Kara Bayram

     Kara bayram yapmak, deyimi şablon olarak bire bir bizim bugünkü durumumuzla örtüşüyor. Genel konjonktüre bakınca tüm İslam Alemi kan revan içinde… Mina"da kaybettiğimiz din kardeşlerimiz, açıkça ihmal ve bozuk organizasyon kurbanı. Yıllar yılı eksiklikler, hatalar söylenir durur. Palyatif önlemler alınır. Köprü, tünel, yangın gibi kazalarla yüzlerce kayıp verilir. Kader deyip geçiştirilir. Kaza haberi duyulduktan sonra, hacdaki insanların yakınlarının çektiği acıyı, duyduğu kaygıyı çeken bilir. Her ne kadar Diyanet"ten açıklamalar gelse de insanın kalbinin tatmin olması mümkün değil. Şimdi bütün gözler yollarda, bu mukaddes yolculuğa gidenleri bekliyor.

     Ya, şu Allahsız, kitapsız PKK"nın kıydığı canları kaybetmenin acılarını nasıl unutacağız? Neyle kendimizi avutacağız? Bekleyenleri olan hacılarımızın umutları var. O da yakında gerçekleşecek. Ya kaybettiğimiz canlarımızın; bebeleri, anaları, babaları, eşleri nice bekleyecekler? Ömürleri boyu gözleri yaşlı ufukları gözleyeceklerdir. Arife günü, bayram günü demediler, dağ gibi yiğitlerimize, haince kurdukları pusularla kıydılar. Mizaçlarındaki hainliği, alçaklığı, arkadan vurmayı gene devam ettiriyorlar. Emperyalistlerin yöredeki emellerinin tahakkukuna kadar da bu alçakça saldırıları sürdüreceklerdir. Bu teslimiyetle nereye kadar dayana bileceğiz? Namık Kemal"ce bir deyişle; ‘"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,/ Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"" Bir kurtarıcı, bir halaskar bekleyişi içindeyiz.

     Bu kardeşlik, açılım teraneleriyle, sloganlarıyla bir yerlere varmamız mümkün gözükmüyor. Ne anasının, ne babasının, ne kardeşinin, ne evladının iyi niyet taşıdığı yok… Bu ülkeyi bölüp parçalayacaklar, bunu her platformda dillendiriyorlar. Azıcık başları sıkışınca da, el gördülük, eşitlikten, demokrasiden,  insan haklarından, temel hak ve özgürlüklerden  dem vurup, harlanan ateşi küllendiriyorlar. Buradan çıkarılacak mesaj şu… Bu akan kanın durması için dost düşman telakkisine takılmadan alınması gereken en zecri  önlemlerin alınmasıdır. Gerekiyorsa olağan üstü hal ilanı, gerekiyorsa sıkıyönetim ilanı, gerekiyorsa idari, askeri müdahale yapılmalıdır. Bizim geleneğimizde var. Fatih Sultan Mehmet çıkardığı kanunname  ile devletin bekası, selameti için gerekiyorsa en yakın sıhriyeti olan insanların katline cevaz vermiştir. Belki bazı kafalar kopacak,  ama 70 milyon insan esenliğe kavuşacaktır.

    Yaşım itibariyle; 27 Mayıs İhtilalini, 1972 muhtırasını, 28 Mart sürecini, 12 Eylül darbesini yaşadım. 27 Mayısta Lise öğrencisiydim. Babam da Divanlı Mahallesi Muhtarı, ateşin bir Demokrat Partiliydi. İhtilalden etkilenmedik dersem yalan olur. Bazı korku ve endişeler yaşadık.  1972 muhtırasında, 28 şubat sürecinde, 12 Eylül"de devlet memuru öğretmendim. Bazı hak ve hürriyetleri kısıtlayıcı uygulamaları yaşadık. Devletin varlığı tehlikeden uzaklaştırıldı. Uç olmayan insanlar bir zarar ziyan görmedi. Bazı kez kurunun yanında yaş da yandı. Bu cümlelerimden dolayı antidemokratik totaliter rejimlerden yana olduğum sanılmasın. İnsanım diyene en yakışık yönetim şekli ve rejim cumhuriyet idaresi ve demokrasidir. Bunlardan vaz geçmek insanlıktan çıkmak demektir. En fena demokratik yönetim, en adil totaliter idareden üstündür. Olmak veya olmamak noktasında da; devlet, rejim, vatan, bayrak, istiklal, millet varlığı tehlikedeyse bazı olağan üstü lüklere de katlanmak gerekir. Bu konuda rahmetli İsmet Paşa"nın Demokrat Partinin keyfi yönetim anlayışı karşısında sarf ettiği söz çok ibret dolu. ‘"Şimdi arkadaşlar, şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır. İhtilal niçin yapılır? Vatandaş için başka bir çıkar yol yoktur kanaati zihinlere ve bütün müesseselere yerleşirse meşru bir hak olarak kullanılacaktır. Bundan kaçmak kabil değildir.""  Burada tarih konuşuyor. Ne olacaksa olsun. Yeter ki akan kan dursun.  İnançlı milletimiz öteden beri Kur"an iman doğrultusunda;  "Ulu emre kayıtsız şartsız itaat eder." Millet olarak Fetret Devrinde olduğu gibi bir dönemden geçiyoruz. Rabbim bizleri kan, gözyaşı ve ateşle imtihan ediyor. Kara bayramlar yaptık. Oğlunu evlendiren, kızını gelin eden ebeveynlerin davul dümbelek düğün yapmalarını kınıyorum. Oyunla oynaşla zaman geçirecek durumda değiliz.


ÖMER BAYDEMİR

2.10.2015 15:31:46


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi