İrade Gasbı
Sağlığı elverdiği ve ihtiyacı
olduğu halde, yemeği de varken, aç duran adama ne denir? Tuhaf bir soru değil
mi? Oysa bizde ne tuhaflıklar var!
Akıl gibi çok üstün bir
nimetin armağan edildiği insanın, bu nimetten haberdar olmaması ayrı bir tuhaflık,
aklı yerinde olduğu halde kendi aklını başka akılların peşine takanların
yaptıkları ise apayrı bir tuhaflık. Yukarıdaki durumda olanlarla bu durumda
olanların ne farkı var şimdi?
Aklı olmayanlara, birçokları
ilgilenmese de bazıları acıyarak bakar, çok azı da yardımcı olmaya çalışır.
Aklı başında olduğu halde aklını çalıştırmayanlara, onu kullanmasını
bilmeyenlere kim acır, kim yardımcı olur?
Akıllı, zeki, bir de becerikli
ve marifetli olup da bu nimetleri kullanmayanlara da arka çıkanlar, onların yanlarında
olanlar da vardır, hem de birbirleriyle yarışırcasına, ama niçin?
Gerçekçi olup da, insanlığa
yararlı olsun diye, kabiliyetli olan kişilerin yanında olmak isteyen çok az
sayıda kişiler bulunsa da, bu kişileri kendi başarı grafiklerini yükseltsin düşüncesiyle
yanlarında bulundurmak isteyenlerin, çaba sarf edenlerin sayısı az değildir.
Buradaki ince çizgiyi gözden kaçırmamak gerekir: biri yanında bulunur, diğeri
yanında bulundurur!
Gerçekçi olanlar yakın zamanın
insanları olmadığı için bu özelliklere sahip olup bir de bunları kullanma
becerisi olanlarla irtibatlı olacak kişileri bulmak bugünün şartlarında oldukça
zordur.
Esaret ve sömürgecilik artık
kılık değiştirmiş, kentlileşmiştir, kanıtını ise herkesin bulması elan
mümkündür. Bunu yapanların gizliden suç işliyorlar olmaları kesin olması bir
tarafa, kendi zihinsel performansını, bu tür faaliyetin içerisinde olanlara
tahsis etmiş olanların bu davranışları anlaşılır gibi değildir.
Kişinin kendi iradesini
bağımsız bir şekilde kullanması, insanın kendisini aşan saygınlık adına,
insanlık onuruna sahip çıkması demektir. Şayet bunu başaramayanlar varsa onlara
rehberlik yapabilecek olanlar, ondan bu iyiliği neden esirgerler, işte sorun buradadır!
Bu ifadelerle belirli
adresleri işaret etmek gibi bir niyetim yok, çünkü her tarafta ve her ortamda
bu olumsuzluğu görmek mümkündür, insanlık onuru, endişe verecek boyutta işgal
altındadır!
"Dinde zorlama yoktur."
(Bakara 2/256) buyuran Allah Teâlâ"ya (hâşâ) inat, insan iradesinin gasp
edilmesinin tehlikeli boyuta ulaştığını kim, ne zaman anlayacaktır?
M. Nedim Tepebaşı
3.02.2014 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

