Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
HACI ALİ ÖZTURAN

HACI ALİ ÖZTURAN

Tarih: 20.07.2015 18:54

RAMAZAN, BAYRAM VE TATİL(!)

Facebook Twitter Linked-in

Üç ayların sonuncusu olan Ramazan, oruçla yükümlü olduğumuz mübarek bir aydır. Bir ay boyunca sahurdan iftara kadar (bu yıl yaklaşık on yedi saat oldu) uzun soluklu bir ibadet olan oruçları tuttuğumuz, bu arada Allah"ın, oruçlu iken bizlere yasakladıklarından uzak kaldığımız bir ibadet ayı yaşadık.

Anadolu"nun Müslüman Türk"ü namaz ibadetini belli yaştan sonra yapılacak bir ibadet gibi anlar ve öyle hareket eder ama oruç tutmayı farklı anlar. Anadolu"nun Müslüman Türk"ü oruç ibadetini hiç aksatmadan yerine getirmek ister. Çocukluğunda öğleye kadar tutar, ertesi gün de öğleye kadar tutar, büyükleri o yarım oruçları iğne iplikle dikerek bir sağlam oruç yapar. Bu şekilde küçükleri oruca hazırlar.

Sonra teravihler…

İlk teravihte camiler tıklım tıklım dolar.

İkinci, üçüncü, dördünce teravihte cemaat azalmaya başlar.

Ta ki Kadir gecesine kadar…

Allah"ın bin aydan hayırlı olduğunu Kur"an"da yazdığı Kadir gecesi camiler tıklım tıklım dolar.

Sonra bayram namazı ve bayram…

Bunlar geleneksel davranışlarımız…

Bayramda da geleneksel davranışlarımız vardır.

Bayram ziyaretleri bu davranışların en önemlilerindendir.

Bayram ziyaretleri Anadolu Müslüman Türk insanının olmazsa olmazlarındandır.

Dinimizin tavsiyeleri de bu yöndedir.

……………………………….

Ama son yıllarda, özellikle büyük şehirlerde insanlar dini bayramları "tatil" olarak anlamaktadırlar.

Bu çok yanlış bir şeydir.

Mevsim kışsa kayağa, yazsa denize gidilmektedir.

Türk insanı inanılmaz bir yanlışlığa doğru gitmektedir.

Mesela bu Ramazan Bayramı Cumaya denk geldi. Devlet Perşembeyi tatil etti. Devlet memurlarının birçoğu Çarşambadan arabalarına bindiler ve pazartesi sabahına kadar sahillere akın ettiler.

Anne babasına, dayısına amcasına, halasına teyzesine, apartman komşusuna, eşe dosta bayram ziyareti yapmadan "tatil"e çıktılar.

Halbuki bayram ziyaretleri de bayramın parçalarından biridir.

Bu doğru bir davranış değildir.

Doğrusu bayramı bayram gibi yaşamak, tatili tatil gibi yaşamaktır.

Bayramdan sonra çalıştığınız iş yerinden yıllık izninizi alırsınız, adam gibi tatile çıkarsınız.

Büyüklerinizi boynu bükük bırakmamış olursunuz.

Bayramın yeri ayrı, tatilin yeri ayrıdır.

Bunu unutmayalım, unutanlara, karıştıranlara hatırlatalım.

Yorum sizin…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —