Karşılaştırma, yüzleştirme,
karşılık verme; aralarındaki farkı ortaya çıkartmak için me-tinleri mukayese
etme; ramazanda karilerin ve hafızların cemaat huzurunda Kur`an okumaları.
Edebiyat terimi olarak
mukabele; aralarında tezat ve telabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurma
diye tanımlamıştır.
Mukabele" Kur`an-ı Kerim
tarihi ile ilgili bir terimdir. Cibril(a.s)`ın her sene ramazan ayında gelip
Hz. Peygamber (s.a.v) ile karşılıklı müzakere etmelerini, birbirlerine
okumalarını ifade eder.
Kur`an`ın Allah tarafından
indirildiği şekilde muhafazası, ayet ve surelerin tertibinin doğru olarak
tespiti ve bunun kontrolü için Cebrail(a.s) her sene ramazan ayında bir
rivayete göre Ramazan ayının her gecesinde, Hz. Peygamber(s.a.v) Kur`an
ayetlerini Cebrail`e okurdu. Buna "arz" denir. Aynı ayetleri
karşılaştırmak için, bir de Cibril (a.s) okurdu ki buna da "mukabele"
denir.
Kur`an Hz. Peygambere nasıl
nazil olmuşsa Hz. Peygamberde vahiy kâtiplerine bu şekilde yazdırır, hafızlarda
buna göre ezberlerlerdi. Kur`an böyle itina ile ezberlenir ve yazılırken;
Cibril (a.s) her yılın ramazanında Rusül-i Ekrem`e gelir, nazil olan ayetler
tekrar arz edilmek suretiyle tekrar edilirdi. Hz. Peygamber ömrünün son yılında
Kur`an-ı Cibril`e iki defa arz etti.
Cibril`de Kur`an-ı böylece iki
kere mukabele etti. Kur`an`ın Ramazanda nazil olması (el-bakara2/185) ve bu
ayda okunmasının daha mükâfatlı olacağı müjdesi, bu ayda camii ve evlerde
"mukabele" okunmasına vesile olmuştur.
"Mukabele"
Müslümanlar arasında köklü bir gelenek halinde günümüze kadar gelmiş ve bu
günde bütün canlılığı ile sürdürülmektedir. Osmanlılar zamanında da özellikle
ikindi namazından sonra mukabele okunurdu.
"Mukabele", Kur`an`ın
yazılması ve hafızlar tarafından ezberlenmesi dışında her sene tekrarlanan
üçüncü ve önemli bir "Koruma garantisi" niteliği taşımaktadır. Bu,
Kur`an-ı biz indirdik, onun koruyucusu da elbette biziz. ( el-hicri, 9)
ayetinin aşrı saadette gerçekleşmiş ve bugün de devam etmekte olan bir
mucizesinden başka bir şey değildir