Sahtecilik
Kişinin yaşantısı, bilgisi ve
kültürünün bir bakıma aynasıdır. Gönülde ve kafada ne varsa dışa yansıyan odur.
Yaşantısı çarpık olanların:"Sen kalbe bak kalbe!" söylemleri maksadını aşan bir
şekilde kullanılsa da aslında doğrudur, çünkü kalpte ne varsa dışa yansıyan
zaten odur. Bu durumda olanlar, kendisini tezkiye ettiğini düşünüp
göründüklerinden farklı olduklarını söylemeye çalışsalar da dilleri doğruyu
söylemektedir!
Bu durum bir de tersinden
değerlendirildiğinde yani dilden dökülenler ve davranışlar, görünüşte olumlu
olduğu halde kalplerin ve kafaların fesat yuvası halinde olması durumu vardır
ki; işte o zaman da dıştaki sahtelik içe yansımış olmaktadır. Bunu kişinin
kendisi bildiği halde dışarıdaki kişi ya da kişilerin bunu görememesi gerçeği
değiştirmeyecektir.
Birinde farklı gibi görünse de
her iki şekilde de durum aynıdır yani içerden dışarıya veya dışarıdan içeriye
bir yansıma söz konusudur. İçerinin dışarıya yansıması başkaları tarafından da
anlaşılır bir durum olmakla beraber dışarıdan içeriye yansımaları kişinin
kendisi dışındakilerin anlaması zordur. Zaten davranışların ve yansımaların en
tehlikelisi de budur. Dünyanın her tarafındaki huzursuzlukların, bunalımların
temelinde bu bağlamda bir sahteliğin uzantısı vardır.
İslam, sahteliği kabul etmez,
şiddetle eleştirir ve kınar. Öyle görülüyor ki Müslümanlar, en çetin sınavı bu
durumdan vermektedirler. Peki, iyilik ve doğruluk sadece Müslümanlardan mı
beklenmelidir? Elbette ki; hayır! Ancak diğer kişilerle birlikte Müslümanlardan
da iyilik ve doğruluk beklenirken onlardan bir de kesinlikle beklenmeyen bir
şey vardır ki; o da sahteliktir.
Kişinin kendisini Allah"tan
sonra en iyi bilen yine kendisidir. Değişen şartlar karşısında dik durup
kişiliğini koruması beklenenlerin, kendilerine ait olmayan yaşam şekline ayak
uydurmaları kıyamet alametinden başka ne olabilir? Kıyamet sadece dünyanın sonunun
gelmesi olarak düşünülüyorsa, yaşanılan olumsuzlukların kıyamet sayılmaması
doğrudur. Ancak kıyamet birden meydana gelecek bir yok oluş değildir. Ölümün
canlıya yavaş yavaş yaklaştığı gibi kıyamet de sessizce vaktine yaklaşmaktadır.
Her sahtelik bir kıyamet sebebidir. "Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca
gelip giden melekler vardır, onu, Allah`ın emriyle koruyup gözetirler. Şüphe
yok ki bir topluluk, ahlâkını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez
"
(Rad 13/11 Meal DİB) ayetinden de anlaşılacağı gibi kişi kendisi değişmeden
başına bir fenalığın gelmesine Allah izin vermeyecektir. Allah"ın melekleriyle
koruduğu insan, sahteliklere sığınmayı uyanıklık olarak kabul ettiklerinde,
aynı ayetin devamındaki: "Gerçek şu ki,
insanlar kendi iç dünyalarını değiştirmeden Allah onların durumunu değiştirmez
ve Allah insanlara (kendi kötülüklerinin bir sonucu olarak) bir felaket
tattıracağı zaman hiçbir şey bunun önünde duramaz: çünkü onların, kendilerini
O`na karşı koruyabilecek kimseleri yoktur." (meal: Muhammed Esed) İlahî beyan
gereğince felaketin seçimini de kendisi yapmış demektir.
Sahtecilikten medet umanlar,
ondan nemalananlar, kendi seçimlerini yapmışlardır yapmasına da dürüst kalmaya
çalışanlar, işlerinin orada bitmediğini ne zaman anlayacaklardır?
Kıyametten sonra dönüş yoktur
ki!
M. Nedim Tepebaşı
18.12.2013 00:00:00
-
1
Blueland Yeni Sezonu 18 Mart’ta Açıyor
-
2
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
3
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
4
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
5
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
6
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
7
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
8
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
9
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
10
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
11
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
12
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

