Üç ayların sonuncusu olan Ramazan, oruçla yükümlü
olduğumuz mübarek bir aydır. Bir ay boyunca sahurdan iftara kadar (bu yıl
yaklaşık on yedi saat oldu) uzun soluklu bir ibadet olan oruçları tuttuğumuz,
bu arada Allah"ın, oruçlu iken bizlere yasakladıklarından uzak kaldığımız bir
ibadet ayı yaşadık.
Anadolu"nun Müslüman Türk"ü namaz ibadetini belli yaştan
sonra yapılacak bir ibadet gibi anlar ve öyle hareket eder ama oruç tutmayı
farklı anlar. Anadolu"nun Müslüman Türk"ü oruç ibadetini hiç aksatmadan yerine
getirmek ister. Çocukluğunda öğleye kadar tutar, ertesi gün de öğleye kadar
tutar, büyükleri o yarım oruçları iğne iplikle dikerek bir sağlam oruç yapar.
Bu şekilde küçükleri oruca hazırlar.
Sonra teravihler
İlk teravihte camiler tıklım tıklım dolar.
İkinci, üçüncü, dördünce teravihte cemaat azalmaya
başlar.
Ta ki Kadir gecesine kadar
Allah"ın bin aydan hayırlı olduğunu Kur"an"da yazdığı
Kadir gecesi camiler tıklım tıklım dolar.
Sonra bayram namazı ve bayram
Bunlar geleneksel davranışlarımız
Bayramda da geleneksel davranışlarımız vardır.
Bayram ziyaretleri bu davranışların en önemlilerindendir.
Bayram ziyaretleri Anadolu Müslüman Türk insanının
olmazsa olmazlarındandır.
Dinimizin tavsiyeleri de bu yöndedir.
.
Ama son yıllarda, özellikle büyük şehirlerde insanlar
dini bayramları "tatil" olarak anlamaktadırlar.
Bu çok yanlış bir şeydir.
Mevsim kışsa kayağa, yazsa denize gidilmektedir.
Türk insanı inanılmaz bir yanlışlığa doğru gitmektedir.
Mesela bu Ramazan Bayramı Cumaya denk geldi. Devlet
Perşembeyi tatil etti. Devlet memurlarının birçoğu Çarşambadan arabalarına
bindiler ve pazartesi sabahına kadar sahillere akın ettiler.
Anne babasına, dayısına amcasına, halasına teyzesine,
apartman komşusuna, eşe dosta bayram ziyareti yapmadan "tatil"e çıktılar.
Halbuki bayram ziyaretleri de bayramın parçalarından
biridir.
Bu doğru bir davranış değildir.
Doğrusu bayramı bayram gibi yaşamak, tatili tatil gibi
yaşamaktır.
Bayramdan sonra çalıştığınız iş yerinden yıllık izninizi
alırsınız, adam gibi tatile çıkarsınız.
Büyüklerinizi boynu bükük bırakmamış olursunuz.
Bayramın yeri ayrı, tatilin yeri ayrıdır.
Bunu unutmayalım, unutanlara, karıştıranlara
hatırlatalım.
Yorum sizin