"Âlimin Uykusu Cahilin İbadetinden Hayırlıdır"

Dünyada en büyük değer en büyük fazilet ilim ve marifettir. Âlim ile cahil hiçbir zaman ve hiçbir mekânda bir değildir. Bunun içindir ki Yüce Yaratan ilmin değerini yüceltiyor, cehaleti ise zem ediyor, aşağılıyor. Çünkü insanı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özellik ilerlemeye, gelişmeye ve terakkiye müsait olan aklı ve dimağıdır. İlim ve marifet ise dimağın gıdasıdır. Dimağ gıdasını almayınca manen hasta sayılır. 

Düşüncemizi ilim ile süsler ve aydınlatırsak derecemiz o kadar yükselir, düşünce gücümüz de o nispette artar, o sayede gerçeği bulur ve anlarız. Peygamberimizin: "Âlimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır" hadisi herkesçe bilinmektedir. İnsanın dünya ve ahirette mesut olabilmesi, mesleğinde ilerleyebilmesi ancak ilime olan tutkusu ile mümkün olur. 

İlim ve marifet bir milletin fertleri içinde ne derece yayılır ve genelleşirse, eğitim kurumları ne kadar çoğalır ise o millet de o kadar yücelir, terakki eder; medeniyette de o derece ileri gider. Bugün Avrupa milletlerinin bu kadar ileri gitmesi, ekonomik ve siyasi yönden güçlü olması tüm fertlerinin okumaya, öğrenmeye ve öğretmeye olan tutkuları sonucudur.  Cehaletin hüküm sürdüğü ülkelerdeki sefalet ve geri kalmışlık gözümüzün önündedir. Bilim ve aklı yaşamlarına egemen kılan ülkeler ve bu ülkelerin halkı ne kadar mutlu ise cehaletin kapladığı ve egemen olduğu milletler de o derece bedbahttır. Çünkü bütün çirkin, bencil, riyakâr arzular, yozlaşmış idareciler, cehaletlerine dini kisve büründüren ham sofular böyle bir toplumda egemen olur. Halkın çileli yaşamı ve halkı sömürenlerin çirkin yüzü böyle bir toplumda görünmez olur. İşte o zaman yoksulluk, zulüm, haksızlık, gibi kirli yaşamın baskısı altında kalan güvenilir insanlar güven ve istikrar özlemi içinde yaşarlar.

Bunun örneği Osmanlı Devletidir. Bilindiği üzere Osmanlı cihanın en büyük bir devleti, bir milleti idi. Onun için de ilim ve irfanı herkes bizden öğreniyordu. Ancak ne zaman ki ilim, hikmet ve irfandan uzaklaşınca kudretini, gücünü ve hâkimiyetini kaybetti. Sonuçta koskoca bir devlet yok olmaya mahkûm oldu. Bu durum gösteriyor ki dünyada hiçbir devletin ve hiçbir milletin ilim ve irfanı olmadan yükselmesi ve varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Zira cehalet bir millet için en büyük bir bela, dehşetli bir musibettir. Çünkü cahil bir toplum ne dünyasını bilir, ne ahiretini bilir, ne hayrını bilir, ne de şerrini. En çok bildiği şey ise kendi şahsı, kendi nefsidir.  Bir millet için en büyük zehrin cehaletin getirdiği karanlık olduğunu Âşık Seyrani şöyle dile getirir:

 Görmüş yok cihanda cahilden vefa

 Vefa umup etme kendine cefa

 Olur   mu insana zehirden şifa       

 Fikretsin gönülden ihvan olanlar.


M. KEMAL ATİK

10.03.2016 16:26:36


Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer

Ampute Futbol Türkiye Kupası Finali Kahramanmaraş’ta!

Göreve atanmasının 113. gününde, 113 partiliyle birlikte Ankara’ya ziyaret

Kahramanmaraş’ın talepleri tek tek Ankara gündeminde

TYB Kahramanmaraş Şubesi tarafından “Batılılaşma İhaneti’ni Yeniden Okumak” Programı Düzenledi

Kahramanmaraş’ın ilk elektrikli otobüslerinin sevkiyatı başladı

İş İnsanı Mesut Şahinkanat’a Anlamlı Plaket

Büyükşehir, Melek’in En Büyük Hayalini Gerçekleştirdi

Milli Savunma Bakanlığı, Onikişubat Belediyesi’nin dünyanın en büyük Türk Bayrağı’nı uzaydan görüntüledi

Onikişubat Belediyesi’nin Kahramanlık Türküleriyle Cumhuriyet Konseri’ne yoğun ilgi

Cumhuriyet Yürüyüşü’nde Kahramanmaraş Tek Yürek Oldu