Alkış Dergisi ve Edeler Diyarı

Geçen hafta sonu Cumartesi günü saat 14"de değerli dostum Kerem Akçakale`nin daveti üzerine Dedeoğlu Konağı`nda Alkış Dergisi`nin toplantısına katıldım. Şiire ve edebiyata gönül vermiş kıymetli insanlar bir araya gelmişlerdi. Alkış Dergisi`nin son sayısını dağıttılar. Öyküler ve şiirlerden güzel bir demet meydana gelmiş. Dr. Oğuz Paköz Bey`in öncülüğünde yayın ekibi çok güzel çalışmalara imza atıyorlar. Sağolsunlar son sayıda "Ayasofya" adlı şiirime değer verip yayımlamışlar. Çaylar içilip edebiyat üzerine sohbet tamamlanınca, yine Alkış`ın kadrosundan Ercan Bey`in "Serçe" adlı öykü kitabının tanıtımı ve imzası yapıldı. Basından Bekir Doğan ve Mehmet Doboğlu`nu ve Yorum Gazetesi`nden Kerem Bey ile Safa kardeşim de vardı. Serdar Yakar, Sıddık Elbistanlı ile sima en tanıdığım isim olarak bilmediğim büyüklerimizin şiir okumalarıyla toplantı renklendi. Bu kadar her şey güzel. Toplantı sırasında kitabının tanıtımını yapan Ercan Bey`in yazdıklarını bastırmak için verdiği uğraş ve neticesinde emekli maaşıyla artırabildiğini kitap basımına ayırması beni hem çok üzdü hem de düşündürdü. Şairler başkenti olarak övündüğümüz kentte, bir Medici ailesinin olmaması ne kadar kötü. Sanatı, sanatçıyı, yazarı ve şairi korumayan, destek olmayan STK`lar, Özel teşebbüsler ve yerel idareler ŞAİRLER başkentinin tam olarak neresinde duruyor. Bir yazarın kitabının maliyeti 3 ile 5 bin TL arasıdır. Böyle bir iyilik ve bir tek teşekkür cümlesi,  sebep olan için hayatta maddiyatla alamayacağı en değerli teşekkürdür.

           Alkış Dergisinin toplantısından bir gün sonra yine şehrimizin henüz dernekleşememiş olmasına rağmen en aktif sivil toplum örgütü kabul ettiğim Edeler Diyarı Gönüllüleri ile Pazar Günü kahvaltıda buluştum. Şeref Dere ve ekibiyle Meslek Lisesi karşısında yeni açılmış olan Gönül Bazlama Evi`nde bir araya geldik. Güzel bir sohbet eşliğinde kahvaltı yaptık. Kadınlar, erkekler, çocuklar bu gönüllü ekibin üyelerini oluşturuyor. Şeref Bey ve Edeler Diyarı`nı İstanbul`da yaşadığım dönem takip ediyordum. Sahur, iftar, kandil, mevlid ve hayır amaçlı yapılan toplantıları dikkatimizi çekiyordu. Gurbette memleket hasretimizi bir nevi gideriyorduk. Buraya geldikten sonra tanıştık ve etkinliklerine imkânımız ölçüsünde katılıyoruz. Şeref Dere ve Edeler Diyarı, hiç şüphesiz isminde "Kültür" kelimesi bulunan birçok kurum ve kuruluştan memleketimize daha fazla katkı sağlıyor. K. Maraş`ın tanıtımına yaptıkları katkı harkulade. İnsanların bir araya gelmesi, bayramlaşmaları, kucaklaşmaları, dostluğun ve kardeşliğin pekişmesi ancak ve ancak gönüllülük esasıyla olabilir, ancak o vakit kıymete haizdir. Şeref Bey`e ve Edeler Diyarına fırsatlar verilse sanırım şehrin tanıtımdaki en güçlü yapısı meydana çıkar. Tabi ki, dünyada farklı fikirlerin, kitleleri peşinden sürükleyen oluşumların kıymetleri daha fazladır. Maalesef bizim ülkemizde ve şehrimizde buna ne imkân vardır, nede böylesine değerli gruplara destek verebilecek kurumlar vardır. Aslında durum yine dönüp dolaşıp Medici Ailesi`ne geliyor. Bizim şehrimizde böylesine sanata, şiire, şaire ve kültüre değer veren birkaç bürokrat, birkaç varlıklı aile çıksa elbette Rönesans`ı yaşar bu şehir.

    Şiir denilince bir başka önemli oluşumdan bahsedeyim size. Her hafta çarşamba akşamı 21.00`de Radyo Cesur`da Canan`la Gece`nin Rengi adlı program yapılıyor. Programın yapımcısı Canan Meydanlı Sarıoğlan Hanımefendiyi yakinen tanıyorum. Tek emeli, şehrin genç şairlerine,  yazarlarına ses olabilmek. Sorsak kültür işlerinden sorumlu birçok arkadaşa radyo dinlemenin bir kültür olduğunu bilmeyecekleri için programdan da habersizdirler. Canan Hanım`ın bir defa programını dinleseler, şehrimizde karasal, yurt içi ve yurt dışından internet üzerinden ne kadar takipçisi olduğunu, programın dinleyicisi olduğunu görürler. Durum bu program içinde geçerlidir. Bir babayiğit çıkıp bu programa sponsor olmaz. STK`larımız ve yetkili kültürden sorumlu birimlerimizin bu programdan da haberi yoktur. Varsa da umurlarında değildir.

       Her şey güzel, daha da güzel olacak. Şiir`in Başkenti`nde şiir ya da öykü kitabını bastırmak için sponsor bulamayan yazarlar dolaşıyor. Şiir`in Başkenti`nde yapılan şiir programından hiç kimse haberdar olmak istemiyor. Şiir"in, Edebiyatın ve Kültürün Başkenti`nde Edeler Diyarı Gönüllüleri`nin yaptığını yapmaya cesaret edemeyen bir sürü insan var. Cahit Zarifoğlu, bu günkü meşhur halini görseydi galiba tebessüm ederdi. Daha öncesinde kaçar gibi gittiği bu şehirden yine kaçar gibi gitmek isterdi. Yedi Güzel adam bile yedi güzel adam saplantısına bu kadar takılıp kalınmasına isyan ederdi. Yeni 7`ler, 70`ler çıkarmak için uğraşmayanlara isyan ederlerdi.

            Şiir, edebiyat, ilim ve kültür değer görmediği yerde barınmaz, ilk fırsatta kaçar. 40 yıl önce atılmış tohumlar bu günün neslini yaşattı. Bu gün atılacak tohumlar 40 yıl sonraki çocuklarımız ve gençlerimizi yetiştirecek. Bu bir mes`uliyettir aynı zamanda sorumlu davranmayanlar için mecburiyettir. Şunu da belirtmek isterim ki, bu yazı burada kalır. Yarın genç şairler için bir adım atılacağını sanmıyorum. Yarın şiir programına siz de ne yapıyorsunuz arkadaş, Allah razı olsun şiire hizmet ediyorsunuz mu denir? Edeler Diyarı Gönüllüleri yüreklendirilir mi sanıyorsunuz? Ercan Bey gibi yeni SERÇE öykü yazacaklara ön ayak olup kitapların bastırılmasına katkı sağlanır mı sanıyorsunuz? Hayır, hayır, hayır...

    Yorum Gazetesi`nden Kerem Akçakale Bey, "-Her kim ki köşe yazmak, şiir yazma, meramını anlatmak ister, benim gazetem hizmetindedir. Her kim ki kitabını tanıtmak ister, röportaj yapmak ister gazetem emrindedir." dedi Dedeoğlu Konağı`nda. Bizim gibi yazar, şair ve sanatkâr insanların ihtiyacı Kerem Akçakale gibi üç beş yiğit adamdır. Birileri kulaklarını tıkasalar da gözlerini yumsalar da biz yazmaya ve anlatmaya devam edeceğiz.

    Cahiliye dönemi Arapları`nda şiire önem verilir, şairler korunurdu. İhtiyaçları karşılanırdı. Bu karanlık çöle inen Nur, Allah Resulü`ne inen ilk ayet OKU idi. Sevgili peygamberimiz, "İlim Çin`de bile olsa gidin alın." buyurmuştu. Âlimin mürekkebi, şehidin kanından üstün tutulurdu. Âlimin uykusu cahilin işinden evlaydı. "Ümmetimin âlimleri, İsrailoğullarının peygamberleri gibidir" diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Nereden nereye... , her şeyi biliriz ancak âlime de, ilme hizmet edene de sırtımızı döneriz. Allah sonumuzu hayr eylesin...


MEHMET IŞIK

6.08.2015 11:58:47


Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor Kadın Goalball Takımı 1. Lig’e Yükseldi

Zafer Bayramı Coşkusu Gökhan Türkmen Konseriyle Taçlanacak

Dulkadiroğlu Beledi̇yesi, Hizmet Fi̇losuna Yeni̇ Sathi̇ Kaplama Aracı ekledi̇

Rektör Yasım’dan YTB Başkanı Turus’a Hayırlı Olsun Ziyareti

BlueLand’te Sınırsız Eğlence Artık Hafta İçi Her Gün

Köroğlu: “Okul masrafları aileleri zorluyor, çözüm şart”

Onikişubat Belediyesi’nin Gündüz Bakımevi’nde kura heyecanı yaşandı

BlueLand’te Pazartesi ve Salı Günleri Eğlence Dolu

MHP Kahramanmaraş İl Başkanlığında Mansur Metehan Dönemi Başladı

Çam “ 15 Temmuz Milletin zaferidir ”

Başkan Görgel, Sanayi Sitesi Esnafıyla Bir Araya Geldi

Büyükşehir’in Glütensiz Gıda Desteği

Düğünde buzağı hediye edildi

Pazarcık Belediyesi İle Özel Sular Akademi Hastanesi Arasında İndirim Sözleşmesi İmzalandı

Onikişubat Belediyesi’nden personele Sağlıklı Yaşam Eğitimi

SOGEM’de Sosyal Girişimciliğe Başlangıç Eğitimi’ne Başvurular Başladı!

Görgel, Babalar Günü’nde Şehit Babaları ve Gazilerle Bir Araya Geldi