Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzgar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Dün Hakkâri"de yola yerleştirilen patlayıcının askeri
aracın geçişi sırasında patlatılması sonucu şehit düşen hemşerimizin son
paylaşımıydı bu dizeler.
İçimize düşen ateşi kelimelerle tarif edemiyoruz.
Dilimizden dökülen tek sözcük VATAN SAĞOLSUN!..
***
Oysa bir hafta olmadı Şehit er Erüstün"ü yüreğimize
gömeli;
Erüstün"ün defini sırasında evladını kaybeden bir babanın
metaneti ve mağrurluğu vicdanı olmayanların vicdanını bile sızlatacak kadar
gurur vericiydi.
Şehit babasının "Ben askerliğimi Diyarbakır"da
yaptım. En çok istediğim şey şehitlik olmuştu.
Ama bana değil oğluma nasip oldu." Sözleri şehidimizi
toprağa vermekten daha çok yaktı yüreğimizi
VATAN SAĞOLSUN!...
***
Biz vatan için canını veren şehadet şerbetini içen
şehitlerimiz için metanetimizi koruyoruz da nereye kadar daha devam edebiliriz
bilemiyorum.
Daha kaç ocağa düşecek şehit ateşi, daha kaç ananın
yüreğini dağlayacak evlat acısı
.
Korkuyorum sağduyu kelimelerde kalacak ta hiçbir yürek
hiçbir vicdan sağduyulu olmayı kabullenemeyecek.
Şehidin cenaze namazında imam soracak hakkınızı helal
ediyor musunuz?
"Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış
duruyor Peygamber." Dizelerini unutarak "helal olsun" denecek.
Peki, şehidim bize hakkını helal edecek mi?
***
Büyük bir mezarlığa dönen Türkiye"nin üzerindeki kirli
oyunlar her kimin eliyle yapılıyorsa Rabbim kahhar ismi ile kahreylesin.
Şehadete eren tüm şehitlerimizin şehadeti mübarek olsun.
Başımız sağ olsun, Vatanımız sağ olsun!