İslam İnancının Temelleri (AKÂİD)

Allah (c.c.)`a hamd ve Rasulü`ne selat-ü selam olsun!

 Varlık olarak gördüklerimiz gerçekten vardır ve mahlukatı öğrenmenin vasıtaları da üçtür: Sağlam duyumlar, doğru haber, akıl yürütme (istidlal). İlham ise marifetin sebebi değildir. Ehl-i Hak böyle görür.

Alem sonradan olma (hadis) olduğuna göre, alemi meydana getiren de Cenab-ı Hak`tır. O`nun sıfatları vardır. Ezeli, zatiyle kaim, zaruri. Ama zatı da değil. Zatının dışın¬da şey de değil... O, emreder, yasaklar, haber verir. Kur`an-ı Kerim de Allah (c.c.)`ın kelamı olup, gayr-ı mahluktur (yaratık değildir).

 Allah (c.c.)`ın ahirette görülmesi aklen caiz, naklen de vaciptir. Bu hususta sem`i deliller vardır. Mü`minler, Allah (c.c.)`ı ahirette, zaman, mekan, yön, bitişme, ışın, mesafe gibi durumlardan münezzeh olarak görürler.

 Allah (c.c.) kulların her işini iman, küfür, ibadet, isyan ... yaratıcıdır. Ve bunların hepsi O`nun iradesi, istemesi, hikmeti, kazası, takdiri iledir. Kulun ihtiyatı da vardır. Onunla işlediği işlerden sorumlu tutulur. Ceza ve mükafata uğrar. Istitâat (güç) fiille beraberdir. O anda verilir. Sorumluluk da, bu güce uygun düşer zaten. Kulun gücü ve yeteneğini aşan şeyler ona yüklenmez. Kulun fiilini Allah (c.c.) yaratır. Ama kul kazanır.

Öldürülen kendi eceliyle ölmüş olur. Ölüm, ölüyle kaimdir ve ecel tekdir (o da takdir edilen ecel).

 Haram da rızıktır. Yani ister helalden gelsin, ister haramdan kendine fayda veren her şey rızıktır. İnsanın rızkını yiyememesi yahut onun rızkını başkasının yemesi tasavvur olunamaz. Mülk, rızıktan ayrıdır.

Allah (c.c.) dilediğine hidayet verir, dilediğini saptırır. Kul için en elverişliyi yarat¬ması ise Allah (c.c.)`a vacip değildir.

Kulun yaptıklarından hasen (güzel) olanlar Allah (c.c.)`ın rızasıyladır. Kabih (çirkin) olan¬lara ise rızası yoktur.

Kafirler ve bazı günahkar mü`minler için kabir azabı haktır. Çünkü bazılarını affede¬bilir. Münker ve nekirin ölümden sonra suali de bir çok ayet ve hadisle sabittir.

Kalkış, vezn (amellerin tartılması), kitap (amel defterinin verilmesi), sual (dünya amel¬lerinden), havz (Rasulüllah`ın havz-ı kevseri), sırat (köprüsü) haktır.

Cennet ve cehennem haktır. Şu anda mev¬cutturlar. Ne kendileri, ne onlara girenler yok olmayacaklar da...

Büyük günah mü`min kulu imandan çıkar¬maz. Onu küfre sokmaz. Küçük veya büyük günahlardan şirk dışında dilediğini affeder. Ama, küçük günah işleyene bile azap etmesi caizdir. Ancak, haramı helal saymak küfürdür.

Resullere ve öbür seçkinlere verilecek şefaat (yetkisi) de sabittir. Bu da büyük günah işleyenler için  bile olur,  nakillerden bu

anlaşılıyor.

Mü`min olup büyük günah işleyenler ise cehennemde ebedi kalmaz. İman da Allah (c.c.)`tan Resulü`nün getirdiği her şeyi tasdik ve tabii aynı zaman¬da ikrardan ibarettir. Ameller kendi içinde çoğalıp azaldığı halde iman artmaz, eksilmez. Ama, güçlenip zayıflar.( Ama eş"ari gibi bazı müctehitlere göre de imanda  artma ve eksilmenin meydana gelmesi mümkündür. Amel, imandan bir cüz değildir. Ama, amelsiz iman zayıflar. Salih amel imana kemâl verir. İman¬la islam birdir. Kendisinde tasdik ve ikrar bulunan kimsenin (Ben hakiki mü`minim) demesi yerinde olur.

 Saîd (hakkı bulan) bazen sapıp inkara düşebilir. Şakî (sapıp inkara düşen) de said, olabilir (hakkı bulabilir), Peygamber göndermesinde Allah (c.c.)`ın hikmeti vardır. Nitekim de Allah (c.c.) beşeriyete müjdeleyici ve uyarıcı olarak beşer peygamberler göndermiş, onları aynı zaman¬da alışılmış olayları yıkan mucizelerle de desteklemiştir. Onların hepsi de sadık, Allah (c.c.)tan aldıklarını bildiren, insanlara açık¬layan, onlara öğüt veren zevattır. Peygamberlerin ilki Adem (a.s.), sonun¬cusu ise Muhammed (s.a.v) dir. Peygamberlerin sayısına inanmak, zaruret değildir. Peygamberlerin hepsi de haktır. Onların efdalı da Hz. Muhammed    (s.a.v.) dir. Meleklere gelince; onlar Allah (c.c.)`ın emirlerini tam yerine getiren kullarıdır. Onlar, erkeklik-dişilik gibi şeylerle tanımlanamaz.

Cinlerin de varlığı naklen sabit, aklen  caizdir. İnsanlar gibi mükelleftirler. Bir kısmı mü`min, diğer bir kısmı da kâfirdir. Cinlerin bir takımları, insanları azdırıp saptırırlar ki bunlara (şeytan) namı verilir. İşte Hz. Adem`e  secde etmekten kibirle yüz çeviren iblis de bu  takım cinlerdendir.

Peygamberlerine indirip, onlara emir,  yasak, vaad ve vaîdlerini bildirdiği kitapları vardır.

Mi`râç yani Resulullah`ın bizzat ve uyanık olarak semalara yükseldiği, Allah (c.c.)`ın dilediği en yüce makama çıktığı haktır.

Velilerin kerameti de haktır. Kerametler veli için gerçekleşen harikalardır. Bütün bunlar, peygamberin kendi ümmetinden birisi için tecelli eden (o peygambere ait) mucizedir.

Peygamberlerden sonra en efdal insan, Hz. Ebubekir (r.a)`dir. Sonra Hz. Ömer (r.a.), sonra Hz. Osman (r.a.), sonra Hz. Ali (r.a.)`dir.Halife oluş sıraları da bu tertibe göredir.Hilafet ise 30 yıl sürmüştür. Sonrası meliklik ve emirlik haline dönmüştür.

Müslümanların, ferdin yürütemeyeceği ve koruyamayacağı işleri yürütmek ve hakları korumak için bir idareci seçmeleri elzem ve zaruridir. Yönetici zahir olmalıdır. Gizli, saklanmış veya beklenen (muntazar) değil. Ama, yönetici ehliyetli, dirayetli ve idareyi başara¬cak kabiliyette olmalıdır. Salih veya günahkar her mü`minin ardında namaz kılınır ve her salih (iyi) ve facir (kötü)nün cenaze namazı kılınır. Sahabe-i kiramı da ancak hayırla anarız. Tenkit ve takbih edemeyiz. Cennetle müjdele¬nen aşer-i mübeşşere (on kişi)nin Resullulah`ın müjdesi esas olduğundan, cen¬nette olduğuna şehadet ederiz.

Hiçbir velî de, nebi derecesine varamaz. Hiçbir kul kendisinden emir ve yasakların sakıt olacağı dereceye varamaz (böyle bir şey yoktur).

Kitap ve sünnetteki naslar, ancak zahiri manası ile açıklanır. Bunun aksine yönelmek, batınîlerin yaptığı gibi gizli manalar çıkarmak ilhaddır (dini bozmak), küfre yaklaşmak ve nassı reddetmeye varır. Bu ise küfürdür, tabii.

Günahları helal saymak, küfürdür. Istihâne (hakir görme) küfürdür. Dinin hükmünü alaya almak küfürdür. Allah (c.c.)`tan ümidini kesmek ve mekrinden emin olmak küfürdür. Kahinin, gaipten haberini tasdik küfürdür. Ma`dûm (yok) bir şey değildir. Dirilerin ölüye duası ve onlar adına sadakası o ölüye fayda verir. Allah (c.c.) duaları kabul eder ve (ihtiyaçlara) dileklere karşılık verir.

Hazarda da, seferde de mest üzerine mesh etmenin caiz olduğunu biliriz.

Peygamberimizin (s.a.v.) kıyamet alametlerinden olarak haber verdiği, Deccal`in, Dabbetü`l-Ard`ın, Ye`cûc ve Me`cûc`un çıkması,  Hz. İsa (a.s.)nın gökten inmesi, güneşin batıdan doğması hepsi haktır.

Müctehid bazen isabetli karar verir. Yanıldığı da olur.

Nihayet; Peygamberler meleklerin resul¬lerinden efdaldir. Onlar da umumi beşerden efdal. Genel olarak bütün insanoğlu ise meleklerin avamından efdal. Tabii, inkarcı ve maddeperestler, puta ve kişilere tapanlar, hayvandan da aşağıdırlar.

Cemaatte gerçek rahmet, tefrikada ise hata ve felaket görürüz. Ehl-i Kıble`yi mü`min ve müslim tanırız. Nebî (s.a.v)"nin getirdiklerini ve sözlerini tasdik ettikleri müddetçe onları küfürle itham etmeyiz.

Yerde ve gökte Allah-u Teala`nın dini tekdir. O, İslam`dır. Bu din, ifratla tefritin ortası, Allah (c.c.)`ı aşırı vasıfla, mahluka benzetme (teşbih), sıfatlarını inkar (ta`til)ın ortası, cebr ile kaderciliğin ortası, ümitsizlikle aşırı güvenin ortası bir yoldur.

İşte dinimiz zahiren ve batinen budur. Biz, Allah (c.c.) için zikrettiğimiz vasıfların, aksini düşünenlerin görüşlerinden uzağız. Onların her türlü vasıflamalarından teberrî ederiz...  Allah (c.c.)`tan, bizi imanımızda sabit, onunla son nefesimizi vermeyi nasip etmesi¬ni, çeşitli hevesatımıza uymaktan korumasını niyaz ederiz.

Tefrikacı görüşlerden, merdûd mezhepler¬den muhafaza etmesini, dalalete sapanlardan eylememesini dileriz. Himaye ve yardım sadece Allah (c.c.)`tandır. O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır.


İMRAN KILIÇ

9.07.2014 00:00:00


Blueland Yeni Sezonu 18 Mart’ta Açıyor

Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma