ÖMER BAYDEMİR

Tarih: 15.10.2015 17:06

Kanımız Dondu

Facebook Twitter Linked-in

Daha Diyarbakır"daki, Suruç"taki patlamaların şok etkisini üzerimizden atamadan, başkentimizdeki patlamanın etkisiyle büsbütün bilincini kaybeden insanlara döndük. Bir güç, Türkiye Cumhuriyeti Devleti"ne kafa tutup adeta istersek ülkenizi başınıza geçiririz dercesine meydan okuyor. Biz bu kadar mı acz ve zafiyet içindeyiz? Kandil"deki baronlar, onların velet-i  zinaları  neler söyleyip duruyorlar. İnsanın kahrından kanı donuyor. Setretmedikleri kutsalımız kalmadı. Her gün vatanın kara bağrına sayısız Mehmetçik"i kurban veriyoruz.  Adeta tarih tekerrür ediyor. Yemen"de, Hicaz" da, Mısır"da Kanal"da, Filistin"de, Suriye"de, Tıraplusgarp"ta gördüğümüz ihanetler gibi ihanetleri görüyor ve yaşıyoruz. Halife-i Rûy-i Zemin"in ordusunu Haçlılarla birlik olup alçakça arkadan vuranları unutmadık. Gaibi ancak Allah bilir. Belki de bu gün,  Suriye"de, Irak"ta, Yemen"de, Libya"da yaptıklarının kefareti ödeniyor. Bunda günahı olmayan yeni neslin acısını bizler gene vicdanımızda duyuyoruz. Bu tarihi gerçekten yola çıkarak diyorum ki vatanımızı parçalamak isteyen bölücü Kürtlerin de akıbeti Osmanlıya ihanet eden Araplar gibi olacaktır. Bu terör belasına sür git denemez. Nasıl olsa bu mücadele Türk Milleti"nin zaferiyle sonlanacaktır. İhanet edenlerin başına olmadık musibetler gelecektir. Türk Milleti"ne ihanet deyince, akla gelen yakın tarihimizden Filistin lideri Yaser Arafat"ın şu sözü akıllarda çağrışıyor. ""Türk Milleti:  soylu, asil, necip bir millettir. Ona ihanet edilmez. İhanet eden er geç cezasını bulur.""  diyerek tarihi bir hatırlatmada bulunmuştu. Bu milletin vatanına, bayrağına, mukaddesatına, devletine, demokrasisine, cumhuriyetine ihanet eden, silah çeken mutlaka cezasını bulacaktır.

     Olana, bitene bakıp içimiz kararıyor. Ancak Türk tarihine şöyle bir baktığımızda, bu milletin nice badireler atlattığına tanık oluyoruz. Bu handikaptan da er geç çıkacağımız moralini kazanıyoruz. Ahmet Hikmet Müftüoğlu"nun şu sözü bunun en belirgin kanıtı. ‘" Sen şarkın kınına girmeyen kılıcısın; döğüle, döğüle tavlanır, vurula,  vurula kırılırsın. Yine her parçandan bir kıvılcım, her kıvılcımından bir şimşek çıkar. İlahi bir kuvvetin, ebedi bir feyzin var, ey Türk."" Milletimiz, yönetimdeki gafleti, liyakatsizliği, ufuksuzluğu, devleti  tanımamazlığı, ön sezi eksikliğini  bir çok dönemde yaşadı. Söz gelimi Tanzimat Dönemi"nde yaşananları vatan şairimiz Namık Kemal Hürriyet Kasidesi"nde  şöylece terennüm etmiş; ‘" Kılab-ı zulme kaldı gezdiğin nazende sahralar, /Uyan ey  yareli şir-i  jeyan  bu hab-ı gafletten."" Bugünkü Türkçemizle : Ey  kükreyen yaralı aslan, senin gezdiğin  güzel sahralar,zulmün köpeklerine kaldı.  Artık yeter, gaflet uykusundan uyan, diye sesleniyor. Bu gaflet uykusundan da  bu ülkeyi 33 yıl yöneten Abdülhamit Han"la uyandırıyor. Bu siyasi dehayı Rabbim milletimize nasıl bağışlamışsa hacet kapısı kapanmamıştır, bu vatan sahipsiz değildir.

     Ankara Gar Meydanı"na halisane duygularla gelenlere  Allah rahmet eylesin, yakınlarına da sabır ve dayanma gücü versin.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —