Bu vahşet ecelsiz öldürüyor. Öldürmeyi beceremediklerini de süründürmeye mahkûm ediyor. Bedenlerimizi zayıf düşürüyor. Analarımızı, babalarımızı yasa boğuyor. Onları gözyaşı dökmeye mahkûm ediyor.
Bu dehşet verici manzara karşısında bu ülkede sağlıklı bir toplum oluşturmak mümkün mü? Bu manzara insanlarımızı her gün gözyaşı dökmeye, her gün acı çekmeye mahkûm ediyor. Böyle bir toplum geleceğe ümitle bakabilir mi? Yakınları diri diri can veren insanlar, cesetleri demir ve saç yığını haline gelmiş bir toplum sağlıklı yaşayabilir, sağlıklı düşünebilir mi? Her yıl binlerce insanını trafik canavarına kurban veren ya da sakat bırakan bir ülke çağdaş bir ülke olabilir mi?
İnsanın en doğal hakkı olan seyahat özgürlüğü bizim ülkemizde, trafik canavarı tarafından ölüme mahkûm ediliyor ve bu sorun bazen " trafik kazası kurbanları " diyerek, bazen de " takdir-i ilahi" diyerek geçiştiriliyor. Bu ülkenin insanları yıllardır süre geldiği gibi ilelebet böyle özürlü düşünmeye ve trafik özürlüsü olarak yaşamaya mahkûm olmaya layık mı?
O halde, sorumluluğu hep birlikte yaşamalıyız. Eğitimsizliğin, vurdumduymazlığın, dikkatsizliğin, imkânsızlığın bir ürünü olan bu vahşeti, bu ülke insanının kaderi olmaktan çıkarmalıyız. Toplum olarak bu bilince ulaştığımız zaman acılarımız, ıstıraplarımız
dinecek, bayramlarımızı da mutluluk içinde geçireceğiz. Sevgili okuyucularımın bayramını huzur ve mutluluk içinde geçirmelerini diliyorum.