İnsanlık İçinde Kalmanın Gereği

Sevgili Okuyucular, ülkemizde sürekli olarak mezhep kışkırtıcılığı yapılmakta, insanlarımız mezhepsel olarak kategorize edilmekte, halkımız Sünni, Sünni değildir, Alevi, alevi değildir, dindardır dindar değildir, inançlıdır inançlı değildir gibi ayırımcı ifadelere maruz bırakılmaktadır. Bu ayırımcı ifadeleri sürekli olarak gündemde tutanların amaçları birliğimizi, dirliğimizi dağıtarak insanlarımızı birbirine düşman yaparak ülke bütünlüğünü bozmaktır. Ama onlar bu emellerine asla erişemeyeceklerdir. Çünkü ülkemizde pek çok kültürün, mezhebin çeşitliliği yanında beyinsel, düşünsel, duygusal birliği de tarih boyunca yaşana gelmiştir. İnsanlarımız mezhep ayırımı yapmadan asırlardır birbiriyle ilişki içinde, birbiriyle dayanışma ve uyum içinde yaşamışlar ve varlıklarını sürdüre gelmişlerdir.

Bu coğrafyada insani çeşitlilik insani birliğin hazinesi, insani birlik de insani çeşitliliğin hazinesi olmuştur. Bu vatan toprağında yaşayan insanlar, Sünni"siyle, Alevlisiyle, Müslümaniyle, gayri müslümiyle hangi dine, hangi ideolojiye mensup olursa olsun her bir mezhep ve inanç mensubu diğeriyle bir arada olmayı insanlık içinde kalmanın bir gereği olarak algılamıştır. Öyle ki toplumun özgürlüğü bütün bireylerin özgürlüğü ile örülmüştür. Zaten insan hakları ve toplum hakları, kişisel statülere bağlı haklar, sosyal ve ekonomik statülere bağlı haklar, adalet hakkı gibi evrensel değerler toplum olmanın, millet olmanın temel koşullarıdır. Bu değerlerin evrenselleşmesi hem ülke medeniyetinin hem de dünya medeniyetinin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Kaldı ki Allah katında insanın yaşama hakkı, inanç hakkı, düşme hakkı en temel hak olarak görülmüştür. O nedenle İslâm"da kişi kendi içinde bütün insanlığı taşır ve hayatına iliştirilen değer onun ne sosyal statüsüne, ne şahsi mevkiine ne de hareketlerinin yeterliğine bağlı değil; bu Allah tarafından kendisine verilmiş olan satılamaz bir hak olup korunma altındadır. Ayrıca insan hakları meselelerinde bütün bireyler Tanrı önünde tam bir eşitliğe sahiptir. Hz. Peygamber; "Siz hepiniz bir tarağın dişleri gibi birbirinize denksiniz" der. Bu temel eşitlik herkese eşit kanuni ve ahlaki sorumluluklar yükler. Her bir birey kendi davranışları ve toplumla ilgili olan ilişkilerinde Allah"a ve insanlara karşı sorumludur. 


M. KEMAL ATİK

29.05.2014 00:00:00


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi