Hac dünyanın gördüğü en
kapsamlı ve görülmeğe değer dini ve sosyal bir ibadet, en büyük bir
toplantıdır. Milyonlarca insan, olabilecek en geniş çeşitlilikteki ahlak
sistemleri dil, kültür, gelenek ve birbirinden etkilenen görüş noktalarını
temsil ederek sayısız köy kasaba ve şehirlerden mübarek topraklara gelirler.
Tarihin onlara verdiği farklılıklardan arınarak, Allah`a kulluk için verdikleri
sözü tekrarlamaya Haccın İslam ve Müslümanların tarihinde başrolü oynadığına hiç
şüphe yoktu. Hac, çok büyük çeşitlilikte milyonlar üzerinde öğretici,
saflaştırıcı, irtibat ve iletişim sağlayan, uzlaştırıcı bir vazife gördü.
Hacılar, yolculuklarına
giderken coşkulu bir şekilde uğurlanır ve dönüşlerinde de bu defa Müslümanların
ismin başına taktığı Hacı (erkek, veya Hace (kadın) unvanıyla belirtilen,
akranlarının arasında, hususi bir liyakat ve hürmetle çağırılırlar.
Hac yapmayanlar için -ve
bunlar daima çoğunluktadır- fırsat, bir bayram ola-rak kutlanır. Buna
Iyd`el-Adha (Kurban Bayramı) adı verilir. Dört gür sürer ve Bayram namazı
(Salate`le-Iyd) ile başlar. Namazdan sonra bir hayvan kurban edilerek etinin
bir kısmı fakirlere dağıtılır. Ailelere ziyafetlerle ve ziyaretlerle,
hediyeleşerek ve iyi dileklerde bulunarak kutlamalar yaparlar. Haccedenler gibi
zihinlerinde Hz. İsmail, annesi Hz. Hacer ve onları henüz çölde ıssız,
terkedilmiş bir yer olan Mekke`ye yerleştiren, büyük peygamber Hz. İbrahim`in
başlarından geçenler vardır. Hz. Haceri bebeğine su aramak için Safa ve Merve
tepeleri arasındaki bazen yürüyerek, bazen koşarak gidip gelmesi hacıların sa`y
yapmasıyla temsil edilir. Dönüşünde, bebeğin ayakları altında fışkıran zemzem
suyunun kaynağını bulur.
Hz. İsmail buyuduğunda, Hz.
İbrahim (a.s.)i oğlunu kurban etmesini emreden buyruğunu aldı. Razı olarak emri
yerine getirmek üzereyken Allah onu, oğlunun yerine "fidye olarak büyük
bir kurbanlık" vererek durdurdu. Bu hadisi Mina`da gerçekleşti. Hz.
İbrahim ve oğlu İsmail Allah`a hamdederek Kabe`yi inşa ettiler ve onu yalnızca
Allah`a ibadet edilen bir yer "Beytullah" (Allah`ın evi) olarak
vakfettiler.
İsmail büyüdü, cürhüm
kabilesinden bir kadınla evlendi ve nesilleri çoğaldı. Daha sonda Mekkeliler
puta tapma sapıklığına düştüler; fakat atalarının geleneği ve İbrahim için Hac,
Kur`an ilk Müslüman ve mükemmel Hanif adlandırdığı Hz. İbrahim`in Tevhid
inancını tasdik etmektedir.