Kendisini yargılayamayanlar başkalarını yargılarlar

En riskli işlerden birisi olmasına rağmen, hiçbir yetkisi ve sorumluluğu olamadığı halde birçok kişi başkalarını yargılamaktan çekinmez. Kaldı ki günümüzde, Allah"a ait yetki ve tasarrufa karışacak kadar işi ileri götürenlerin haddi hesabı yoktur. Eğer Allah"a inanılıyorsa; Allah"ın çizdiği hududa, bir ülkenin vatandaşı olarak yaşanılıyorsa ki başka türlüsü yok, yasaların hududuna uymak zorunluluğunu görmezlikten gelmek keyfilikten başka bir şey olamaz.

 Kendi nefsini kontrol altında tutma bakımından, öncelikle ve sadece kendisini yargılaması gerekirken, kişiye, başkalarını sorgulamak ve yargılamak kolay gelir. Bu cahil cesaretidir. Kendini bilen, illa da Allah"ı bilen bu tür davranışı ahmaklık sayar ve uzak durur!

Kendi yaptıklarını sorgulayan kişi, varsa kendi yanlışlıklarını yargılamaktan başkalarını yargılamaya fırsat bulamaz ve gerek de görmez, başkalarını yargılayan kişi ise çoğu zaman ya da tamamen kendisini ihmal eder.

Kişi her şeyden önce yaptığı yanlışlıklardan dolayı Allah"ın şaşmaz adaleti karşısında sorgulanacağını bilmelidir. Başkalarını sorgulamaya kalkışanlar, bunu anlayamadıklarından, bu sorumsuzluğa kalkışmakta değiller midir? O zaman bu davranış sahiplerinin durumuna ne denilmelidir?

Kendisini bırakıp başkalarını sorgulamak ve yargılamak bir bakıma acizliğin ve elde edemediği bir yetkiye özentinin dışa vurmasıdır. Belki de gizli bir hastalık alametidir.

Yalnızca adaletin, hak ve hukukun yaşaması bakımından sorumluluk alanlar, yargılanması gerekenleri yargılama sorumluluk ve yetkisine sahiptirler. Bu yetkinin dışında kalanların bu işi yapmaları suçtur, kanaatimce yargılanmayı gerektirir. 

İşin esasına bakılacak olursa yaptıkları ve yapmadıkları bakımından kişi başkasını değil kendisini sorgulamalı ve yargılamalıdır. Yasaklanmış olanları yapmaktan, yapma sorumluluğu bulunanları da yapmamaktan dolayı her insan, vatandaşı olduğu ülke yasaları çerçevesinde hakkında işlem yapılmasından kurtulsa bile inanıyoruz ki Yüce Allah"ın takdir buyurduğu şekilde sorgulanacaktır.

Başkalarının dokunulmaz haklarına söz söylemeye, yorum yapmaya yetkisi olmadığını ve bu şekildeki davranmakla hak ve hukuka saygısızlık ettiğini bile anlamayanlar bunu anlayabilirler mi?

 


M. Nedim Tepebaşı

26.11.2013 00:00:00


BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı