Veda Haccı ve Veda Hutbesi

"Haccetü`l-belâğ" da denen vedâ haccı, Hz. Peygamberin Medine`ye hicretinin 10. yılında (632) yapmış olduğu ilk ve son haccıdır. Hz. Peygamber, yüz bini aşan sahabiye bu hac sırasında yaptığı konuşma ile vedâ etmiş, İslâm`ın temel ibâdetlerinden biri olan hac ibâdetinin yapılış şeklini öğretmiştir. Hac sırasında Rasûlüllah (a.s.)`ın ashabına yaptığı tarihi konuşmasına vedâ hutbesi denir. Temel hak ve hürriyetler açısından, çok önemli olan bu hutbe, hadis kitaplarında bölümler halinde nakledilmiştir (Buhârî, Hac, 133; Müslim, Hac, 19; Ebû Dâvûd, Menâsik, 23; Tirmizî, zekat, 34, Buyû, 39, Vesâyâ, 5; İbn Mâce, Vesâyâ, 6; Nesâî, Hac, 16; Ahmed ibn Hanbel, V/267). İslâm tarihi kaynakları, hadis kaynaklarından toplanmış şekilde hutbenin bütününü aktarırlar (İbn Hişâm, es-Sîretü`n-Nebeviyye, IV/250-253).

Hz. Peygamber, İslâm`ın özeti olarak sunduğu vedâ hutbesiyle; câhiliye devrine ait bütün kötü adet ve gelenekleri yıkmıştır. Temel hak ve vazifelerle ilgili hükümleri bildirmiştir. Bütün insanların Âdem`in çocukları olduğunu ifade ile, evrensel insan kardeşliğini ortaya koymuştur. Irk, renk ve sınıf üstünlüğünü reddederek, tüm insanlığa rehber olacak örnek bir eşitlik anlayışını tarihe kaydetmiştir. Zinânın ve aile hayatına zarar verecek her şeyin yasaklandığını haber vermiştir. Aile hayatında erkek ve kadının birbirlerine karşı hak ve vazifelerinin bulunduğunu, kadınlara iyilik ve şefkatle muamele edilmesi gerektiğini açıklamıştır. Ekonomik ve sosyal hayatı felce uğratan fâizin haram kılındığını, her türlü kan davasının kaldırıldığını ilân etmiştir. Vasiyet, borç ve kefâlet, takvim düzeni hakkındaki hükümlerle birlikte; nesebin öz babadan başkasına nispet edilmesinin kötülüğünü ifade etmiştir. Herkesin can, mal ve haysiyetinin her türlü tecâvüzden korunduğunu, her türlü haksızlığın yasaklandığını ve cezaların şahsî olduğunu belirtmiştir. Kısaca, önemli dinî kuralları, temel hak ve görevleri, duygusal, etkili ve veciz bir şekilde orada bulunan insanlara öğütleyerek, kendilerine emanet olarak bıraktığı Kur`ân ve sünnete sarıldıkları müddetçe sapıklığa düşmeyeceklerini müjdelemiştir. En sonunda orada hazır bulunanların, dinlediklerini başkalarına aktarmalarını taleb etmiştir. (A.G.) Kaynak: Dini Kavramlar Sözlüğü


İMRAN KILIÇ

29.09.2013 00:00:00


Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer

Ampute Futbol Türkiye Kupası Finali Kahramanmaraş’ta!