Köyü-Şehirli Olmak

Sosyal açıdan bakıldığında şehrimizde günümüzün sorunlarından biri de bu olsa gerek...

Maraş`ımızın nüfusu dışarıdan göç şeklinde değil, köyden yerleşimlerle artmaktadır. Bu ise köylü ile şehirli arasında bir sosyal çatışma doğurmaktadır. Her iki taraf da bu olguyu kabul etmek yerine karşı tarafı küçük düşürücü laflar üretmektedir ki bunun kimseye yararı olmamaktadır.

Şehirli ile köylü arasında bir kültür farkı bulunmaktadır. Köylü kültürü farklıdır, şehirli kültürü farklıdır. Hatta falan köyle filan köyün kültürleri tamı tamına örtüşmediği gibi, şehirde de falan mahalle ile filan mahalle arasında kültür farkı olduğu, dahası aileler arasında bile kültürde, görgüde, anlayış ve yaşayışta farklar olduğu görülmektedir. Bunlar (istemesek de) sınıf doğurmaktadır. Toplumda katmanlar oluşturmaktadır.

Benim tanıdığım bazı köy kökenli aileler var ki onlar şehrin asilzadeleri gibidirler. Bunlar sıra dışıdır...

Ama genellikle köylü şehre yerleştiğinde kenar bir semti seçer ve orada köy kültürünü devam ettirmek ister. Birbirlerine gidip gelmeleri teklifsizdir. Mutlaka kümes hayvanları, birkaç keçi beslemek isteyeceklerdir. Evlerinin önündeki küçük bahçede domates biber salatalık maydanoz gibi fazla tüketilecek sebzelerden yetiştirmek isteyeceklerdir.

Eski Maraş`ta benzer kültür vardır ama bugün yoktur. Bu gibi ayrıntılardan dolayı şehirli ile köylü arasında bir ayrışma olacaktır.

Akşamdan sonra hangi köyün hangi kapısını çalsanız sizi misafir ederler, açlığınızı giderirler, yatacağınız bir yatak sererler.

Şehirde bu kültür yoktur. Şehirde yatıya misafir olmaz demeyelim ama seyrek olur. Çünkü evler pek müsait olmadığı gibi her keseye uygun oteller, misafirhaneler bulunmaktadır. Köy böyle değildir, köylü böyle değildir.

Peki, hangisi iyi?

Böyle bir tercih yapılmamalıdır.

Toplumdaki bu tabakalaşmanın önüne geçilebilir mi sorusuna olumlu bakamam. Bu böyle gelmiş böyle gidecektir. Ülkemizin her tarafı şehir olsa hiç köy kalmasa veya tam tersi ülkemizin her tarafı köy olsa şehir kalmasa bile sosyal sınıflar olacak, tabakalaşma, sınıflaşma sürüp gidecektir.

Bu tabakalaşmaya farklılık olarak bakıldığında çatışmaya dönüşecek,  hoşgörülü bir şekilde bakıldığında zenginlik olacaktır.

Tıpkı farklı etnik guruplarla, farklı inançtan kesimlerle bir arada yaşamak gibi...

Kürdün, Çerkezin, Arabın ve diğer etnik gurupların kültürleri Türkiye Türklerinin kültürlerine zenginlik katmaktadır.

Bunu böyle kabul etmek lâzımdır.

Aksi halde pusuda bekleyen medeni düşmanlarımıza bir koz daha vermiş oluruz.

Yorum sizin...

HACI ALİ ÖZTURAN

25.02.2014 00:00:00


Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer