Yalan Çamuru

Nizar Rabbani, Ben Beyrut kitabında, Lübnan"ın pasif şehir olmasının hastalığını üç nedene bağlıyor: Bencillik, ilgisizlik, korkaklık.

Günümüz toplumuna, ülkesine, devletine, şehrine, köyüne baktığımızda bu hastalığı taşıyanların sayısı bir hayli fazla. Bu hastalığı taşımayanlar yok mu? Onlar da var hem de küçümsenmeyecek oranda.

Bana göre de hastalık bir araya gelememektedir. Bir lider, bir öncü, bir hareketlendirici hep bekledik ve bekliyoruz. Mısır"da Adeviye ve Nahda"daki sessiz çığlık bir ramazanı hem de oruçlu meydanlarda geçirdi, iftarını ve sahurunu meydanlarda yaptı. Vakit namazlarını meydanlarda kılarken teravihi aynı yerde sessiz kalabalıklarla duaya çevirmeleri umut kapılarını kapatmadıklarını gösterdi bizlere. Direndi sessiz kalabalık. Şer kuvvetler sessizlikten rahatsızlık duydular, şer kuvvetler eylemdeki eylemsizlikten rahatsızlık duydular ve üç bin beş yüz cana kıydılar. Bunların içinde Zekeriyalar, Yahyalar, Yunuslar, İsalar, Harunlar vardı. Her birine acımadılar, haklı davaları onların batıl davalarına galebe geleceği için.

Lübnan"da, Suriye"de ve Arakan"da inanca kilit vurmak isteyenlerin işkenceleri, sürgünleri, baskıları, zulümleri bitmiyor, halkların da acıları.

Biz biliyoruz ki acılar duaya dönüşür. Biz biliyoruz ki acılara cevap verecek var. Biz biliyoruz ki zulmü, adaletsizliği, haksızlığı durduracak var.

İnancımız gereği diyoruz ki büyük cezalar büyük mahkemede, küçük cezalar da küçük mahkemede verilir. Eğer bu dünyadan onlar cezasız giderlerse mahkemeikübra adaletine sevk edilmişlerdir. Cezaları sadece ertelenmiştir.

Dünya Müslümanlarının acı, ıstıraplı hallerinden ders çıkartmamız gerekiyor.

Bizler ülkemizde Ergenekon belasından daha kurtulamadık. Darbe yönetimlerinin izlerini silemedik, hevesleri bitti mi o da sorgulanması gerekir. O yönetimin bizde alışkanlık haline getirdiği yanlışlıkları önce ülkemizden, şehrimizden, insanlarımızdan ve gönlümüzden silmeliyiz ki gerçek kimliğimizle örtüşelim. Çünkü onlar kimliğimizle yaşamamızı istemediler. Kendilerinin belirlediği bir kimlikle ve hatta sürekli değiştirdikleri kimlikle yaşamamızı istediler.

Geçenlerde bir dostumuzla oturuyorduk. Türkiye"deki geçmiş olaylar ve hareketler üzerine konuşurken o günlerin eylemde hızlı, şimdilerin esnaflıkla hızlısı arkadaş, her ay bir kimlik değiştiriyordum, polis noktalarına gelirken yeni anne ve babamın adlarını ezberlemeye çalışır, yeni şehrimi ve soyadımı yanlışa düşmemek için tekrarlardım. Sayısını hatırlamadığımca kimlik kullandım, demişti.

Bilgi pazarının çürüğü, kiri, yalanı, yanlışı, başarısızı; doğrusu, güzeli, başarılısı bir aradadır.

Bizler yalanıyla bir toplumu avucuna alan ve muhalifine attığı çamurla toplumu oyalayan Sisilerden uzak durmalıyız ve durmanın gayreti içinde olmalıyız.


ŞABAN SÖZBİLİCİ

24.09.2013 00:00:00


Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer