Hem bütün semavi dinlerde kurban kesmek, insanı Allah`a yaklaştıran ve ulaştıran bir ibadet sayılmıştır. Zaten Kurban Allah`a yakınlık manasına gelmektedir.
Hz. Âdem (a.s) zamanından
günü-müze kadar devam eden kurban kesme ibadetinden bahseden fakihler
"Bundan maksat kan akıtmak (irake-i dem) tır." Demişlerdir. Kurban
kesmenin Sünnetteki şekline baktığımızda, bir yönüyle ibadet ola bu ameliyede
bir takım sosyal sırlar ve faydalar bulunduğu apaçık ortaya çıkmaktadır.
Kurban kesmekle dinin emrine
uyulmakta, çok eskilere dayanan din bir ananenin icabı yerine getirilmekte,
faydalı bir adet yaşatılmakta, Allah yolunda kusursuz, önemli ve değerli bir
mal feda edilmekte ve böylece insanlar Allah`ın emrine uyma ve cömert olma
alışkanlığı kazanmaktadır.
Kurban kesmek sosyal ve
ekonomik bakımdan da önemlidir. Hadise göre kur-ban kesenler eti üçe ayırarak
bir bölümü-nü yer, bir bölümünü yedirir bir bölümü-nü fakir fukaraya dağıtır ve
bir kısmını da kullanılmak üzere saklar.(Buhari-Müslim) Böylece her kesim
kurbandan fayda görür. Kurbanı "etlik" ten ayıran en önemli hususta
budur. Kesilen kurbanın eti dâhil her şeyi tamamıyla değerlendirilmeli, zayi ve
israf edilmemeli kesilen kurbanların ziyanını ve israfını önleyen tedbirler
alınmalıdır.
Kurban kesme olayının
besiciliğe teşvik ettiği, işsizlere iş sahası açtığı, pazarlara hareket
getirdiği, zenginlere kurban satan fakir ve orta halli kişiliğin durumlarının
iyileştiği de bir gerçektir.
Tekbir getirerek kurban
kesenler bu sünnetle Mekke`deki hacıların ulvi hissiyatına da iştirak etmiş
olurlar. Aynı hayatın bir örneğini yaşarlar.
Önemli olan sadece kan akıtmak
veya et yemek veya dini bir geleneği yerine getirmek şeklinde kurban kesmektir.
Kurban Bayramı:
Şarktan başlayarak Mağrib-i
Aksa`ya kadar
Dayan bir koca dünyadaki üç yüz
milyon
Sineden yükselecek İsm-i Hüda
hürmetine,
İydin ey ümmet-i merhume
mübarek olsun
Bugün afakı Füruzan edecek
nuru mubin,
Parlasın haşre kadar,
sönmesin! Âmin âmin!
(Mehmet Akif 1909)