HACERU"L ESVED: Siyah taş demektir. Kâ`be`nin doğu köşesinde
bulunan 18-
MÜLTEZEM: Kâbe`nin kuzey doğu duvarında yerden
Harem bölgesine dışarıdan gelenler, Mekke`den ayrılmadan
yapması vacip olan sadr/vedâ tavafının yedi şavtını da tamamladıktan sonra,
zemzem kuyusuna giderek zemzemden içerler, daha sonra imkân bulurlarsa Kâbe`nin
kapısına gelir ve eşiğini öperler. Sonra da mültezeme gelerek vücudunu Kâbe`ye
yapıştırır, sağ yanağını da koyar ve Kâbe`nin örtüsüne yapışıp ağlayarak dua
ederler. Ağlayamayan, ağlıyormuş gibi yapar. Geri geri giderek Kâbe`den çıkar.
(İ.P.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü
HİCR-İ İSMAİL: Kâ`be`nin kuzey-batı duvarı ile Hatim
arasındaki boşluğa denir. Buraya Hatîra ve Hicr-i Kâbe de denir. Burada namaz
kılıp dua edilir, fakat kıble olarak buraya karşı namaz kılınmaz. Hz. İbrâhim
ile oğlu İsmail (a.s.)`ın yaptığı Kâ`be binası bu kısmı da içine alıyordu. M.
605 yılında yapılan tamirde bu kısım inşaat malzemesi yetmediği için Kâ`be
dışında bırakılmıştır. Bu boşluk Hatîm adı verilen yarım daire şeklinde bir
duvar ile çevrilidir. Tavaf bu duvarın dışından yapılır. (İ.K.) DİB Dini
Kavramlar Sözlüğü
MİZAB-I KÂBE: Kâbe"nin Hatîm"e bakan duvarının üst
ortasında, altından yapılmış bir oluk bulunmaktadır. Halk arasında Altın Oluk"
diye bilinen bu oluğa, Mizab-ı Kâbe" denir.
MAKAM: Sözlükte "ayakların bastığı yer, oturulan yer,
menzil, merhale, konak" anlamlarına gelen makâm kelimesi tasavvufta, kulun
tekrar etmek suretiyle kazandığı ve kendisinde özellik haline getirdiği edebler
ve ahlâk veya kulun riyazet ve mücahede ile ulaştığı derece demektir. Haller,
Allah vergisi (vehbi) iken, makâmlar kulun çalışması ile (kesbi)dir. Hal
geçicidir, makâm ise süreklidir. Ayrıca velilerin mezarlarına veya hatıralarını
taşıyan yerlere de makâm denilmektedir. (M.C.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü
MAKAM-I İBRAHİM: İbrâhim`in makâmı demektir. Bununla maksat,
Hz. İbrâhim (a.s.)`ın Kâ`be`yi inşâ ederken iskele olarak kullandığı veya halkı
hacca da`vet ederken üzerine çıktığı taşın bulunduğu yerdir. Bu yer, Kâbe`nin
doğu tarafında, zemzem kuyusu ile Kâbe`nin kapısı arasındadır. Tavaftan sonra
kılınan namazın bu makamın arkasında kılınması sünnettir. Buradaki taşta ayak
izi vardır. Taş, cam bir fanus içine alınmıştır. (İ.K.) DİB Dini Kavramlar
Sözlüğü
ZEMZEM: Kâbe`nin doğusunda Yüce Allah`ın Hâcer ile oğlu
İsmail`e ihsan ettiği suya denir. Yeryüzündeki suların en faziletlisidir. Bu su
içilir, abdest ve gusülde kullanılabilir. Ancak istincada ve necasetlerin
temizlenmesinde kullanılması mekruhtur. Peygamberimiz (a.s.); "Zemzem
hangi maksatla içilirse, o maksat içindir." buyurmuştur (İbn Mâce, Menâsik,
78). Hacılar, bu sudan çokça içerler ve memleketlerine götürüp ziyaretçilerine
ikram ederler. Hacda özellikle veda tavafından sonra Kâbeye dönerek ayakta
bolca zemzem içmek, başa ve vücuda dökmek sünnettir. Zemzem içilirken
"Allahümme inni es`elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsiân ve şifâen min külli
dâin ve sakam" (Allah`ım senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert
için şifa niyaz ediyorum) duası okunur. (İ.K.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü
METAF: Tavaf edilen yer anlamına gelir. Mescid-i Haram içerisinde, tavaf etmek için tahsis edilen yeri ifade eder.(İ.P.) DİB Dini Kavramlar Sözlüğü