Türkiye geçtiğimiz hafta Rusya devlet başkanı Vladimir Putin"i ağırladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile çok uzun saatler görüşmeler yapıldı. Gelinen noktayı özetlersek çok önemli bir tablo ile karşılaşacağız: Türkiye yavaş yavaş değil hızla doğuya kayıyor. Rusya, İran derken peşinden Çin ve Hindistan"la yakınlaşma olacak.
Türkiye şunu görmüştür:
Amerika başta olmak üzere ne İngiltere ne de İsrail, Almanya, Fransa gibi
batılı ve sömürge zihniyetli devletler Türkiye"nin dostları değildir,
olmayacaklardır. Onlar sadece ve sadece sömürmeyi bilmektedirler. Bu
devletlerden Türkiye"ye fayda gelmeyecektir.
İşte Türkiye bu fotoğrafı
gördü ve birkaç yıldan bu yana gereğini yapıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan,
Başbakanlığından bu yana Birleşmiş Milletlerin, ABD"nin ve AB"nin çirkin yüzünü
sık sık deşifre etti. Son olarak da "Dünya beşten büyüktür" diyerek Birleşmiş
Milletlerdeki beş daimi üyenin dünyaya şekil vermesinin yanlış olduğunu
haykırdı.
Amerika Tayyip Erdoğan ile
eski liderlerimizi karıştırarak çok büyük bir hata yaptı. Erdoğan"ın
çıkışlarını gelip geçici zannetti ama sonunda Türkiye gibi çok önemli bir
ülkenin yanından uzaklaşmasını şaşkınlıkla izledi. Bu uzaklaşmayı önleyemedi.
Şimdi Türkiye ile Rusya çok ciddi bir yakınlık içerisindedir. Doğalgaz boru
hatlarından gıda alışverişine kadar, nükleer santrallerden sanayi anlaşmalarına
kadar çok ama çok önemli anlaşmalar imzalandı.
Şunlar da konuşuluyor: Rusya
İran Çin Hindistan ve Türkiye ekonomik ve siyasi anlaşma imzalayacaklar.
O zaman Obama"nın suratını
görmek isterdim
Menderes döneminden bu yana
Türkiye batıdan bir fayda görmedi. Kore"de Afganistan"da daha bilmem nerede her
zaman fedakârlık yapan Türkiye bunların karşılığını göremedi. Sonunda ülkemiz
kararını verdi ve viraja girdik.
Amerika İsrail ve Avrupa
Birliği bu yakınlaşmayı asla istemeyecek ve de seyirci kalmayacaklardır. Bu
yakınlaşmanın mimarı kuşkusuz ki Tayyip Erdoğan"dır ve hedefte öncelikle o
olacaktır. Ne yapabilirler demeyelim, siyaseten ve fiilen her şeyi
yapabilirler. Tayyip Erdoğan ve onunla birlikte hareket edenlerin çok büyük
tehdit altında olduklarından eminim. Dilemeyiz ama bu işte bedel ödeme durumu
olabilir. Bu bedel canla olabileceği gibi ekonomik krizlerle de olabilecektir.
Buna hazırlıklı olmalıyız. Türkiye"yi (çok özlediği) tam bağımsızlık noktasına
taşımaya çalışan bu insanlara çok kıytırık nedenlerle medyada muhalefet
yapıldığını gördükçe muhalefetin bu olayın neresinde olduğunu anlamakta zorluk
çekiyorum.
Yorum sizin