Terörde gelinen nokta

PKK terörü yaklaşık otuz yıldır Türkiye`de can almakta, huzursuzluk çıkarmaktadır. Şunca vatan evladı canından olmuş, anneler babalar ağlamıştır. Bilindiği kadarıyla tezgâh şu şekildedir: Türkiye`nin tırnağının uzamasını istemeyen devletler PKK`yı desteklemekte, kendi ülkelerinde yuvalanmalarına izin vermekte, onları ülkemize karşı "koz" olarak kullanmaktadırlar. Bütün bunlara rağmen rahmetli Özal`dan bu yana ekonomik gelişmemize engel olamamışlardır. PKK terörü olmasaydı ekonomik olarak ülkemizin çok daha yukarılarda olacağı, "süper devlet" olarak dünya konjuktüründe yerimizi alacağımız ise bizim de dostlarımızın da düşmanlarımızın da malûmudur. Bizim kalkınmamızı istemeyen, bizi kendilerine rakip gören egemen güçler PKK terör örgütünü Türkiye`ye karşı başarılı bir şekilde kullanmışlardır.

Bu arada PKK saflarında olup da üzerimize gelen çocuklar, gençler ölmüş, onların da anaları ağlamıştır. Hamaset olmasın ama bizim dedelerimiz Kürt kardeşlerimizle cephede omuz omuza savaşmıştı, biz de camide omuz omuza saf tutuyoruz. Hepimizin Kürt kökenli çok sevgili ahbaplarımız olduğu malûm. Bizim nefretimiz Kürtlere değil, PKK terör örgütünedir. Kürt kökenli kardeşlerimize kin beslersek PKK`nın ekmeğine tereyağı ve bal sürmüş oluruz. Çok şükür Türk Milleti bu tuzağa düşmedi. Bu tuzağa düşmeyişimizde sağduyulu siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın rolü unutulmamalıdır.

Şimdi gelinen noktada devlet (veya hükümet) İmralı`da Abdullah Öcalan ile terörün bitirilmesi için müzakerelerde bulunmaktadır. Bu müzakereler 10 yıl önce veya 20 yıl önce başlatılsaydı belki tepki alırdı ama bugün böyle bir tepki gösterilmemektedir. Gerek şehit yakınlarından, gerek muhalefetten gerekse halktan tepki gösterilmediği gibi büyük bir özveri ile destek gelmiştir.

Doğaldır ki Türkiye olarak PKK`dan çok çektik. Öte yandan Öcalan da İmralı`da belli bir yaşın üstüne çıkmış, muhtemelen olgunlaşmıştır. Basına yansıyan ifadelerden onun da terörün son bulması için istekli ve kararlı olduğu anlaşılmaktadır. Sadece iki adet sorun vardır: Birincisi oyuncağı elinden alınacak ve saltanatları kaybolacak olan Murat Karayılan gibi eşkıyalar, ikincisi ise PKK gibi bir terör örgütüne sırtlarını dayayarak siyaset yapan, siyasi ajandalarında Kürt Hakları`ndan başka madde bulunmayan BDP`lilerdir. Medyada bu iki kesimin barışa parazit olduklarını açıkça görmekteyiz. BDP`liler Abdullah Öcalan`ın koşullarının iyileştirilmesi bahanesiyle olaya kılçık atmaktadırlar. Oysa ki devlet yetkilileri bizzat Öcalan ile görüşmektedirler. Öcalan gibi biri, avukatlığını BDP`lilere verecek kadar konuşmaktan aciz değildir, kendi hak ve hukukunu savunmayı herkes kadar o da bilir.

Türkiye`de pek çok kurum ve insanlar bu konuda bedel ödemeye hazırken BDP`liler de seslerini kesmeli ve bundan sonra yeniden seçilebilmek için projeler üretmelidirler. Muhtemelen 2013 yılı içerisinde PKK silah bıraktığında BDP`nin arka bahçesinde bağbozumu yaşanmış olacaktır.

Yorum sizin.


HACI ALİ ÖZTURAN

13.01.2013 00:00:00


Ülkü Ocakları'ndan Anlamlı Destek

Başkan Gül'den YENAD'a Ziyaret

Başkan Çetinkaya’dan Gazetecilere Anlamlı Buluşma

KMTSO Başkanı Buluntu’dan 2025 yılı değerlendirmesi

Zuhal Karakoç’un 2025 Performansı

KSÜ Rektörlüğüne Prof. Dr. Mahmut AK Atandı

Başkan Muzaffer Çil, yeniden adaylığını açıkladı

“Bir Kardeşlik Hikâyesi” Sergisi Gaziantep Panorama Müzesinde Sanatseverlerle Buluşuyor

Elbistan’da Kadına Yönelik Şiddete Karşı Esnaftan Örnek Duruş

Türkiye’nin UNESCO Tescilli Tek Masal Anlatıcısı Fatma Önkol Konuşuldu

Karatutlu: “Çevre Bakanı Murat Kurum’a Söyledim: “Deprem Uyardı, Raporlar Uyardı… Dinlemediniz.”

Kahramanmaraş’lı Minik Dâhiden Dünya Birinciliği

Afşin ve Göksun’da Miniklere Özel Tiyatro Gösterisi

Kır Ailesinin Acı Günü

Kasım’da Dermankart’lı Ailelere 23 Milyonu Aşan Destek Ödemesi Yapıldı

KSÜ Kampüs Kablosuz Ağ Altyapısı Genişletildi

Goalball’da Gümüş Zafer