ABD, İslam karşıtı bir reklama
daha sahne oluyor. Amerikan Özgürlüğü Savunma Girişimi" isimli bir sivil
toplum kuruluşu tarafından hazırlatılan ve Başkent Waşhington"da otobüslere
verilen reklam afişinde, Müslümanlara karşı provokatif ifadeler yer alıyor,
Otobüslerde yer alan reklamda "Kur"an"da terör var" yazılı başlığı büyük
puntolarla yazılmış. Ayrıca, tüm Amerikan yardımlarının 3"te 2"sinin İslam
ülkelerine gittiği belirtilerek, yardımların sonlandırılması isteniyor. Otobüsler
üzerinde taşınan reklam, bir ay boyunca caddelerde gösterilecekmiş. Reklamın
bedelinin de Amerikan Özgürlüğü Savunma Girişimi" tarafından ödendiği
söyleniyor.
Sevgili Okuyucular, görüldüğü
üzere gün geçmiyor ki dünyanın gündemine Müslümanları karalayıcı, aşağılayıcı
reklamlar, yayınlar çıkmasın. İslam dünyasının hali ise ortada. Kardeş kardeşi
öldürüyor. Mezhep kavgaları katliamlara dönüşüyor. Müslümanlar sürekli
savaşıyor. Yeni yeni İslam adına gruplar, cemaatler ortaya çıkıyor. Her
birerleri acımazsızca birbirini katlediyor. Toplu öldürmeler İslam
coğrafyasında gün geçmiyor ki yaşanmasın. Her mezhep başka mezhepten olanlarla
savaşmayı dinin emri olarak görüyor. Bir tek dine mensup olanlar arasında
çeşitli fırka, grup ve mezheplere bölünmelerin doğurduğu aşırılıkları yaşıyor
Müslümanlar. Bu ayrılıklar, insanlar arasında isyan tohumları ekiyor ve
insanların ihtirasları onları isyana, bencilliğe ve savaşa sürüklüyor, güçlü
zayıfa üstün gelinceye kadar. İnançta, sevgide ve hoşgörüde birliği sağlayamayan
Müslümanlar, böylece bölünmenin, düşmanlığın, ayrılık ve gayriliğin, kin ve
nefretin kaynağı oluyorlar. Bu durum Müslümanların geri kalmasına, onların
meskenet, zillet ve atalet içinde yaşamasına sebep oluyor. Neticede dünya
kamuoyunda sözünü ettiğimiz reklamlara, ilanlara Müslümanlar konu oluyor.
Kuran"ı Kerim ve Onun
Peygamberi Hz. Muhammed(a.s.) sevgi, barış ve hoşgörü tohumlarını yüreklerinin
ve gönüllerinin derinliklerine ve zihinlerine ekmeyenleri kuru bir inancın ve
kuru bir ibadetin içinde olgunlaşamayacaklarını haber veriyor. Ham ahlaktan
zarifliğe, sevgiye, şefkate, iyiliğe, doğruluğa hicreti değişim süreci içinde
gerçekleştiremeyenlerin kemale ermelerinin, ilerlemelerinin, çağdaş medeniyet
düzeyine çıkmalarının, erdemi yakalamalarının, Hakk"a sefer etmelerinin mümkün
olmadığını söylüyor.
Dindar olmanın, birliğe
ermenin, hak yolunda, insanlık yolunda yürümenin, birliğe ve yetkinliğe ermenin
temel ölçülerinin bunlar olduğunu tüm Müslümanların bilmesi ve yaşaması
dileğiyle.