Vatandaş konuşacak, gazeteci yazacak, devlet çalışacak

Biz gazetecilerin üstlendiği en büyük sorumluluk denetçilik, birçok meslektaşımın farkında olmadığını düşündüğüm bir görevimiz var, denetleme görevi. Devleti, sistemi, dernekleri, vakıfları, toplumu ve toplumu yönetenleri denetlemeliyiz. Eğer biz denetlemezsek, eksikleri, kusurları, haksızlıkları yazmazsak merkezler (Ankara) bizim gibi küçük kentlerdekileri (Kahramanmaraşlıları) her şeyden memnun zanneder. Ben yazmazsam, sen yazmazsan, biz yazmazsak devlet mekanizması bencilleşir. Kamudan çok personele fayda sağlar. Nasıl çıkarız aydınlığa?

Kafamızı kaldırıp etrafımıza baktığımızda gördüğümüz, fark ettiğimiz tüm eksiklikler ve kusurlar daha önce birileri tarafından dile getirilmediği için varlar ve varlıklarını sürdürüyorlar. Şayet gazeteler her şeyi yazacak kadar cesur değilse, ekmeğinden olma riski varsa bu gibi durumlarda vatandaş yazmalı. Öyle elden dilekçeyle değil BİMER (bimer.gov.tr) gibi yazılan dilekçeyi doğrudan Başbakanlığın veritabanına ulaştıran sistemlerle yazmak lazım. Yerel yöneticiler yerelde yaşanan tüm sorunları Ankara"ya iletmeyebiliyor. Vatandaş yazarak rahatsız olduğu konuları Ankara"ya ulaştırıp yerel yöneticilerin daha etkili çalışmasını tetiklemeli.

Vatandaş adını, fotoğrafını vermekten çekinmemeli. Allah"a şükür, vatanseverlere teşekkür bir başka ülkenin boyunduruğu altında yaşamıyoruz. Özgürüz ve bizim seçtiğimiz siyasiler tarafından yönetiliyoruz. Cesur olmamız lazım. Sızlanarak bir yere varamayız. Yazmamız gerekiyor.

‘Yavrum ben BİMER"den neyin anlamam" diyen amcalara, teyzelere biz gazeteciler ulaşmalıyız. Onları konuşturmalı ve gazeteye ve hatta gerekirse BİMER"e yazmalıyız. Biz gazeteciler tüm denetleyici mekanizmalara kıyasla en az para kazanan ama en aklı başında politikalar izleyenleriyiz. Ama hala vatanımıza mutlak huzuru getirecek çalışma mekanizması kuramadık. Yöneticilerin torpille ‘hiçbir şeyden anlamayan tanıdıklarını" üst mevkilere atamalarını engelleyemiyoruz. Yetenekleri arasında olmayan bir işi yaptığı için hatta yapamadığı için binlerce insan mağdur oluyor.

Denetleyici mekanizmanın en özgür, en bağımsız, en aklı başında birimi olarak gazetelerimizde, Onbinlerce lira maaş alarak ‘çalışan" devlet deneticilerininbile fark etmediği usulsüzlükleri gün yüzüne çıkarmalıyız. Yazmalıyız. Korkutulmuş, sindirilmiş insanlara dostça yaklaşıp konuşmaları gerektiğini, isimlerini ve fotoğraflarını vermekten çekinmemeleri gerektiğini ancak böyle hesap sorabileceklerini anlatmalıyız. Vatandaşı konuşturup, halkın sesi olup, devletimizi çalıştırmalıyız. Ancak bu şekilde tam olarak görevimizi yerine getirmiş olacağız. Yoksa nasıl çıkarız aydınlığa?


SAFA GAYRET

6.07.2015 10:51:59


BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı