Bilindiği gibi 17-24 Aralık 2013 günlerinde AK Parti bakanlarından Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan"ın isimlerinin karıştığı bir yolsuzluk ve peşinden de gezi olaylarının devamı niteliğinde olaylar olmuş, hükümet yıkılmak istenmişti.
TBMM"de kurulan komisyon dün
itibarıyla 9"a karşı 5 oyla yüce divana göndermeme kararı aldı. Bu aşamadan
sonra Mecliste her bakan ayrı ayrı gizli oyla oylanacak ve nihai karar verilmiş
olacaktır.
Komisyondaki AK Partili
üyeler, bu dört bakan hakkında kumpas kurulduğu kanaatiyle oylarını red yönünde
kullandıklarını söylemektedirler. Ayrıca, yüce divana gönderildiğinde Gülen
cemaatine yakınlığı ile tanınan Haşim Kılıç"ın bu bakanları suçsuz da olsalar
cezalandıracaklarını, böylece AK Partinin elini zayıflatacaklarını ileri
sürmektedirler.
Gerçekten de Haşim Kılıç"ın
son günlerde yaptığı açıklamalar insanların Anayasa Mahkemesine olan
güvenlerini sarsamaya yeter bulunmaktadır. Şu anda Anayasa Mahkemesinin ıslaha
muhtaç, adli olmaktan çok siyasi bir cübbeye büründüğü pek çok kesim tarafından
konuşulmaktadır.
Durum böyle olunca hiçbir AK
Partili (ufak tefek suçları da olsa) bu bakanları Haşim Kılıç"ın önüne atmaz.
Atmaları da yanlış olur.
Geldiğimiz noktaya bakacak
olursak, Silahlı Kuvvetlerin siyasilere vesayeti tamamen kalkmış durumdadır.
Silahlı kuvvetlerin bu tutumlarını alkışlamak gerekir. Diğer taraftan paralel
yapı olarak adlandırılan ikinci gücün bulunduğu yuvalar belirlenmiş, buralara
operasyon üstüne operasyon yaparak hâkim karşısına çıkarıyorlar. Paralel
yapının tasfiye operasyonu hızla sürüyor. Pek çok kurum ve kuruluşta düzelmeler
oldu. Bilge insanların dediği gibi, "devletle uğraşanlar zararlı çıkar" paralel
yapı da zararlı çıkmış, dağılma noktasına gelmiş gibi görünüyor.
AK Partinin ajandasında
Anayasa Mahkemesini de demokrasi çizgisine çekme düşüncesi mutlaka vardır. HSYK
ve diğer kurumlarda bunu gördük. AK Parti bunu da yapacaktır.
Vatandaş olarak bizim
istediğimiz nedir, derseniz
Kamu kurum ve kuruluşlarının
tamamı yasalara göre hizmet vermelidir. Kendi düşüncelerine zıt insanlara bile
eşit hizmet vermelidir. T.C. Kimlik kartı olan herkese, hatta yedi kat
yabancıya bile adil davranmalıdırlar. İşte o zaman devlet rayına oturmuş
demektir.
Yorum sizin