Korkmaktan veya Korkmamaktan Korkmak
Korkmak veya korkmamak, her ikisi de yerine göre iyi, yerine göre de tehlikeli olabilecek davranışlardandır. İslam inancına göre dünyalık sayılabileceklerden korkmak; gücün asıl sahibini unutmaktan, yapılan veya yapılacak yanlışlıklardan dolayı Allah?tan korkmamak da inkârdan değilse aklı zapt edememekten kaynaklanan davranış bozukluklarındadır. Hayatın akışındaki gelişmelere bakıldığında, tehlikenin sinsi bir şekilde genelde bu boyutta hızlı bir ilerleyiş gösteriyor olması korku ve endişe vermektedir!
?Sükûnet fırtınanın habercisidir? sözü ibretlik olmasına rağmen, birçok işlerdeki vurdumduymazlık gibi bu söz de dikkate alınmaz oldu artık. Hâlbuki gerek atasözleri, gerekse vecizelerin veya toplumun bildiği beylik sözlerin her birinin bir dayanağı/tecrübesi vardır. Ne var ki, hoşumuza gitmese de; doğru bilmek, doğru görmek, doğru görüp doğru yorumlamak zorunluluğu herkesi kuşatan bir sorumluluktur kuşkusuz.
Bildiğim kadarıyla hekimler en çok gizli hastalıklardan korkarlar. Bu endişe aslında insanın iç âlemi için de geçerlidir, hatta daha çok da iç âlem açısından dikkate alınmalıdır. Asla komplo teorisi üretmek niyetinde değilim, bilakis böyle yorumlamaktan korkarım! Ancak sosyologların sessizliğinden de korkmuyor değilim. Toplumu, diğerlerinden çok sosyologların tahlil etmesi gerektiğine inanıyorum. Ya iyi toplum yorumcuları yok, ya da gizli seyreden hastalıklar onları da kuşattı! Bu sessizlik ise hayra alamet görülemez.
Hemen her değişik devirlerde, korkuların gizliliğe indiği veya düşünceleri silikleştirdiği gözlemlenmiş ve yaşanmıştır. Her iki durum da hem tehlikeli hem de inanca aykırıdır. Müslüman sadece Allah?a karşı gelmekten, saygısızlık göstermekten ve hakikatlere ters düşmekten korkmalıdır. Olması gereken ne ise onun olmasına mani olacak herhangi bir yaratık güç yoktur. O halde bu çerçevenin dışında kalanlardan korkmak niye olsun ki? Peygamberimizin, dualarında korkaklıktan Allah?a sığınmış olması sürekli akılda tutulması gerekir. Korkulmaması gerekenden korkmak, korkulması gerekenden de korkmamak normal bir durum değildir!
Zulüm, korkaklıktan ve korkaklardan beslenir! Kişinin emeğinin karşılığını alamaması, kendisini güvende hissedememesi, gerektiğinde eşit, gerektiğinde adil muamele görememesi, yararlanma haklarından yararlanamaması veya ayrıcalıklı kişilerden kendisine sıra gelmemesi ve onların gerisinde kalması gibi daha birçok olumsuzlukların tamamının arka planında korkaklık ve buna bağlı durumdaki sindirilmişlik vardır. Haklı olduğu her zamanda insanların:?Ben haklıyım!?,?Benim hakkım nerede?? diyememeleri kadar, böylesi olumsuzlukları hiçbir telkine gerek kalmadan görmesi gerekenlerin görmemeleri, gördüklerinde ise aldırmamaları da korkulacak durumların başında gelir. Bir zamanların:?Geleceği varsa göreceği de vardır!? diyen insanlarını, bir kısım korkularla sindiren kişiler, topluma en büyük kötülüğü yapmışlardır, dolayısıyla kendilerine de! En büyük kötülüğü kendilerine yaptıklarını anladıkları zaman akrebin intiharı gibi bir seçeneği tercih ettiklerini kendileri de anlayacaklardır ama nafile!
Materyalist egemenliğin olduğu her yerde; derin bir korku, bu korkunun eseri olarak da korkunç bir sindirilmişlik vardır. Her fırsatta ifade ettiğim benim asıl korkum ise; Müslümanlığından asla şüphe etmediğimiz dindar (!) kişilerin, bu yöntemi, yani korku yöntemini çok sevmiş olmalarıdır, nasıl bir dindarlık ise artık bu? Korku sistemini korumaya çalışan ve her fırsatta bunu güçlendirmeye yönelik ayak oyunlarına başvuran her kim varsa bu günahın ortaklığında yerlerini almış olduklarını nasıl bilmezlikten gelmektedirler?
Gerçeklerin söylenememesinin gerisinde de mutlak korku vardır. Menfaat da korkunun bir eseri ve uzantısıdır. Bunda da çıkarları kaybetmek korkusu vardır. Hele bir de başkaları ile etrafı korkutma işi vardır ki; bu da korku ile korkutmaktır, bu da kendi korkusu ile başkalarını korkutmaktan başka bir şey değildir. Ne kadar ehven bir hareket değil mi?
Korkunun ahmakçası ile kurnazçasından ve korkusuzluğun delicesinden korkmak lazım!
İMRAN KILIÇ
18.12.2011 14:07:56
-
1
Bekir Büyükkurt Türkiye Birincisi Oldu
-
2
Restorasyonu Tamamlanan 5 Camii Daha İbadete Açıldı
-
3
Pusula Maraş’tan Gençlere Ramazan Temalı Ödüllü Fotoğraf Yarışması
-
4
BAŞKAN AKPINAR: “12 ŞUBAT RUHU, ASRIN FELAKETİNDE YENİDEN DİRİLDİ”
-
5
Kahramanmaraş Hızlı Tren Ağına Entegre Ediliyor
-
6
KMTSO Başkanı Buluntu’dan 12 Şubat Mesajı
-
7
"Kurtuluş Ruhu" 106. Yılında
-
8
KSÜ’de Deprem Şehitleri İçin Mevlid-i Şerif Programı ve Anma Töreni Düzenlendi
-
9
Kahramanmaraş’ta CHP TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
-
10
Türkoğlu’nda kar seferberliği vatandaştan tam not aldı
-
11
Görgel: “Tarihi Kapalı Çarşı’mızın Restorasyonu Tamamlanıyor”
-
12
Kırmızı Yelekliler Derneği'nden Kahramanmaraş ziyareti

