Zarar benim idealimi zedeler,
seni yok eder. Acı beni sarsar, seni köreltir. Vurdumduymazlık beni üzer, seni
bitirir.
Tanımama isteği peşindesin
kendini, hatta ısrarında.
Sana kandığımı suskunluğum
ifade etmiyor, hele senin karşında aciz olduğumu da.
Çaresiz de değilim.
Tavrım, duruşum iradenin
cüziliğini kavraman, acizliğini tanıman içindir.
Allah, insanla, yarattığı
kulla inatlaşmaz. Kulunun küçük olan iradesini elinden almaz, bilakis
çabalamasını, çırpınmasını ister, kurtuluşa ermesi için.
Kurtuluş adımı kendini
tanımayla başlar. Öz geçmişini, yorumlama çeşidi olan otobiyografini,
yorumlatma şekli biyografini okudun mu? Okunması için zihin kalemine aldın mı,
kalemlere aldırdın mı?
Odaklandın mı eşya ötesi
yapısına?
"Yemek yemek vücudu, kitap
okumak ruhu dinç tutar." demişti öğrencim.
"Bilmediklerimi ayağımın
altına koysanız başım göğe değer." demişti ilmin kapısı Hz. Ali.
Sana da "Neyin peşinde
olduğunu biliyor musun?" diyesim geliyor.
Ey bağım, yoldaşım, izdaşım!
Küçük küçük ifadelerim,
sözlerim kurtuluşu yakalaman, sahili selamete çıkman, önündeki kırk veya elli
yıllık süreyi bilinçle tamamlaman içindir.
İşine, inancına, idealine,
dersine odaklanmandır arzum.
Senin de neslin olacak, sen de
sorumluluk alacaksın, benim gibi nemli yaşamanı istemem.
Görünüşte acizsem aciz olanı
istemem. İsterim, isterim umum baki güzellikleri sende.
Yokuşu sürünerek, tırmanarak
veya uçarak çıkmanı arzularım. Yoksa yokuşun eteğinde, bu yükselti de çıkılmaz,
esneyişinde olmanı, böyle yaşamanı, hele o etekten aşağılarda başarıların var
olduğu zannına kapılmanı asla, asla istemem. Senin ruhun da kabullenmez.
Hedefimi hedefin tanıman
gülüşüyle