Nisâ Suresi
78: Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp
ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa «Bu Allah`tan»
derler; başlarına bir kötülük gelince de «Bu senden» derler. «Hepsi
Allah`tandır» de. Bu adamlara ne oluyor ki bir türlü laf anlamıyorlar!
85: Kim iyi bir işe aracılık ederse onun da o
işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı
olur. Allah her şeyin karşılığını vericidir.
150: Allah"ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve
(inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip «Bir
kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız» diyenler ve bunlar (iman ile
küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;?
151: İşte gerçekten kâfirler bunlardır. Ve biz
kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
Nisâ Suresi (Devamı)
Ayet No:
155: Sözlerinden dönmeleri, Allah`ın âyetlerini
inkâr etmeleri, haksız yere peygamberleri öldürmeleri ve «Kalplerimiz
kılıflanmıştır» demeleri sebebiyle (onları lânetledik, türlü belâlar verdik.
Onların kalpleri kılıflı değildir;) tam aksine küfürleri sebebiyle Allah o
kalpler üzerine mühür vurmuştur; pek azı müstesna artık iman etmezler.
156: Bir de inkâr etmelerinden ve Meryem`in
üzerine büyük bir iftira atmalarından;
157: Ve «Allah elçisi Meryem oğlu İsa`yı öldürdük»
demeleri yüzünden (onları lânetledik). Halbuki onu ne öldürdüler, ne de
astılar; fakat (öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında
ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta
zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu
öldürmediler.
158: Bilâkis Allah onu (İsa`yı) kendi nezdine
kaldırmıştır. Allah izzet ve hikmet sahibidir.
159: Ehl-i kitaptan her biri, ölümünden önce ona
muhakkak iman edecektir. Kıyamet gününde de o, onlara şahit olacaktır.
Mâide Suresi
Ayet no:
65: Eğer ehl-i kitap iman edip (kötülüklerden)
sakınsalardı, herhalde (geçmiş) kötülüklerini örter ve onları nimeti bol
cennetlere sokardık.
72: Andolsun ki «Allah, kesinlikle Meryem oğlu
Mesîh`tir» diyenler kâfir olmuşlardır. Halbuki Mesîh «Ey İsrailoğulları! Rabbim
ve Rabbiniz olan Allah`a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah`a ortak koşarsa
muhakkak Allah ona cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için
yardımcılar yoktur» demişti.
73: Andolsun «Allah, üçün üçüncüsüdür» diyenler
de kâfir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah`dan başka hiçbir tanrı yoktur. Eğer
diye geldiklerinden vazgeçmezlerse, içlerinden kâfir olanlara acı bir azap
isabet edecektir.
96: Hem size hem de yolculara fayda olmak üzere
(faydalanmanız için) deniz avı yapmak ve onu yemek size helâl kılındı. İhramlı
olduğunuz müddetçe kara avı size haram kılındı. Huzuruna toplanacağınız
Allah`tan korkun.
106: Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip çatınca
vasiyet esnasında içinizden iki adalet sahibi kişi aranızda şahitlik etsin.
Yahut seferde iken başınıza ölüm musibeti gelmişse sizden olmayan, başka iki
kişi (şahit olsun). Eğer şüpheye düşerseniz o iki şahidi namazdan sonra
alıkorsunuz; «Bu vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba
(menfaatine) de olsa; Allah (için yaptığımız) şahitliği gizlemiyeceğiz, (aksini
yaparsak) bu takdirde biz elbette günahkârlardan oluruz» diye Allah üzerine
yemin ederler.
110: Allah o zaman şöyle diyecek: «Ey Meryem oğlu
İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh
(Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında
da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve
İncil`i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da
ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle
anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata)
çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim;
kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr
edenler, «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» demişlerdi.
114: Meryem oğlu İsa şöyle dedi: Ey Rabbimiz! Bize
gökten bir sofra indir ki, bizim için, geçmiş ve geleceklerimiz için bayram ve
senden bir âyet (mucize) olsun. Bizi rızıklandır; zaten sen, rızık verenlerin
en hayırlısısın.
En"am Suresi
75: Böylece biz, kesin iman edenlerden olması
için İbrahim`e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.
105: Böylece biz âyetleri geniş geniş açıklıyoruz
ki, «Sen ders almışsın» desinler de biz de anlayan toplum için Kur`an`ı iyice
açıklayalım.
126: Bu (din), Rabbinin dosdoğru yoludur. Biz,
öğüt alacak bir kavim için âyetleri ayrıntılı olarak açıkladık
A"râf Suresi
Ayet no:
25: «Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve
oradan (diriltilip) çıkarılacaksınız» dedi.
54: Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı
günde yaratan, sonra Arş`a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan
gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda
yaratan Allah`tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O`na mahsustur.
Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!
172: Kıyamet gününde, biz bundan habersizdik
demeyesiniz diye Rabbin Âdem oğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini
çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil
miyim? (Onlar da), Evet (buna) şâhit olduk, dediler.
175: Onlara (yahudilere), kendisine âyetlerimizden
verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine
uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.
185: Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah`ın
yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O
halde Kur`an`dan sonra hangi söze inanacaklar?
Enfal Suresi
73: Kâfir olanlar da birbirlerinin
yardımcılarıdır. Eğer siz onu (Allah`ın emirlerini) yerine getirmezseniz
yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.
Tevbe Suresi
17: Allah`a ortak koşanlar, kendi kâfirliklerine
bizzat kendileri şahitlik ederken, Allah`ın mescitlerini imar etmeye layık
değildirler. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedî
kalacaklardır
18: Allah`ın mescitlerini ancak Allah`a ve ahiret
gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah`tan başkasından
korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar
bunlardır.
40: Eğer siz ona (Resûlullah`a) yardım etmezseniz
(bu önemli değil); ona Allah yardım etmiştir: Hani, kâfirler onu, iki kişiden
biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke`den) çıkarmışlardı; hani onlar
mağaradaydı; o, arkadaşına. Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir, diyordu.
Bunun üzerine Allah ona (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, onu sizin
görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı.
Allah`ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir.
47: Eğer içinizde (onlar da savaşa) çıksalardı,
size bozgunculuktan başka bir katkıları olmazdı ve mutlaka fitne çıkarmak
isteyerek aranızda koşarlardı. İçinizde, onlara iyice kulak verecekler de
vardır. Allah zalimleri gayet iyi bilir.