Kadına Şiddet ve Kadın Erkek Eşitliği

Değerli Okurlar! Kadına şiddet ve kadın erkek eşitliği konusu ülkenin gündeminden bir türlü düşmüyor. Bu yazımda sizlere, kadının özel yaşam hakkını, ruh ve vücut bütünlüğünü güvence altına almayı hedefleyen Hz. Peygamberin vefatından sonra kadına zulmü amaçlayan ve onu hor gören zihniyetlerden örnekler vermek istiyorum.

 Değerli okurlar! Hz. Peygamberin vefatından kısa süre sonra kadın aleyhtarı gelenek ve göreneklerin yeniden sürgün vermesi ve bu sürgünün uydurma hadislerle, mesnetsiz rivayetlerle ve asılsız haberlerle meşrulaştırılması, İslam toplumunda kadını toplumdan soyutlamış, onu uğursuz ve şehvet giderici olarak gören zihniyetin doğmasına neden olmuştur. Kadını doğuştan fitne, şeytan, aklen ve dinen erkekten aşağı olduğu ve erkeğin emrine verildiğine dair pek çok uydurma hadisler ve yüzyılların ötesinden gelen mesnetsiz haberler, kadını toplumdan soyutlamıştır. Bunun sonucunda kadını aşağılama geleneği asırlardır sürüp gelmiştir. Bu durum kadına karşı zorbalığı, dövmeyi ve aşağılamayı öne çıkarmıştır. Kadına üçüncü sınıf muamelesi yapan ve çoğu kadını cariye hükmünde sayan Arap geleneğini dinileştiren İslam toplumu, yüzyıllardır kadını okutmanın, eğitmenin günah olduğu inancıyla çoğu kadınların cahil kalmasına sebep olmuşlardır.

İşte bu anlayışı dinileştiren şahısların kimlikleri ve verdikleri fetvalardan bir kaçı: Dokuzuncu asırda yaşamış meşhur Hadis âlimi Hâkim Tirmizi"nin " Nevadiru"l-Usul" adlı hadis kitabında(s.270-271) "Hanımlarınızı sokağa bakan odalarda oturtmayın, onlara yazı yazmayı da öğretmeyin" ifadesini Hz. Peygamberden nakletmektedir. " Yazı öğrenirse söyleyemediğini yazıya geçirip fitneye düşürebilirmiş. Öyleyse suyu başından kesmeliymiş."

Selçukluların meşhur veziri Nizamü"l-Mülk"ü(ö.484/1092) hepimiz biliyoruz. Alpaslan ve Melikşah devrinin bu kudretli adamı Siyasetnamesinin 43. Bölümünde bakın neler söylüyor:" Kadınlar örtünen kimselerdir. Onlarda kemali akıl yoktur. Hz. Peygamber: "kadınlarla istişarede bulunun, onlar ne derlerse aksini yapın ki doğruya erişesiniz" buyurmuştur. Eğer kadınlarda tam akıl olsaydı Peygamber böyle söylemezdi".

Değerli okurlar, bu örnekleri yani kadının velayetinde noksan olduğuna dair rivayetleri fazlasıyla çoğaltmamız mümkündür. Ancak yerimiz bunları sıralamaya müsait değildir. Burada şunu arzetmek istiyorum. Kur"an-ı Kerim kadın ve erkek olmaları bakımından insanlar arasında hiçbir ayırım yapmadığı gibi, her ikisinin de aynı hak ve yükümlülükleri taşıdığını ve toplum içinde icra ettikleri fonksiyonları bakımından aralarında bir ayırım da olmadığını(Ahzab,35) vurgulamakta, " Allah katında O"na en çok saygı gösterenin en üstün olduğunu(Hucürat,13), yani yeryüzünde barış ve kardeşliğin, iyilik ve güzelliğin, sevgi ve saygının, eşitliğin ve özgürlüğün hüküm sürmesine en çok katkıda bulunanın üstün olduğunu hatırlatmaktadır. Hiç kuşkusuz, İslam"ın bu dinamizmini ister kadın olsun ister erkem olsun Müslümanların yaşama geçirmesi Yüce Peygamberimizin üzerinde durduğu en önemli konulardan biridir. Elbette böyle bir yaşam Müslümanlara can verecek, güç verecektir.


M. KEMAL ATİK

27.11.2014 00:00:00


Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer