Umutla Yaşamak İstiyorum (Kutlu Doğum Haftası)
İyilik ve güzellik adına
yapılan her şeyin bir şekilde faydasının olduğuna inanır, takdir ederim, yeter
ki yapılan işin içerisinde art niyet olmasın! Ancak, rahmetli Necip Fazıl"ın
"Marka Müslümanlığı" deyimini ve "Güneşi ceketimizin astarı içinde kaybetmiş"
olduğumuz halde uzaklarda arama benzetmesini de önemserim. Hakikati aramak bir
tarafa, cahil (!) rolü yaparak sorumluluktan kurtulduğunu zannedip ahmaklık
derekesine düşenlerden olmaktan da korkarım! Her şeyin ayan beyan ortada
bulunduğu ve her şeye erişme imkânının bu kadar rahat olduğu bir zamanda,
gerçeklerden uzak kalmayı çıkarlarına daha uygun görenlerden olmaktan ve
ikiyüzlülerden Allah"a sığınırım!
Âlemlere rahmet olan Peygamber
Efendimizi, yılda bir kere, bir kısım etkinlikler (!) icra ederek
hatırlayabilmiş olmaktan, onun hayatını yaşama azminde olamayışımızdan,
başkalarını onun yerine koyma gibi destursuz davranışlardan duyduğum
mahcubiyetimi ona arz etmek isterim.
Bizzat Allah
Teâlâ"nın:"Andolsun ki, Resûlullah, sizin için, Allah`a ve ahiret gününe
kavuşmayı umanlar ve Allah`ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." (Ahzab
33/21 Meal: Diyanet Vakfı) buyurduğu ayet-i kerimeden habersiz olmak yakışık
almadığı gibi bilip de haberi yok gibi davranmak Müslüman hiçbir kişiye
yakışmayacaktır, yakıştıranlara sözüm yok demeyeceğim, çünkü yakışmaz,
yakışmadığı için de hep kaybedenler sınıfında olduğumuzun hiç değilse
bilinmesini isterim.
Senede bir de olsa onu
hatırlamanın, onun adına güzel işler yapmanın mutlak iyi olduğunu kabul
ederken, sadece kısıtlı zamanları ona ayırmanın şık olmadığını, bu davranışın
bir yenilgiyi içinde barındırdığını artık herkes görsün isterim.
Evinden, annesinden,
babasından kaçan, sonra da bu kaçışın kendisine pahalıya mal olacağını anlayıp
yuvasına dönen çocuk misali, bilerek veya bilmeyerek terk edilen, uzaklaşılan
peygamber sığınağına dönülecek günü hasretle bekleyenlerden sayılmak isterim.
Her ne zaman kendisine varılsa asla reddetmeyeceği umuduna sıkıca yapışmak
istiyorum.
En sıcak bir zamanda,
serinleten, ferahlatan, naif ve latif bir esinti misali tenimizi saran, onun,
kendisinden sonra gelenler için söylediği; "Kardeşlerim!" sözüne muhatap olmak
bile dünyadaki her şeyden daha kıymetli olduğunu unutmayıp bu iltifatın hakkını
verenlerden olmayı temenni ederim.
Hayat elbette ki onunla
yaşamak suretiyle bir anlam kazanacaktır. Onsuz yaşanan hayata hayat gözüyle
bakanlar kendilerini sorgulamalı, tekrar bir daha sorgulamalıdırlar.
Ey Nebi (sav) !Seni bize
gönderdiği için Allah"a hamd etmeyi görev biliyorum!
Ey Nebiyyi Zîşan! Salât ve
selam sana olsun! Sen kardeşlerini bırakmazsın, kardeşlerin olarak bize sahip
çıkacağına dair umutla yaşamak istiyorum.
M. Nedim Tepebaşı
15.04.2014 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

