M. KEMAL ATİK

Tarih: 10.01.2018 23:22

"Bilgi Edininiz, Bilgi Sizi Kölelikten Kurtaracaktır"

Facebook Twitter Linked-in


Sevgili Okurlar! Son günlerde üniversiteler gündeme geldi. Şöyle deniyor: "Üniversiteler bilim üretebiliyor mu? Halkın milli değerlerini eğitimde yansıtabiliyor mu? Üniversitelerimiz dünya üniversitelerinde gerekli yerini alabiliyor mu? Halkı bilim ve irfan yolunda aydınlata biliyor mu? Bilim ve teknoloji alanında ekonomiye katkı verebiliyor mu?"  Buna benzer sorularla üniversiteler eleştiriliyor. Takdir edenler var. Eksik bulanlar var.  

Herkes biliyor ki bir ülkenin kalkınması bilimle olur. Günümüzde ise bilim ve teknoloji olmadan çağı yakalamak mümkün değildir. O nedenle de Türkiye"ye her şeyden Önce bilim lazım. Teknoloji lazım. Çünkü insanı ilerlemeye mani tüm engellerden kurtaracak olan bilimdir. Çağdaş medeniyet düzeyine çıkabilmek, üreticiliğe ve verimliliğe giden yoldaki engelleri kaldırabilmek için bilim gereklidir.


 Peki, bilimin üretildiği yer neresidir?

Elbette ki Üniversitedir. Çünkü üniversite yüksek düzeyde bir bilim yuvasıdır. Yüksek değerlerin yani, okumanın, okutmanın akışı içinde en yüksek eğitimin verildiği yer üniversitedir. Aklın ve bilimin egemen olduğu yer burasıdır.       Hem öğrencilerin hem de toplumun fikren gelişmesinde, akılcı düşünce alışkanlığına erişmesine üniversite en önde görev ifa eden kurumdur. Bu kurum insanlık için, bütün bir dünyanın geleceği için bilim adamları yetiştirir.  Her türlü etkinin, biçimin, kültürün ve yanlış bilginin harmanlanabileceği yer olan insan zihnini doğruya, güzele, gerçek bilgiye, ulaştırmada üniversite etkin rol alır. Toplumun çok yönlü düşünme alışkanlığını kazanmasında başı üniversite çeker. Bilimsel liyakatin, özgürlük ve dürüstlük ilkelerinin kişiye kazandırıldığı yerdir üniversitedir.  Aynı zamanda zihinsel duruluğun, berrak fikirlerin yeşerdiği yerdir üniversite.Üniversite, aynı zamanda zihinsel duruluğun, berrak fikirlerin yeşerdiği yerdir. Orada karmaşa, taassup, katılık ve çatışma yaşanmaz, zaten böyle bir ortamda ve mekânda bilim de üremez. Çatışmacı olan kurum hele hele bir bilim yuvası ise orada üretimden ve çağdaş bilimsel verilerden söz etmek mümkün değildir. Böyle bir kurumda "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesil yetiştirilemez. Kötü tutkuların, kötü niyetin, cahilliğin, şehvet peresliğin,  maddeciliğin, kişisel ün ve aç gözlülüğün, kıskançlığın, hırsın, toplumsal bölünmelerin, örgütlenmiş dini gurupların girdabından zihinleri arındırmak için çaba sarf edemez. İşte o zaman o üniversiteye üniversite denmez.


İşte "Türkiye`ye bilim lazım, güç durumdan çıkıp Avrupa düzeyine varılması için bilim gerekli" sözlerinin içeriği bunlar olsa gerektir. Hz. Peygamber : "Bilgi edininiz, bilgi sizi kölelikten kurtaracaktır" sözünün anlamı da budur. Yani "geri kalmışlıktan, cehaletten kurtulup ileriye gidebilmeniz, dünya ve ahiret saadetine erişebilmeniz için ilim öğrenin" diyor. Diyor, ama ne eğitim kurumlarımızda çağdaş bilim üretebildik ne de Müslümanlar olarak akıl ve bilimi yaşama hakim kılabildik.



Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —