Menü KAHRAMANMARAŞ Yorum Gazetesi
SAFA GAYRET

SAFA GAYRET

Tarih: 06.07.2015 10:51

Vatandaş konuşacak, gazeteci yazacak, devlet çalışacak

Facebook Twitter Linked-in

Biz gazetecilerin üstlendiği en büyük sorumluluk denetçilik, birçok meslektaşımın farkında olmadığını düşündüğüm bir görevimiz var, denetleme görevi. Devleti, sistemi, dernekleri, vakıfları, toplumu ve toplumu yönetenleri denetlemeliyiz. Eğer biz denetlemezsek, eksikleri, kusurları, haksızlıkları yazmazsak merkezler (Ankara) bizim gibi küçük kentlerdekileri (Kahramanmaraşlıları) her şeyden memnun zanneder. Ben yazmazsam, sen yazmazsan, biz yazmazsak devlet mekanizması bencilleşir. Kamudan çok personele fayda sağlar. Nasıl çıkarız aydınlığa?

Kafamızı kaldırıp etrafımıza baktığımızda gördüğümüz, fark ettiğimiz tüm eksiklikler ve kusurlar daha önce birileri tarafından dile getirilmediği için varlar ve varlıklarını sürdürüyorlar. Şayet gazeteler her şeyi yazacak kadar cesur değilse, ekmeğinden olma riski varsa bu gibi durumlarda vatandaş yazmalı. Öyle elden dilekçeyle değil BİMER (bimer.gov.tr) gibi yazılan dilekçeyi doğrudan Başbakanlığın veritabanına ulaştıran sistemlerle yazmak lazım. Yerel yöneticiler yerelde yaşanan tüm sorunları Ankara"ya iletmeyebiliyor. Vatandaş yazarak rahatsız olduğu konuları Ankara"ya ulaştırıp yerel yöneticilerin daha etkili çalışmasını tetiklemeli.

Vatandaş adını, fotoğrafını vermekten çekinmemeli. Allah"a şükür, vatanseverlere teşekkür bir başka ülkenin boyunduruğu altında yaşamıyoruz. Özgürüz ve bizim seçtiğimiz siyasiler tarafından yönetiliyoruz. Cesur olmamız lazım. Sızlanarak bir yere varamayız. Yazmamız gerekiyor.

‘Yavrum ben BİMER"den neyin anlamam" diyen amcalara, teyzelere biz gazeteciler ulaşmalıyız. Onları konuşturmalı ve gazeteye ve hatta gerekirse BİMER"e yazmalıyız. Biz gazeteciler tüm denetleyici mekanizmalara kıyasla en az para kazanan ama en aklı başında politikalar izleyenleriyiz. Ama hala vatanımıza mutlak huzuru getirecek çalışma mekanizması kuramadık. Yöneticilerin torpille ‘hiçbir şeyden anlamayan tanıdıklarını" üst mevkilere atamalarını engelleyemiyoruz. Yetenekleri arasında olmayan bir işi yaptığı için hatta yapamadığı için binlerce insan mağdur oluyor.

Denetleyici mekanizmanın en özgür, en bağımsız, en aklı başında birimi olarak gazetelerimizde, Onbinlerce lira maaş alarak ‘çalışan" devlet deneticilerininbile fark etmediği usulsüzlükleri gün yüzüne çıkarmalıyız. Yazmalıyız. Korkutulmuş, sindirilmiş insanlara dostça yaklaşıp konuşmaları gerektiğini, isimlerini ve fotoğraflarını vermekten çekinmemeleri gerektiğini ancak böyle hesap sorabileceklerini anlatmalıyız. Vatandaşı konuşturup, halkın sesi olup, devletimizi çalıştırmalıyız. Ancak bu şekilde tam olarak görevimizi yerine getirmiş olacağız. Yoksa nasıl çıkarız aydınlığa?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —