Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Ardından (2)
Daha önceki yazımızda
belirttiğimiz gibi iktidarın ve muhalefetin bu seçimden sonra kendi aralarında
seviye belirlemesi yapmaları lâzım.
Bilindiği gibi cumhurbaşkanı
adaylarından Ekmeleddin İhsanoğlu`nu CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu bulmuştu.
Ona da Hoca`nın telkin ettiği söylendi.
Kılıçdaroğlu parti tabanının asla tasvip etmeyeceği bu ismi kendi
milletvekillerinden bile saklamıştı. Kendi ifadesiyle, sadece dört kişi biliyordu.
Böyle bir şey olabilir mi?
CHP gibi oylarının %70`i alevi
seçmenden gelen bir partide İhsanoğlu gibi dindar kimliği ile tanınan bir sünni
aday edildiği için tabanda kaymalar oldu. En azından CHP tabanından seçime
gitmeyenler oldu.
MHP açısından da durum aynı...
Kılıçdaroğlu bir iki partilisiyle Bahçeli`ye gitti ve adayını açıkladı. Bahçeli
de tabanım ne der diye düşünmeden kabul etti ki hayretle karşıladım.
Kılıçdaroğlu`nun da Bahçeli`nin de yaptıkları "ben yaptım oldu"
diktasıdır.
İş böyle olunca MHP oylarının
da büyük önemli bir kısmı Erdoğan`a kaydı.
İhsanoğlu`nu Hoca`nın önerdiği
tahminleri veya iddiası da her iki partinin tabanını kızdırdı.
Bu durumda CHP de MHP de bu
seçimde yenilmiş oldular.
Kendi partilerinden aday
bulunmamasına rağmen, yenilenler bunlar oldu.
Her iki partinin de önde
gelenleri şapkalarını önlerine alarak düşünmeliler.
Muhalefet olmayı kanıksamış
olan bu partiler bu tembellikle daha uzun yıllar oy dağılım tablosunu
değiştiremeyeceklerdir. Gece gündüz çalışarak strateji ortaya koymalıdırlar.
Demek ki sadece Erdoğan
aleyhtarlığı yaparak seçim kazanılmıyormuş.
O halde daha realist
çalışmalar yapmalılar.
O nedir? Onu kendileri
bulacaklar.
HDP`nin cumhurbaşkanı adayı
Selehattin Demirtaş meydanlarda, ekranlarda Türk Kürt kardeşliği açısından
önemli ve olumlu mesajlar verdi. Bunu da oya çevirdi. 78 Milyonun
cumhurbaşkanlığına aday olunca sadece Kürtlere yönelik bir stratejinin
kucaklayıcı olmadığını gördü. Burada, çözümden yana konuşmaları, sloganları
bana göre Türk Kürt kardeşliği açısından çok önemli gelişme sayılır.
Bundan sonra da inşallah bu
minval üzere devam eder.
Şunu kabullenme noktasına
gelmiş gibi: Türklük üst kimlik, Kürtlük, Romanlık, Çerkezlik, Araplık,
Ermenilik vs. alt kimlik...
Türkiye`nin kabullenmesi
gereken gerçek budur.
Yorum sizin...
HACI ALİ ÖZTURAN
6.09.2014 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

