Allah"ın Kullarına Merhameti Sonsuzdur (3)

MERHAMET (Rahmet):

Merhamet ve rahmet kelimeleri; acımak, esirgemek, korumak, affetmek, bağışlamak, nimet vermek, ikamet etmek ve kadının rahminden şikayet etmesi anlamlarına gelen "r-h-m" kökünden türemiştir. İsim olarak; hayır, iyilik, ihsan, nimet ve kalp inceliği demektir. Kur`ân`da daha çok rahmet kelimesi kullanılmış (114 âyet); merhamet kelimesi ise birer âyette geçmiştir (Beled, 90/17). Cennet, Kur`ân`da "rahmetü`llah" olarak nitelenmiştir. (Âl-i İmrân, 3/107). Aynı kökten türeyen "erhamu`r-rahimîn", "rahmân", "rahîm" ve "zü`r-râhmeti" kelimeleri, Allah`ın sıfatı olarak kullanılmıştır. (İ.K.)

HADİS-İ ŞERİFLER:

•Muaz İbn-ü Cebel (r.a)"dan: Resulullah (s.a.v.) buyurdu. "Allah"ın kulları üzerindeki hakkı emirleri ve yasaklarına göre yaşayarak O"na ibadet etmeleri ve birde hiçbir varlığı O"na eş koşmamalarıdır. Bu durumda kulların Allah üzerindeki hakkı ise onların günahlarını bağışlamak ve onlara azab etmemektir." (Müsned, Sünen-i İbnü Mâce Hn.4296)

•Hz.Enes İbnü Malik (r.a.) rivayet ediyor: Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Kalbinden doğrulayarak Allah"dan başka tapınılacak hiçbir ilâh olmadığına, yalnız O"nun var olduğunu ve Muhammed"in de O"nun peygamberi olduğuna şehadet eden her bir insanı Allah cehenneme yasaklamıştır. O, cehenneme girmeyecektir. (Buhari)

•İbnü Ömer (r.a) rivayet ediyor. Resulullah (s.a.v) buyurdu: "Allah"ın kullarına merhameti ananın çocuğuna merhametinden daha çoktur. Allah, kullarından ancak ileri derecede azgın olan, kendisine isyan etmekte alabildiğine direten ve de "Lâ İlâhe İllallah" demekten kaçınan kullarını azablandıracaktır." (Sünenü İbnü Mâce Hn.4297)

•Muaz b.Cebel (r.a) anlatıyor. Allah mü"minlere bana kavuşmayı sevdiniz mi? Diye soracak. Onlarda evet (sevdik) Ey Rabbimiz diyecekler. –Bana kavuşmayı niçin sevdiniz? –(Ya Rab) Affını, bağışlamanı ümid ettik (de mutlu olacağımıza inandık.) –Siz ki bağışlamamı ümid ettiniz, artık size bağışlamam gerekli oldu." Buyuracak.(M.Mesabih)

•Zamzam el-Yamami anlatıyor. Ebu Hureyre (r.a) bana şöyle öğüt verdi: -Ya Yemâmi! Sakın ha hiçbir (Mü"min) adama (‘Allah seni bağışlamaz. Allah seni ebediyen cennete koymaz.") gibi sözler söyleme dedi ve şöyle devam etti. Ben Hz. Peygamber (s.a.v)"i şöylece buyururken işittim. –Canım kudret ve tasarrufu altında olan Allah"a yemin ederim ki ("Allah seni bağışlamayacak, seni ebediyen cennete koymayacaktır." (Diyerek Allah"tan ümid kestiren) kul, dünyası ve ahiretini helâk eden bir söz söylemiştir.") (M.İ.Kesir)

•Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah (yaptığı) amele karşılık kişiye vaat ettiği sevabı mutlaka verir (yaptığı) amele karşılık ceza vereceğini bildirdiği kişiye ise (mutlaka cezalandırmayı) dilerse cezalandırır, dilerse cezalandırmaz." (İbnü Kesir)

•Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah"ı kullarına sevdiriniz ki Allah"ta sizi sevsin." (El Camiussağir)

•Ebu Hureyre (r.a) den: Allah"ın resulü (s.a.v.) Allah"ın bildirdiğini bildirecek şöyle buyurdu: Kul tekraren günah işleyip mağfiret kılınmasını da istedi de –Allah"ım ben işledim. Günahımı bağışla (şeklinde) yakardı. Af edici olan ve affetmeyi seven Allah (c.c.) şöyle buyurdu: Kulum (günah işledi fakat) kendisini bağışlayacak Rabbi olduğunu bildi de affıma yapıştı. (Ey Meleklerim) sizi şahit tutuyorum. Ben kulumu affettim (o kulluğunu bildikçe bende ona rahmet ve mağfiretimle muamele edeceğim." (Muhtasaru İbnu-Kesir)

•Hz. Enes (r.a) den: Hz. Peygamber (s.a.v) bizimle beraber otururlarken: "Şanı büyük olan kuvvet ve yücelik sahibi Allah"ın huzurunda ümmetimden dizleri üzerine çökmüş iki mü"minin durumu beni güldürdü buyurdu ve gülümseyerek, Rabbi ile kulları arasındaki diyalogu açıkladı da: Kendisinin (sevinç gülüşüne sebep olan bu olayı anlattıktan sonra) şu öğüdü verdi: -Allahın emirlerine ve yasaklarına aykırılıktan sakının. Aranızdaki ihtilafları (giderin ve uzlaşın) uzlaştırın. Zira Allah"da kıyamet gününde mü"minlerin arasını bulacaktır.(Muhtasaru İbnü Kesir)

•Hz. Enes (r.a) den: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: Bu dünyada kalbinde Allah"a karşı ümit ve korku birleşen her bir kula Allah (ahrette) ümit ettiğini mutlaka verir ve onu korktuğundan mutlaka emin kılar. (Muhtasaru İbnu-Kesir)

•Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur: Ümmetimden günahlarını açığa vuranların dışındakiler bağışlanır. (Onların günahlarının bağışlanmasını engelleyen) deliliklerinden biri (de şudur) Kişi gece bir günah iş yapar. Allah"ta (yalnız kendisinin bildiği) bu günahı örter. Ne var ki günahkâr kul ertesi sabah kalkar (da sohbet ettiği bir dostuna) -Ey filanca dün akşam şöyle şöyle yaparak öyle bir gece geçirdim ki görmeliydin) der. Böylece Rabbi günahını örtmüş olarak gecesini geçirmiş iken sabahleyin Allah"ın günahı üzerindeki örtüsünü kaldırılarak açığa vurulur (da kendisine adalet uygulanıp ceza görmesine sebep olur.) (Tecrid-i Sarih Terc.12/157)

•Ubey b.Ka"b (r.a) anlatıyor. Allah"ın Resulüne (s.a.v) sordum. -Nasûh üzere tevbe (nedir ya Rasulullah?) Şu cevabı verdi. -Senden zuhûr eder etmez günahına pişmanlık (duyar) ve günahından ötürü Allah"tan bağışlanmanı diler ve o günahı bir daha asla yapmazsın. (İbn Kesir)

•Hz. Mekhûl (r.a) rivayet ediyor: "Kendi öz nefsini kastederek küçük-büyük her türlü günahı işlediğini itiraf edip pişmanlık duyan ihtiyar bir adama hitaben Resulullah (s.a.v) Allah (dilerse) yaptığın bunca günahları ve isyanları da affedip hatta günahlarını da sevaplara dönüştürür." buyurdu. Müjdeyi alan ve ümidi artan adam tekbir ve tehlil getirerek ve de sevinerek Hz. Peygamberin huzurundan ayrıldı." (Mecmuz Zevait İbni Kesir)

•İbnü Abbas (r.a.) rivayet ediyor: "Ensardan bir adam vardı. Müslüman oldu. Sonrada İslam dininden çıktı. Put perestlere iltihak etti. Bir süre sonrada pişmanlık duyup kavmi ile peygamberimize haber saldırıp, benim için tevbe varmıdır. Diye sordurdu. Bu olay üzerine Al-i İmran Suresi 86-89. ayetler indi. -Hz. Peygamber (s.a.v.) o zata kendisi için tevbenin var olduğunu bildiren haberi gönderdi. Oda (haberi olunca) müslüman oldu. (sünen-i nesai 7/107)

•Cabir İbnü Abdullah (r.a) rivayet ediyor: Rasulullah (s.a.v) kendi huzuruna gelip günahlarından pişmanlık duyarak sızlanan bir mü"mine "Allahtan mağfiret dilemesini söyledi. Adamcağızın tekraren Allah"tan af dilemesi üzerine (arınmış olarak) kalk bakalım günahların şüphesiz bağışlanmıştır. buyurdu. (Nevevi el-Ezkar)

•Allah"ın Resulu (s.a.v.)"e Abdullah İbnü Cud"an isimli adamın birçok iyilikler yaptığını, yaptığı bu iyi amellerin (ahireti için) ona bir fayda sağlayıp sağlamayacağından soruldu. Hz. Peygamber (s.a.v) hayır (fayda sağlamayacaktır.) Çünkü o (yaşadığı) zaman süresince bir gün olsun "Allah"ım kıyamet gününde benim günahlarımı bağışla" diyerek (Allah"a) yalvarmadı buyurdu. (M.İ.Kesir)

•Allah rahmeti yüz parça halinde yarattı. Doksan dokuzunu yanında tuttu. Yeryüzüne sadece bir parçasını indirdi. İşte bu bir parça rahmet iledir ki bütün varlıklar birbirine acımaktadır. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endişesiyle ayağını bu sayede kaldırır." (Buhari, "Edeb",19; "Rikak",19) 


İMRAN KILIÇ

27.06.2013 00:00:00


Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu

Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı

Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması

BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”

Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı

"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında

KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi

Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı

Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”

Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

AKOM’dan Yağmur ve Kar Uyarısı

Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi