Evrenselleşememek

Tüm evrendeki insanlara insanca bir yaşam hazırlamak ve sunmak, aynı zaman dilimini paylaşan Müslümanların sorumluluğundadır ve bu onların en önemli görevlerinden biridir. Başkaları bir tarafa, kendi çevresini hatta kendisini ihmal edenler, dünyaya nasıl el atacaklar, nasıl şekillendireceklerdir? Müslümanların sıkıntıları işte tam da buradadır. Gerçek görüntü böyle olmasına rağmen bu işe hâlihazırda aday da hâlâ Müslümanlardır, kendileri farkında olmasalar da!

Yakın zamana kadar, insanlık adına, evrensel boyutta geçerli ve rakipsiz bir siyaset üretemeyen Müslüman toplumların, Avrupa kapılarında dolaşmaktan yorulmuş oldukları halde hâlâ umutla bekleyişleri hayret vereci olmanın ötesinde acınacak bir durumdur! Bunlar, kendi değerlerine bağlılıkta bu kadar sebat göstermiş olsalardı ve "kendileri" olmak yani "millî " denilebilecek bir siyaset oluşturmak için emek harcasalardı, bugünkü durum mutlaka farklı olacaktı.

Yapılacak bazı işlerin olgunlaşması ve zamanın gelmesi beklenebilirse de insanların sağlığı, sosyal ve manevî yönüyle alâkalı işlerin, varsa zulmün ortadan kaldırılması konularının beklenecek zamanı olmaz, bilakis geciktirilmesi zarardır. İnsanların huzur ve mutluluğunu sağlamanın sorumluluğu, başkalarını (!) ilgilendirmese de bazılarını ilgilendirmelidir. Ne kadar gizlense ya da görmezlikten gelinse de Hıristiyan misyonerlerinin çabalarına ve etkiledikleri kişilere bakıp da kendi hesabımıza iç geçirmemek mümkün müdür!

Sorumluluğunu yerine getirme bilincinde olma yerine, kendi aralarında güç kavgasına ve yarışına girenler, evrensel boyutta neler kaybettiklerini ve neler kaybettirdiklerini hâlâ görmek istememektedirler ya da en iyimser bir ifadeyle görememektedirler. Takip ettikleri siyaset yüzünden bunların, insanlığa verdikleri zararı başka hiçbir kimse bugüne kadar Müslüman toplumlara verememiştir. Başkalarının, ne yaparlarsa sadece kendileri için yaptıklarını anlamayanlar, daha bu işin başında bile değillerdir. Görünenlere bakıldığında; başkalarını suçlamaktan ve başkaları adına iş yapmaktan ya da konuşmaktan, bir de yorulmuşluktan geriye kalan ne vardır? 

Kimsenin dikleşmesine gerek yok, Müslümanlar misyonlarını kaybedeli asırlar oldu! Misyonunu kaybeden, kimliğini de doğal olarak kaybedecektir veya kaybetmeye adaydır, nitekim birçok alanda kaybettiler de!

Müslüman kişi ya da toplumların kimliğini ve misyonunu kaybetmeleri, onların kıyametleridir aslında, kaybettikleri bu hasletlerine yeniden kavuşmaları da ahiret için dirilmek üzere yeniden dirilişleri olacaktır bu dünyada!

Müslümanların dışındaki Dünya siyaseti işte bunu yani Müslüman kimliğinin evrenselleşmesini engellemek için yapılmaktadır, anlamayanlar anlamamaya devam etsinler bakalım!


M. Nedim Tepebaşı

2.03.2014 00:00:00


Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer