Müzelerle Eğitim Yaygınlaştırılmalı
Mehmet Kaplan"ın Türk
Edebiyatı adlı metni üzerinde sesli düşünme, yorumlama çalışması yapıyorduk
sınıfta. Yaklaşık seksen öğrenci vardı. Gençlere tarihȋ şuuru verebilmek için şehirleri, kütüphaneleri ve
müzeleri gezdirmeyi salık veriyordu. Karşımdakiler üniversite öğrenimi için
Kahramanmaraş"talar, birçok öğrenci de zaten bu şehirden.
"Kaçınız Kahramanmaraş
müzesini gezdi?" dediğimde çok az sayıda parmak kalktı.
"Kaç kişi müzenin önünden
dolmuşa biniyor?" sözüme rahat otuzdan fazla el sallandı.
"Müzenin yerini bilmeyenler?"
cümleme yine az sayıda havalandı el.
"Kahramanmaraş müzesine en son
ne zaman gittiniz?" soruma aldığım cevaplar da düşündürücüydü.
"İlköğretimde sınıf
öğretmenimizle gitmiştik. Büyük bir iskelet vardı hatırladığım."
"Üniversite kaydına
geldiğimizde annemle ağabeyim ben kayıtla uğraşırken gitmişler müzeye.
Hititlerden eşyalar varmış, bir de arkadaşın dediği iskelet dikkatlerini
çekmiş."
"Bahçesine eski eserleri
atmışlardı. Tarih heba oluyor."
"Ne zaman gittin?" dediğimde
"Oluyor altı, yedi yıl." dedi öğrenci.
"Bir de şimdi git." sözü
gayriihtiyarî çıktı ağzımdan.
Dersin akışını bozmadan, var
olan müzelerimizden niçin mahrumuz, sorusunu yönelttim kendime. Balıklar gibi
biz de mi kültürel denizimizin farkında değiliz? Yoksa cazip kılamadığımızdan
mı kaynaklanıyor?
Müzeler, Kahramanmaraş Müzesi
sadece tarihin sergi salonu olmaktan çıkarılmalı. Tarihȋ kültürle, yaşanan kültürün birlikte sergilendiği,
sesli ve görüntülü, sohbetli eğitim birimleri haline getirilmelidirler. Yoksa
bir manzara, bir tablo, bir olay izler gibi yaklaşımlar belleklerde, hele genç
belleklerde derin izler bırakmıyor artık. İnternet, çok bilgiye ve görüntüye
ulaşma hafızaları allak bullak ediyor. Bir de heyecanın, şuurun olmadığı genç
nesil para kazanma hırsına boğulursa, bu nesilden olan yeni nesil milli
tarihten, milli kültürden daha da kopar.
Kahramanmaraş"ta genç
beyinlere eğitim sunan müzeler kurulmalıdır artık. Bu yerlerden biri
Kahramanmaraş Kalesi olabilir. Şair ve yazarlar müzesi, tarhana müzesi, biber
müzesi, bakır işlemeciliği müzesi, dondurma dövme müzesi, ahşap oymacılığı
müzesi, On İki Şubat tarih müzesi,
köşkerlik müzesi vb. düzenlemeler yapılırsa kale hem görkemli hem de
korunaklı olur. Bunların figürler ve ses etkilemeleriyle, yazılarla süslenmesi
daha itibarlı olur. Teknoloji kullanılarak, önüne gelinen figürün konuşması,
kısa bir görsel sunması daha cazip kılar müzeyi.
Asıl olansa canlı rehberdir.
Her bir müzeyi tanıtan rehberin şablon anlatımla değil, kültür donanımlı olması
esas olmalı. Çünkü her şey insanda bitiyor.
ŞABAN SÖZBİLİCİ
20.12.2013 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

