Hangi Müslüman"a Güveneceğiz?

Asırlar ötesine giderek, en eski, din kitaplarından başlayarak filozofların eserlerini gözden geçiriniz, iyilik ve doğruluğu insanlık için, ulus için, toplum için yegâne meziyet saymayana rastlayamazsınız. Tüm dinler ve tüm filozoflar, bir ulusun, bir toplumun yükselmesini, medeni bir toplum olmasını o toplumda yaşayan insanların doğru ve dürüst olmaları ile özdeşleştirmişlerdir. Yalanın, hilenin ve güvensizliğin egemen olduğu uluslar ve topluluklar ise ya geriliğin, açlığın ve sefaletin boyunduruğu altında ezilmişler ya da yok olmaya mahkûm olmuşlardır.

Çağımızda gelişmiş ülkelerde en önde olan ve kalkınmalarının temel felsefesini oluşturan her şeyden önce güvenli yaşam ve huzurlu bir ortamın olmasıdır. Güven bunalımının yaşandığı, kötü insanların, yalancı kişilerin egemen olduğu toplumlarda insanlar tereddütler içinde çırpındığı gibi, kalkınmış ülkelerin alaylı bakışlarının hedefi haline gelmekten de kurtulamazlar.

Zaten güven duygusu zayıflamış veya güven ahlakının aşınmış olduğunu fark eden insanlar ve ülkeler birbirlerine karşı ilişkilerindeki bağları koparırlar. Çünkü böyle bir toplumda güven bunalımı meydana gelmiştir de ondan. Güven bunalımı ise kargaşayı doğurur. Kargaşa ise şiddeti, kini ve nefreti toplumda egemen kılar. Böylece insanlarda iyi olmanın, doğru dürüst yaşamanın bir anlamının olmadığı, iyi meziyetlerin bir değer ifade etmediği inancı egemen olur. Böyle bir ortamda kötü insanların, yalancı kişilerin kötü bir örnek halinde meydanlarda dolaşması, kötülüğün, yalanın ve fenalığın iyilik gibi topluma enjekte edilmesi, hilekârların yüksek mevkilere çıkabilme imkânlarını elde etmeleri, vatandaşta iyiliğin ve doğruluğun kaybolduğu hissini uyandırır ki, bu da son derece tehlikelidir.

Hal bu ki, bir ulusun bireyleri için, bir insan için, hele hele bir Müslüman için en büyük meziyet doğruluğu ve dürüstlüğü yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak görmek ve ona göre yaşamaktır. Yüce Dinimizin en önde gelen değerlerinin başında dürüst olmak, doğru ve düzgün bir hayat yaşamak esas kabul edilmiştir. Dinimiz dürüstlüğe, doğruluğa ve güven içinde yaşamaya bu derece önem vermişken acaba neden güvenen ve güvenilen bir toplum olamıyoruz? Kötü örneklerin ülkemizin her kademesinde at oynatmasının sebebi acaba nedendir? Ziya Paşanın dediği gibi:

Milyonla çalan mesned-i izzete serefraz

Birkaç kuruşu müretkibin cây-ı kürektir.

Yani: Milyonla çalan yüksek ve şerefli mevkilere baş tacı edilirken, birkaç kuruş çalan hırsız ise kürek cezasına çarptırılır.

" Mevkii izzeti serefrâz" olanların sık sık ülkemizde görülmesi acaba niçin? Galiba bizler Müslümanlığı belli kuralları ve ritüelleri yapmaktan ibaret sayıyoruz. Ayrıca şöyle bir akide de zaman zaman içimizde yer ediyor: " Ben bugün şu yalanı söylerim, bu kötülüğü yaparım, çalar - çırparım, kul hakkı, yetim hakkı yerim ama yarın veya başka bir gün iki sevap işlerim, kendimi affettiririm. Ya da ileride Hacca gider, Umreye gider günahtan temizlenir gelirim."

 İnsanı iyilikten ziyade kötülüğe ve güven hırsızlığına teşvik eden bu gibi çirkin günahlar bizi, hem birey olarak hem de toplum olarak insanlığa yakışmayan bir yaşam sergileyen konuma getirebilir. Böyle bir yaşam ise, insanı hiç kuşkusuz şeytani iğvalarla/azdırmalarla çevrede riyakârlık tablosu çizen insanlar konumuna sokar ve zamanla insanda ikilik / riyakârlık hürriyetine sahip olma duygusunu geliştirir ki, bu durumu Kur"an-ı Kerim şiddetle men ediyor. Yetim mallarını yiyenleri, yoksulun sırtından geçinenleri, dini yalanlayanlar zümresine dâhil ediyor. Bu güven hırsızlarını, halkın malını yiyenleri, namaz da kılsalar, kıldıkları namazın değeri olmadığını vurguluyor. Bunların İbadetlerini gösteriş için yaptıklarını, yalan, dolan, hile ile geçen bir ömürde, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olduklarını söylüyor.(Maun Suresi)
Sonuç: Gerçek Müslüman, her zaman ve her yerde en süstün dürüstlüğe ve en yüksek ahlaki meziyete sahip olan insandır.


M. KEMAL ATİK

8.01.2014 00:00:00


Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer

Ampute Futbol Türkiye Kupası Finali Kahramanmaraş’ta!

Göreve atanmasının 113. gününde, 113 partiliyle birlikte Ankara’ya ziyaret

Kahramanmaraş’ın talepleri tek tek Ankara gündeminde

TYB Kahramanmaraş Şubesi tarafından “Batılılaşma İhaneti’ni Yeniden Okumak” Programı Düzenledi

Kahramanmaraş’ın ilk elektrikli otobüslerinin sevkiyatı başladı

İş İnsanı Mesut Şahinkanat’a Anlamlı Plaket

Büyükşehir, Melek’in En Büyük Hayalini Gerçekleştirdi

Milli Savunma Bakanlığı, Onikişubat Belediyesi’nin dünyanın en büyük Türk Bayrağı’nı uzaydan görüntüledi

Onikişubat Belediyesi’nin Kahramanlık Türküleriyle Cumhuriyet Konseri’ne yoğun ilgi

Cumhuriyet Yürüyüşü’nde Kahramanmaraş Tek Yürek Oldu

Gül’den 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı