Kahramanmaraş"ın dağında, taşında Sayın Başbakan"ın geleceği haberi yankılanıyordu. Nezaket göstermiş, önemsemiş, yapacağı yurt gezisi listesine Kahramanmaraş"ı da almıştı. Bu Kahramanmaraş için büyük bir fırsattı. Yeni heyecan ve hizmet şevkiyle dolu olan bu fırsat, her defasında olduğu gibi, ıskalanmamalıydı. Evvel Allah, bu kentin tuttuğunu koparan bir alay milletvekili ve duayenleri vardı. Onlar kendilerinin asli görevlerini ortaya koyup başbakana gerekli mesaj ve isteklerimizi sağlıklı olarak iletirlerdi. Bu liyakatli insanlara rağmen gene de endişelerimiz vardı. Kahramanmaraşlı üst düzeyde konuğunu ağırlar, bu coşku içinde, söylenecekler de buharlaşıp gidecek miydi? Bunu zaman içinde görecek ve idrak edeceğiz. Büyük kent olma statüsüne kavuştuk. İntibak döneminde çözülmesi gereken dağlar kadar sorunlar bizi bekliyor. Bu ziyaret, alâyiş ve gösteriden uzak hizmete dönüşsün.
Kahramanmaraş genelinde bunlar
yaşanırken, kendi lokal bölgesinde; Pınarbaşı Mahallesi Şehit İlbey Caddesi nin
doğalgaz sorunu yıllar yılı yılan hikayesine dönmüş. Bir inat uğruna öylesine
duruyor. 26 Ekim öncesi, Emine Hatun camiinden, yatsı namazından çıkan mahalle sakinleri
tesadüfen bir araya gelerek ; "26 Ekimde durumumuzu bir şekilde başbakanımıza
arz etmenin yollarını arama cihetine gitmeyi deneyelim.""dediler. Hatta
içlerinden bir komşum, şaka yollu; "Hocam senin geçmişte DYP"den belediye
meclis üyesi olman, üç devredir AKP il yönetim kurulu üyesi olan Armadaş"ın
müdürü Uğur Dilipak"ın antipatisine neden oldu. Darılma ama bizlerin doğalgaz almamamıza
neden olduğunuzu sanıyorum."" Diyerek şaka yaptı. Ben de Armadaş bir özel
kuruluş ama kamu hizmeti görmektedir. Objektif ve tarafsızlık ilkesine sıkı sıkı
kalması gereken bir kurumdur.
Bu kent, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde % 70 oyla, Sayın Tayyip Erdoğan"ı
cumhurbaşkanı seçti. Bir genelleme yaparsak; ANAP"ın, DYP"nin oyları kime gitti?
Bu ayrımcılığın şakasının bile çirkin olduğunu beyan ettim. Sonuçta durumumuzu
genç yetenek, AKP İl Başkanı Metin Doğan bey"e arz etme kararı aldık. Tavır,
tutum, efendi kişiliği ile kendini kanıtlamış Metin Doğan beyden randevu alarak
görüşme fırsatım oldu. Çok özel bir hüsn"ü kabül gördüm. Makamı da kendine sinmiş.
Ancak, burada da bahtsızlık yakamızı bırakmadı. O gün, yönetim kurulu
toplantısı varmış. Makamda parti yönetim kurulu üyesi, Armadaş"ın müdürü Uğur
Dilipak da vardı. Daha ben meramımı anlatmadan, bir tartışma ortamı yarattı.
Kendilerini Enerji Piyasası Kuruluna şikâyet ettiğimizden dem vurarak bu
talebimizin bir başka bahara kaldığını ima yollu mesajını verdi. Ben de
hakkımızı arayacağımızı, Başbakanlığa da şikâyet edeceğimizi, gerekirse de
Bölge İdare Mahkemesine gideceğimizi söylemek zorunda bırakıldım.
Keşke gelmeseydim, diyerek
Metin Doğan beye teşekkür edip makamından ayrıldım. Çünkü yapılacak bir şey
yoktu. Aklın yerini, duygular almıştı. Armadaş, Akedaş gibi özelleşen bu kurumlar
kamuya hizmet için vardır. Özelleşmenin temel felsefesi daha kaliteli mal ve
hizmet üretmektir. Bu ve buna emsal kurumlarda tarafsızlık, objektiflik elden bırakılmamalıdır.
Tabii ki sunulan hizmetten dolayı da mal sahibine ekonomik getiri sağlayacaktır.
Tek amaç ekonomik getiri olamaz.
Beni ümitle bekleyen komşularıma
maalesef olumlu bir haber ulaştıramamıştım. Üzüldüler, beni teselli ettiler. Ne
de olsa biz millet olarak kaderci bir milletiz. Başımıza gelenlere boyun
bükerek rıza göstermeyi çok iyi biliriz. Sayın Başbakanımıza bu kez ulaşamadık.
Eğer bir fırsat doğarsa legal yollardan hepsini deneyerek ulaşma cihetine
gideceğiz. Burda en büyük üzüntüm, yanlış değerlendirilen siyasi kimliğim
nedeniyle komşularımın bu hizmeti almalarına mani olmamdır.