Sıcakla soğuğun
Kuzeyle güneyin
Doğuyla batının
Ova ile bayırın
Alkış ile kargışın
Dahi kavganın ve erincin kesiştiği
Maraş
Maraş Maraş da bu nasıl Maraş
Bin kez yıkılıp da
Bin kez kurulan Maraş
?Dağlarında keklik öter keven biter
Ovasında turaç öter çeltik biter?
?Maraş senin yazın var
Çekilmez poyrazın var
Seni sevene karşı
Bir kız gibi nazın var?
Diyen boşuna dememiştir
Özge bir yerdir Maraş
Özeldir
Maraş denince özgürlük
Maraş denince bağımsızlık akla gelir
Buluntular kalıntılar
Öyle derin sözler söylüyor ki bize
Yaşam bile belki burada başlamış
Belki burada düğümlenmiştir
Tarihin bize öğrettiğine
Dahi
İşitip duyduğumuza göre
Kurtuluş ışığı
İlkin burada yakılmıştır
Özgürlüğe vurulan kilit
Burada kırılmıştır
Arap?ın çıkamadığı
Acem?in inemediği
Bizans?ın aşamadığı yerdir Maraş
Yeller seller depremler
Neler nelerden sonra
Hititliler, Asurlular, Romalılar
Bizanslılarla Persler
Gelmişler geçmişler
Başkaları da
Gelmiş geçmiş gelmiş geçmiş
Ama gelip de geçmeyen
Çadırının kazığını buraya çakan
Bu toprağı vatan yapan yurt yapan
Yaşayıp yaşatan, yeşerip yeşerten, çoğalıp çoğaltan
Bir Yörük
Bir Türkmen topluluğu
Bu topluluğun çoğunluğu
Oğuzların Bozok boyundan
Günhanlıların Bayatların
Dulkadırlı soyundan
Ağaçeriden
Kızıloğuz?a, Kocacık?a
Kızılahmetli?ye, Karaahmetli?ye akraba
Gelmiş Ceyhan kıyısına kök salmış
Çadırını kurduğu yerde
Gurgum?dan Markasi?den Germanisiya?dan
Bir Kahraman yaratmış