Sanayi Girişindeki Heykel
Belediyemiz (sanırım Park Ve
Bahçeler Müdürlüğü) tarafından Küçük Sanayi Sitesinin girişine, üzerinde heykel
olan bir düzenleme yaptı.
Oradaki kavşağı biraz
genişletti, ovalleştirdi, bazalttan bir havuz yaptı, orta yerine de dünyanın
merkezine oturtulmuş, sportmen vücut hatlarına sahip, çeliği bükerken
gösterilmiş bir heykel yaptı.
Beğenen de var, beğenmeyen
de...
"Efendim, bu İşçi
Partisinin logosuna benzemiş..." diyenler olduğunu duyduk.
Aslında olaya estetik olarak
bakmak lâzım. Oraya yapılan bu etkinlik yerini almış mı, almamış mı? Yakışmış
mı yakışmamış mı?
Böyle bir estetik objeye
bakıldığında üç türlü yaklaşılabilir.
Birincisinde insan bakar:
Burada bazalt taşları var, demir var, (sanırım) tunç var. Bunların maddi değeri
şu kadar tutar... Bu bakış aslında bir hayvanın (bağışlayın) çiçeğe yem olarak
bakmasından farklı değildir. Sanayi ağzı konuşursak "hurdacı"
mantığıdır.
İkinci bakış, objenin
fonksiyonunu kavramaya çalışan bakıştır. Bu şekilde bakanlar şöyle düşünür:
Burası Küçük Sanayi Sitesinin
en önemli girişidir. İşçileri, ustaları, emeği, sanatı simgelemeyi düşünen
sanatçı buraya kocaman bir dünya yapmış, ortasına da sanayiyi simgeleyen, dişli
bir çeliği bükmekte olan bir insan yerleştirmiştir. Oradaki insan iki yüzlü,
iki vücutludur. Caddenin hangi tarafından bakarsanız bakın, o insanın çıplak ve
adaleli vücudunu görürsünüz. Vücudun adaleli olması sanayi esnafının kol gücü
ile çalışan insanlar olmasını temsil eder. O çeliği büküyor olması, en ince
ayrıntıları olan bir çizimi gerçekte yapabilen ustalarımızın olduğunu ifade
etmektedir.
Sanatçı dünyayı küçük
yapmamış, oldukça büyük yapmış. Dünyanın çok da küçük olmadığını, bizim Maraş
sanayisinin dünyadaki yerinin ne kadarcık olabileceğini anlatırken, sanayi
esnafımızın dünyayı keşfetmesi gerektiğini, dünyaya açılacak işler yapması
gerektiğini anlatmaya çalışmış.
Bu heykelin çevresinde
bazalttan yapılma bir havuz ve fıskiyeler bulunmaktadır. fıskiyeler hareket
ögesi olduğundan canlılığı ve dinlendirmeyi ifade etmektedir.
Ben bu şekilde kısa bir yorum
yaptım ama başkaları daha farklı yorumlar da yapabilir. Sanat yapıtlarının
üzerine (abartmış olmayayım) kitap yazılabilir.
Üçüncü bakış açısı da, objeden
estetik haz duymaktır. Bu bakış açısında insan bu döner kavşağa bakar ve ondan
estetik bir haz almayı umar. Eğer sanatçı başarılıysa yapıtından estetik bir
haz duyar. Bu yapıtın neden böyle ya da şöyle yapıldığına bakmaksızın haz
almayı düşünür. Estetik objeden insanlar haz alıyorlarsa, sanatçı başarılıdır.
Eğer objeden haz alınmıyorsa sanatçı başarıyı yakalayamamıştır.
Bu açıdan baktığımda şahsen
estetik bir haz aldığımı söyleyebilirim. Bazalt taşları çok sert olduğundan
işlenmesi zordur. Üzerinde nakış olmadığından estetikten kaybetmişe benziyor.
Küçük Sanayi Sitesinin girişindeki bu döner kavşağa ancak bu ve buna benzer
yapıtlar yapılabilirdi.
Bence sanatçı başarılı...
Daha iyisi yapılamaz mıydı?
Kuşkusuz, evet... Her sanat eserinin daha da iyisini yapabilecek sanatçılar
bulunabilir.
Şunu da yazmak gerekiyor...
Ülkemizdeki Sanayi Sitelerini tek tek gezmiş değilim ama bugüne kadar hiçbir
Sanayi Sitesinde bu kadar estetik bir objeye rastlamadım. Varsa da ben
görmedim.
Belediyemiz çıtayı
yükseltmiş...
HACI ALİ ÖZTURAN
11.11.2012 00:00:00
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

